Menü

Papatya Falı


25 Ocak 2003 - Zeynep Oral -

Baştan söyleyeyim bu bir reklam filmi:

Küçük bir kız çocuğu . Elinde bir papatya... Küçük kız papatya falına bakıyor:

"Irakla Savaş... Belki hemen bitecek... Belki çok uzun sürecek... Belki yayılacak... Belki aşırılar nükleer saldırıyla başka ülkeleri ele geçirecek... Belki akla gelmeyenler olacak..."

Arka fonda askeri harekat, yanan petrol kuyuları, yaralı askerler , ilerleyen tanklar, yaralı askerler ABD sokaklarını yaran bir ambulans ve mantar biçimli bulut
Bu arada geri sayım başlamıştır: 10...9...8..." Ve son mesaj "Belki de bunun için Amerikalıların çoğu Başkan Bush'a şöyle sesleniyor: "Bırakın Denetimler İşini Görsün."

Bu 30 saniyelik reklam filmi ABD'deki "MoveOn" (Yürüyelim/ İlerleyelim) adlı sivil toplum kuruluşunun ürettiği ve bir haftadır ABD'nin 12 eyaletinden gösterilen, yerel medyaların büyük ilgisini çeken , tüm izleyicileri derinden etkileyen bir film. Kısaca "Papatya" (Daisy) diye bilinen filmin ilk orijinal hali 1964 ABD seçimlerinde Johnson tarafından Barry Goldwater'a karşı kullanılmış. Yine papatya falına bakan bir kız çocuğu ve nükleer atom bulutu. Goldwater'a oy verirseniz, Sovyetlerle durum böyle olur demeye getirilmiş... Bu kez söylenen , bırakın, BM 'in silah denetçileri Irakta çalışınlar ; işlerini tamamlamalarına izin verin...

Geçen hafta Washington ve San Fransisco olmak üzere ABD 'deki çeşitli savaş karşıtı yürüyüş ve etkinliklerinde bu filmin , "sokaktaki adamı", "evindeki kadını" harekete geçirmekte önemli rol oynadığı söyleniyor. Ayrıca "MoveOn" kuruluşunun yedi bin üyesi, ülke çapında senatör ve kongre üyeleriyle görüşüyor...

Evet, dünya kamu oyu, kıpır kıpır. Olası bir savaşa karşı ayakta ve atakta. Dünyanın birçok yerinden Canlı kalkan olmak üzere Irak'a hareketler başladı bile. Bugün İstanbul'da da Barış için 100'ler meclisi toplanıyor...

İki gün önce Sayın Oktay Ekşi'nin "Mitinglerin bir başka Yüzü" başlıklı yazısını okuyordum. Söz konusu Kıbrıs'taki mitinglerdi. Bunların gerisinde Denktaş'a göre "Conflict Resolution" vardı... "Nedir bu Conflict Resolution meselesi" diye sormuş araştırmış Oktay Ekşi...

Hem çok şaşırdım, hem çok üzüldüm. Koskoca Oktay Ekşi bilmiyorsa , acaba ülkemde kim, kaç kişi biliyor bence çağımızın bu en önemli kavramını, yöntemini... Bu iki sözcük Sorun / çatışma / ihtilaf Çözme anlamına geliyor. (Tıpkı "e-mail" gibi, en yaygın olan İngilizce söyleniyor.)

Bu iki sözcük , günümüzde sorunların, çatışmaların, ihtilafların şiddet dışı yollarla da çözülebileceği inancından doğuyor. İnsan aklının, zekasının, savaş dışında alternatif düşünceler de üretebileceği inancından kaynaklanıyor. Çözüm için tek yol, kaba kuvvet değildiri savunuyor. Kolayı değil , zor olanı öneriyor.

Ancak sorunları şiddete, savaşa baş vurmadan çözüm yöntemlerini , düşünce biçimlerini yaşama uygulamak için eğitim gerekiyor. Kendinizi "öteki"nin ya da "düşmanın" yerine koyabilmeniz gerekiyor. Binlerce yıllık şiddete dayalı düşünce biçimlerini, kalıplaşmış önyargıları , koşullanmaları , varsayımları kırabilmeniz gerekiyor. Evet eğitim gerekiyor.

İsrail ve Filistinliler, Kuzey ve Güney İrlandalılar (yüzlerce örnek sayabilirim) bu eğitimi , dünyanın dört bir yanındaki uzmanlarından almak için yarışıyor.

Türkiye- Yunanistan Kadın Barış Girişimi -"Winpeace" hareketini kurduktan sonra bizler de bu eğitimi aldık. Her yaz Türkiye'de ve Yunanistan'da düzenlediğimiz gençlik ve öğrenci kamplarında da bu eğitimi verdirmeye çalışıyoruz. (Örneğin Yunanistan'dan gelenlerden Türk tezlerini , bizim gençlerimizin Yunan tezlerini savunmaları isteniyor.)

Ve gelecekte bu eğitimi almış kişilerin ülkelerinde sorumlu görevlere gelmesini istiyoruz... Çünkü savaş değil, barış kültürüne inanıyoruz.

Keşke , keşke Bush da Saddam da, "Conflict Resolution" dan nasiplerini alsalardı diyordum.

O zaman çocuklarımız papatya falına bakarken daha güzel şeyler düşünürlerdi. " Irakla Savaş... Belki hemen bitecek... Belki çok uzun sürecek... Belki yayılacak... Belki aşırı uçtakiler nükleer saldırıyla başka ülkeleri ele geçirecek... Belki akla gelmeyenler olacak..." demezlerdi.

25 Ocak 2003

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.