Unuttuklarımız...Utancımız
01 Şubat 2003 - Zeynep Oral -
İnsanlığımız her gün biraz daha çöküyor. İnsanlığımız dibe vuruyor. İnsanlığımızı satışa çıkarmışız, pazarlık edip duruyoruz... İnsanlık adına ne büyük utanç, ne büyük utanç!,
Tek kutuplu bir dünyada , Büyük Güç, İlahi Güç , Yeryüzünün Tek Egemeni, Tek İktidarı Bush yönetimi kararını çoktan verdi. Şimdi bizden ve dünyadan “onay” bekliyor, hepsi bu!
Irak’ta insanların yaşadığını unuttuk. Irak’ta her ay yedi bin çocuğun ilaçsızlıktan ve gıdasızlıktan öldüğünü unuttuk. Körfez Savaşında Irak’a 944 bin adet seyreltilmiş uranyum içeren bomba atıldığını unuttuk. Irak’ın tüm altyapısının yok edildiğini unuttuk. Okul, hastane, sanayi tesislerinin su ve kanalizasyon şebekelerinin bombalandığını unuttuk. O savaştan bu yana bir buçuk milyon insanın öldüğünü unuttuk...
11 Eylül’ün intikamı olarak düzenlenen Afganistan’a savaşın, terörizm konusunda hiç ama hiçbir şeyi çözümlemediğini, ancak Afganistan’dan Hint Okyanusuna petrol ve doğal gaz yolunu açtığını unuttuk. Usame bin Ladin ile El Kaide’nin CIA ürünleri olduğunu unuttuk. İran – Irak savaşının ABD’de tezgahlandığını unuttuk. Orta Doğuya silah satanların, silah yığanların kim olduklarını unuttuk...
Birleşmiş Milletler Silah Denetçilerinin Irak’a ilişkin raporlarında Irak’taki bilim adamlarının işbirliği “pasif” diye değerlendirilip suçlanırken, yıllardır aynı bölgede İsrail’in hiçbir Birleşmiş Milletler kararına uymadığını unuttuk. Nükleer silahlar da dahil olmak üzere tüm kütle imha silahlarına sahip olan İsrail’in Filistinlilere karşı sürdüğü imha ve katliamlarını unuttuk... (“Uygar” sayılanlar nükleer silahlanmada serbest – Irak gibi “İlkel” sayılanlar yasaklı.)
Yeryüzündeki dehşet verici uçurumun, varlıklılarla , ölüme mahkum, yoksul toplumlar arasındaki uçurumun her geçen gün büyüdüğünü unuttuk.
Saddam’a yöneltilen ilginin binde biri , bu toplumlara yöneltilseydi açlıktan ölen bu insanlar için bir şeyler yapılabilirdik. Bunu da unuttuk.
“Onay” bekleyen savaşın asıl nedeninin, ABD’nin “Amerikan Rüyasını” sürdürebilmesi için gereksinimi olan petrol rezervlerinin olduğunu unuttuk.
Batı medyasını görevini yerine getirdi. Beyinlerimizi yıkadı.
Şimdi arada sırada unuttuklarımızı hatırlatan birileri çıktı mı, aykırı bir ses olarak şaşkınlıkla karşılanıyor.
Brezilya Başkanı, ülkesinin işçi lideri Lula da Silva “ Silahlanmaya ve savaşa bu kadar para harcarken, insanlarımızın karnını doyurmak için para bulamamamız bizim yüz karamızdır” derken en yalın gerçeği dile getiriyordu. Geçen günlerde Kanal 8’de bir yandan Sedef Kabaş’ın Bağdat’a ilişkin sorularını yanıtlarken bir yandan da programa düşen açıklamaları dinliyordum. Başkan Bush "Amerikan halkını korumak” adına bu savaşa gireceklerini söylüyordu.
İster istemez İstanbul’daki 100’ler Meclisi’ne katılan Ryan Amundson’un sözlerini hatırladım. 11 Eylül’de kardeşini yitirmiş , o günden beri barış eylemcisi, 11 Eylül’ün Bush yönetimi tarafından sömürüldüğüne inanan Ryan, “Türkiye, Amerikan halkının yanında olmak istiyorsa, savaşa karşı çıkmalı” diye çırpınıyordu. “Kardeşimin öcünü almanın en iyi yolu şiddete karşı çıkmaktır” diyordu.
Bu savaş önlenebilir: Bush yönetimi yalnız bırakılarak. Onay vermeyerek. İnsanlığımızı pazara çıkarmayarak, pazarlığı ret ederek.
Bu savaş önlenmeli: Dünyayı teröre teslim etmemek için... Bugün Irak, yarın Iran, Sudi Arabistan... Belki petrolümüz yok ama su kaynaklarımız var. Yarın öbür gün o da çok iştah açıcı bir gereksinim olacak...
01 Şubat 2003
Paylaş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Zeynep Oral
Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı.
Arama Yapın
Kategoriler
EdebiyatTiyatro
Plastik Sanatlar
Kadın Olmak
Memleket Hali
Müzik
Sinema
Çevre
Tüm Kategoriler