Menü

Savaştayız...


21 Şubat 2008 - Zeynep Oral -

Başlığı böyle yazınca insan tuhaf oluyor değil mi...  

Okuduğunuz binlerce başlık, binlerce haber, yazı,  dinlediğiniz onca ayrıntılı açıklama, evinizden içeri, yemek sofranızdan içeri, kulağınızdan, yüreğinizden içeri sokulan onca sözcük, onca tanımlama aynı etkiyi yapmıyor...

"Harekat" sözcüğü, "Operasyon" sözcüğü, bir ülkenin topyekün savaşa girdiğini  bence tam olarak açıklamıyor... Harekatın adı  "Barış harekatı" olsa bile... 

Televizyon ekranlarından boşalan, gerilimi arttırmak için dramatik müzik eşliğinde, arşiv fotoğrafları, uydu fotoğrafları  ya da en yeni en taze  belgeler eşliğinde, en ürkütücü silahların  güç yarışması eşliğinde, görsel efektlerle sunulan  haberler,  bana tam tersi bir etki yapıyor.  Sanki "Savaştayız"    gerçeğini  örtüyor, gizliyor etkisi yapıyor.  En azından yabancılaştırıyor... Sanki bizim dışımızda bir şeymiş... Sanki  bir kurgu film izliyormuşuz gibi...

F 16'larımız  vuruyor...Sikorsky helikopterleri havadan destekliyor... Kobralar  taaruzda... Couger helikopterlerden lojistik destek... Bombalar, bombalar, bombalar...  Hayır,   bunlar değil,  "savaştayız" gerçeğini yüzüme vuran.   Savaştayız gerçeğini yüzüme vuran,  Güneydoğu'da annelerin çektiği acılar.    İnanın onlar "44 Terörist öldü, 5 asker şehit oldu" diye bakmıyor. Onlar için her çocuğun ölümü  ayni acı. Şehit olan oğluna da, dağda vurulup  parçalanmış bedenden geriye kalanını teşhis etmeye çalıştığı oğluna da aynı ağıtı yakıyor...

Savaşı durdurmalıyız

Savaştayız... Bakmayın şimdi   gaza gelip, kim daha çok  şiddet çıtasını yükseltirse, daha "kahraman" gözükeceğine, bir an önce bu savaşı durdurmanın yollarını aramalıyız.  Biliyorum bu dönemde bu söylediğim kimselerin hoşuna gitmez...

Bu savaşı durdurmalıyız diyen herkese yanıtlar hazır: Ne yani PKK bizi tehdit mi etsin... PKK'yı bitirmenin başka yolu mu var... Yoksa sen de PKK yandaşı mısın...   Daha bunlar gibi nice tepki  kapıda bekliyor, bilmez değilim... Hele şu sıralarda zafer sarhoşluğu  içindeyken (neyin  zaferi anlayabilmiş değilim!) ; savaş kışkırtıcılığı en büyük primi yaparken,  "bu savaşı durdurmalıyız" demek, bilirim çok tehlikelidir.  İnsanı "vatan haini" bile kılar!

Ama inanın savaşmak bomba yağdırmak,  en kolay yolu. Zor olan  çözümü  savaşsız  sağlayabilmek.

Savaştan medet umanlar, bugüne dek bin kez gördük, yaşadık, kendi çocuklarını savaşa yollamayanlardır!  Kendi çocuklarının savaşa nasılsa gitmeyeceğini bilenler, bunu garantilemiş olanlardır! Başkalarının çocuklarının ölümü ise onlara  hiçbir şey demez!

"ABD onay verdi,  birlikte hareket ediyoruz"  gerekçesi, savı, durumu   beni, hiç ama hiç rahatlatmıyor! Tam aksine endişelerimi daha da arttırıyor...   Bugüne dek ABD'nin Irak'ta düştüğü durumu gördükten sonra   başka türlüsünü nasıl düşünebilirim ki!  Bu savaşı durdurmalıyız demem biraz da bundan.  ABD desteğinden... Kuzey Irak'a girmek kolay da çıkmanın zorluğundan... Oradaki kalıcılığın uzamasından... Saplanıp kalmaktan!

Savaşıyor olmak başta ekonomik sorunlar olmak üzere,  tüm sorunları geri plana  iter, doğrudur. Böyle anlarda her zamankinden daha çok "birlik beraberlik" istenir. Bu da tamam.  Bakın cumhurbaşkanı  türban yasasını hemen  onaylayıverdi... Şimdi savaşırken bir de turbanla mı uğraşacaktık yani...  Basın Özgürlüğü,  301. madde,  yargının hızlandırılması... Sırası mı  şimdi bunların... Savaşıyor olmak  hükümetin işine gelebilir... Savaşan ne de olsa onlar değil, onların çocukları değil, Silahlı kuvvetlerimiz...
Ancak hükümetin unutmuş göründüğü şey şu:  Kürtler yalnız sınır ötesinde yaşamıyor ki. Bu  ülkede yaşayan Kürtler  vatandaşlarımız, eşit  haklara sahip olmaları gereken vatandaşlar!  Sınırlarınız içerideki sorunlara  hiçbir alternatif çözüm üretmeden, sınır ötesini bombalamak  bugüne dek neyi halletti ki, bundan sonra işe yarayacak?  

Dilerim ordumuz bir an önce  kendi sınırlarımızın içine çekilir. Sorunlara çözümler savaş dışı yollarda aranır!

Cumhuriyet – 24 Şubat 2008

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.