Menü

Rotamız Uygarlık Olabilirdi...


13 Haziran 2010 - Zeynep Oral -

Rotamız uygarlık olabilirdi… Rotamız uygarlık olabilirdi…. Rotamız uygarlık olabilirdi…

Bir yanda  Lang Lang’ın piyanosunu dinliyorum, bir yandan   içimde bu sözcükler dönüp duruyor…

Rotamız… rotamız… rotamız… Benim bildiğim rotamız, Cumhuriyet kuruldu kurulalı “Muasır medeniyetler”di… Avrupa Birliği’ydi…

Haliç’teki  Kongre Merkezi’ndeyiz. (Teşekkürler Bedrettin Dalan. Haliç’i söz verdiğin gibi adam ettiğin için!) Üç bini  aşkın insan salonu hınca hınç doldurmuş. Boş yer yok. Sahnede Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası. Şef Gürer Aykal. Önce Schumann’ın  4. Senfonisi  sonra Lang Lang’la  Choin’in 1. piyano konçertosu… Konser, Şakir Eczacıbaşı’nın anısına adanmış.

 Hani rotamız “Muasır medeniyetler”di… Avrupa Birliği’ydi… Bu hükümet o vaatle gelmedi mi  iktidara.  Sırf bu söylem yüzünden, çıkarcı “liberallerin” de oylarını almadı mı?   Yalan mı söyledi? Takiye mi?  Batı’yı gösterip şeriatçı Hamas-Arap-Iran ’la kucaklaşması…  Recep Tayibin şimdi Araplardan önce Türkiye’de yaşayanlara hesap vermesi gerekmez mi???     

Gürer Aykal  işaretini verdi. Orkestradan  Chopin piyano konçertosunun ilk notaları en görkemli biçimde salonu doldurdu. Tüm nefesler tutuldu. Uzunca giriş bölümünden sonra orkestra adeta geri çekilip piyanoya yer açtı. Piyanoda o çok bildik ünlü melodi Lang Lang’ın minicik parmaklarından  tuşlara, tuşlardan salona, salondan gökyüzüne yükselmeye başladı…

 

Iran’a yaptırım uygulanmasına ilişkin  BM Güvenlik Konseyinde  kullandığımız ret oyu, “Hayır” oyu Haliç’deki Kongre salonunda dolanıp duruyor…O “hayır”ın ne kadarı bir  insanın kişisel hırsları, ne kadarı  megalomani, ne kadarı ideolojisini yerleştirme çabası bilemiyorum.  Din eksenli  iç politika sökmeyince, din eksenli dış politika… Ülkemin rotası ne yana???

Lang Lang  28 yaşının gençliğine olgunluğunu katıyor.  Onu yıllar önce İstanbul’da  İş Sanat’ta yineYeşim Gürer sayesinde dinlemiştik. Daha geçen ay Şanghay’da 2010 Expo’nun açılışında da dinleme mutluluğuna ermiştim. Ama bu kez başka… Bu kez uçan parmaklarını da görüyorum. Dokunuşları öylesine yumuşak, incecik ... Kristal berraklığında notaar uçuşuyor…  Biraz önce minicik dediğim parmaklar uzadıkça uzuyor… Elleri büyüdükçe büyüyor…  Dinleyeni, oturduğu koltuktan kaldırıp uçuruyor o eller o parmaklar…

Burkanın, kara çarşafın karanlığına övgüler düzüldüğü bir dönemdeyiz… Muhafazakar yaşam biçimi her geçen gün daha ağır, daha baskıcı, daha güçlü kendini hissettiriyor.  “Bir gün hepiniz örtüneceksiniz” tehdidini savuranlar daha yüksek sesle söyleyebiliyor artık bunu!

Sahi, bizim rotamız bir zamanlar uygarlıktı… Ben Hamas’ın yönettiği Filistin, Ahmedinejad’ın yönettiği  Iran gibi bir ülkede yaşamak istemezdim… İstemiyorum. Yaşamayacağım…

Üretmeden tüketen bir toplum olduk çıktık. En çok, en çok kavga üretiyoruz.

 

 Lang Lang’ın  ülkesi Çin’de  40 milyon çocuğu  piyanoya başlattığını,  Steinway’in ona özel piyano yaptığını,  Çin hükümetinin   konserden konsere koşan bu star sanatçısına özel jet  sağladığını düşünüyorum bir ara….  Vazgeçtim jetten… Başbakan yandaş olmayan tüm sanatçılarla da kavgalı!  Malum , Fazıl Say’a  “çeksin gitsin, ona ihtiyacımız yok!” demişti… Ah bir bilse, bir bilebilse daha ne çok, ne çok Fazıl Say’lara ihtiyacımız olduğunu…

 Lang Lang gençliği, dinamizmi ile  Chopin’in gençliğini ve romantizmini buluşturuyor…  O baştaki bildik melodi, tüm çeşitlemeleriyle, farklı renkleriyle, tekrarlarla,  kah tek başına, kah orkestradan yükselen ezgilerle sarmaş dolaş  bizleri sürüklüyor…Bu konser hiç bitmese, hiç bitmese…

Ve konser bittiği anda  dinmeyen bir alkış tufanı… Alkış tufanını  iki “bis”le yanıtlıyor Lang Lang… Sahi, rotamız uygarlık olabilirdi…

Cumhuriyet- 13 Haziran 2010

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.