Menü

Safranbolu’dan Sevgilerle...


14 Kasım 2008 - Zeynep Oral -

Safranbolu’ya gönlümü kaptırdığımda, 70’li yılların başıydı.  Kentlerin bir belleği olduğuna inanan ve hepimize hatırlatan Metin Sözen Hoca’nın peşine takılıp gitmiştim ilk kez! “Safranbolu’yu görmeyen insan,bu ülkede bir gözü kör gibidir” demişti! Bu söz üzerine gidip görmemek olur mu hiç! İki gözü bile az bulan ben, soluğu orada almıştım. O gün bugün fırsatı hiç kaçırmadım, her olanağı değerlendirip Safranbolu’ya gittim.

Ama bu kez başka!  Bu kez Leyla Gencer anısına düzenlenen iki günlük bir etkinliğe katılmak üzere buradayım!  Etkinliğin adı bile  nice nice çağrışımlara açık: “Hemşerimiz Türk Divası Leyla Gencer”...

Anımsatayım: Leyla Gencer’in annesi Polonya asıllıydı ama babası, Karabük- Safranbolu’ya bağlı  Yörük köyündendi. Hiç kuşkum yok ki,  Leyla Gencer dünyanın belli başlı müzik merkezlerini, çeşitli kıtalardaki yeryüzü sahnelerini fethederken, kendisine teklif edilen çeşitli ulusların  “vatandaşlık” ve  pasaport önerilerini elinin tersiyle geri çevirip “Ben Anadoluluyum, benim köklerim Anadolu’da” derken  işte  Safranbolu’dan ve Yörük köyünden güç alıyordu!   Yörük köyündeki bir sokağa  Leyla Gencer  adı verildiğinde, eşsiz Diva’nın nasıl mutlu olduğunu ben çok iyi anımsıyorum...

Karabük Valiliği ve  Ankara İtalyan Kültür Merkezi tarafından düzenlenen “Hemşerimiz Türk Divası Leyla Gencer” etkinlikleri , önceki akşam Leyla Gencer’i anma konseriyle başladı.

İtalyan piyanist Paolo Villa’nın eşliğinde,   İtalyan Soprano Paola Romanò’nun  Leyla Gencer’in  repertuarından seçtiği  eserlerden oluşan keyifli  bir program izledik. Leyla Gencer’in repertuarında 70’in üzerinde eser bulunduğunu düşünecek olursanız, seçimin pek zor olmadığını da anlarsınız!  Konser öncesinde yaptığım kısa  sunumda, yukarıda söylediklerimi vurguladım.

Mekan harikaydı. Karabük’deki Yenişehir  Kültür Merkezi  çok iyi bir akustiğe sahip, 30’lu yılların sonunda  tasarlanmış, “Aer Deco “  özelliklere sahip bir tiyatro ve konser salonu.  Kuruluşunda  Muhsin Ertuğrul’un da katkısı ve emeği varmış. Daha sonra sinema olarak kullanılmış. Uzun yıllar kullanım dışı kaldıktan sonra,  yaklaşık bir ay önce yeniden hizmete girmiş. 700 Kişilik salon doluydu ve her yaştan izleyici vardı. Özellikle gençler , öğrenciler buranın yeniden yaşama katılmasından mutluluklarını dile getiriyorlardı.

Önceki akşam, müzik şöleninden öte beni en çok etkileyen Karabük valisi Nurullah Çakır’ın açış konuşması oldu.Leyla Gencer’e sahip çıkma çabası, geleceğe yatırım yapma tutkusuyla bütünleşiyordu.  Evrensel çağdaş kültür değerlerini savunarak , yayarak , bugünün gençlerinin yaşam alanını genişletmeye, çoğaltmaya, zenginleştirmeye kararlıydı. Azimliydi!  Hayallerini gerçekleştirmek için kolları sıvıyordu! Safranbolu Kaymakamlığı, Yörük Köyü Muhtarlığı, Yörük Vakfı  ve daha gönüllü nice katılımcıyla güç birliği yapıp Yörük- Safranbolu-Karabük- İstanbul- İKSV - Milano- La Scala hattında işbirliğiyle Leyla Gencer’i anarak, onun adını kullanarak, bugünün gençlerine,  geleceğin  evrensel değerlerine nice ışıklı yollar açacaktı. O yolları açmaya kararlıydı.

Gerek onun gerek kaymakamın  sözleri bana Leyla Gencer’in sık sık yaptığı  “misyonum”    konuşmasını anımsatıyordu.  “Benim misyonum” diyordu Leyla Gencer, “Benim misyonum müzik sevgisini , içimdeki bu tutkuyu yaymak , bu yolla cemiyete faydalı olmak, evrensel, çağdaş kültür bayrağını  elden ele yarınlara taşımak...”

Safranbolu Kaymakamı Gökhan  Azcan,  dikkatimi, 3000 kadar yükseköğrenim gören öğrenciye,  ilçede hizmet veren  Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesine, Güzel Sanatlar Lisesine  ve Müzik bölümü öğrencilerine çekiyordu. Ona göre bu etkinlik,( ve bundan sonrakiler  diye  ben ekliyorum)   bir bakıma Leyla Gencer’in ışığıyla,  gençlere de yol gösteriyordu.

Etkinliğin ikinci gününde  Safranbolu’nun minyatürü diye nitelediğim Yörük köyüne doğru hareket ediyoruz.  Akşamüstü Safranbolu Kent Müzesi’nde Evin İlyasoğlu’nun, Halk Kütüphanesinde benim  sohbetlerimiz var. Ama daha önce  bu yazıyı gazeteye yetiştirmem gerekiyor...

Bir kez daha Leyla Gencer’e teşekkür ediyorum... Yolumuzu aydınlatmaya hala devam ediyor. Bir teşekkür de  başta “Gülevi” olmak üzere , bu etkinliğe omuz vererek, geleceğı daha aydınlık ve çoksesli kılmaya çalışan  tüm gönüllülere...

Cumhuriyet – 16 Kasım 2008

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.