Menü

Shakespeare' den günümüze...


23 Şubat 2003 - Zeynep Oral -

"Ne yaldızlı hükümdar anıtları, ne mermer / Ömür süremez benim güçlü şiirim kadar; / Seni pasaklı Zaman pis bir mezara gömer . / Ama satırlarımda güzelliğin ışıldar. Savaşlar tepetaklak devirir heykelleri./ Çökertir boğuşanlar yapı demez, sur demez, / Ama Mars’ın kılıcı, cengin ateş selleri / Şiirimde yaşayan anını yok edemez."

Shakespeare’in bir sonesinden birkaç satır... Türkçesi Talat Halman’dan. ("Tüm Soneler" Cem Yayınevi)
Savaşlarla yatıp kalktığımız, Mars’ın kılıcı değil de Bush’un bombalarıyla yeni bir dünya düzeni için cengin ateş selleriyle tehdit edildiğimiz şu günlerde, nereden çıktı Shakespeare sonesi demeyin. Gördünüz işte hükümdarlar, imparatorluklar yok oluyor ama şiirdi, sanattı yüzyıllar boyu dayanıyor.

Talat Halman’la konuşurken "Müjde! Tamamlandı!" diye başlayan bir heyecan fırtınası yaşadım. Hayır, tamamlanan , üzerinde yıllardır çalıştığı Shakespeare şiirlerinin çevirisi değildi. Tanrı ona uzun ömür versin, hele iki uzun şiir var ki, biri 1500, öteki 1800 dizelik... Tamamlanan tüm Shakespeare oyunlarının Türkçe’ye çevrilmesiydi. Bu işin öyküsünü yazar, çevirmen, Ali Neyzi’den öğrendim.

Her şey, Ali Neyzi’nin, tiyatro adamı Adrian Brine ile ünlü İngiliz oyuncu Michael York’un bir kitabını çevirmesiyle başlamış. “Shakespeare Oyunculuğu “ (İş Bankası Kültür Yayınları) kitabı üzerine çalışırken ustanın 35 oyunundan hangileri Türkçe’ye çevrildi diye bir araştırmaya girişmiş. Milli Kütüphane, Meclis Kütüphanesi, İstanbul Şehir Tiyatrosu, Devlet Tiyatrosu arşivleri... Upuzun bir liste çıkmış karşısına, taa 1900’lerin başından başlayan... Örneğin “Hamlet”in sekiz ayrı Türkçe çevirisi var....
Gelin de şimdi Muhsin Ertuğrul’un bu yoldaki çabalarını minnetle anmayın!

Uzatmayayım, çevrilmemiş olanları çevirmeye karar veriyor. Zaten daha önce bir Shakespeare oyununu, “Aşkın Çabası Boşuna”yı çevirmiş. Üstelik Mina Urgan’dan icazet almış. Ve kolları sıvayıp, çalışmaya koyulmuş. “Titus Andrenicus”... “Beşinci Henry” ve sonuncusu “ Kral John”.. (Bu dördü de Mitos-Boyut Yayınlarından çıktı.)

Böylece artık Türkiye’de, Shakespeare’in 35 oyununun tümüne Türkçe ulaşabilirsiniz. Bizim gibi, Batı tiyatrosuyla ilişkisi pek de uzun olmayan bir ülke için bence bu heyecan verici bir durum. Başka bir örneği var mı bilmiyorum. Bu yazıyı yazmaya koyulmadan önce kendi kitaplığımdaki Türkçe Shakespeare oyunlarını gözden geçirdim. Büyük bir bölümü Remzi Kitapevi’nden çıkmış. Sonra, Adam Yayınlardan ve Mitos-Boyut’tan... Çevirenler arasında Bülent Bozkurt, Özdemir Nutku, Berna Moran, Sabahattin Eyüboğlu var... Can Yücel’in “Türkçe yeniden söyleyişleri” var, Zeynep Avcı’nın çeviri ve uyarmaları var.

Bendekilerin en eskisi Varlık Yayınları’ndan çıkmış 1955 baskısı bir kitap. “Fiyatı 100 kuruş “ yazıyor arkasında. “Orhan Burian’in tercüme ve notlarından hazırlayan Vedat Günyol.”... Çeşitli oyunların tanıtımını yapan, bölümler içeren, benim için eşsiz değerde bir kitap.
Bu kan ve can pazarı günlerinde Shakespeare okumak , insana iyi geliyor. Tiyatroyla yakın ilişkisi olmayanların bile hayatı kavramakta, yaşamı anlamlı kılmakta ondan öğreneceği çok şey var.

Bakmayın Shakespeare trajedilerinde ortalığın kan gölüne dönüştüğüne, o oyunlardaki olaylar, günümüz hesapları, çıkar ilişkileri, adaletsizliği , yozluğu yanında çok hafif ve o insanlar , günümüzün zalimleri , hainleri, ahlaksızları, bezirganları, hırs tutkunları yanında çok masum kalır. "Dünya çığırından çıkmış. Ah kör talih! Bunu düzene sokmak için ne yazık ki ben doğmuşum." diyen Danimarkalı Prens Hamlet, bana günümüzün barış girişimcilerini anımsatıyor. Ne dersiniz...

 

23 Şubat 2003

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.