Menü

Nice Nice Yıllara Nazım !


05 Ocak 2002 - Zeynep Oral -

Yıl 2002 : Nazım Hikmet 100 Yaşında.

"Yapraklara dallara
Yeşillere allara
Nice nice yıllara gülüm,
Nice nice yıllara..."

2002 'nin , "Nazım Hikmet Yılı"'nın bu ilk gününde, Şairin , Piraye'ye doğum gününde yazdığı bu dizeleri, hepinizin yeni yılını kutlamak için aracı kılıyorum.

15 Ocak 1902. Nazım Hikmet'in doğduğu gün.

Şairin yüzüncü yaşında, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı'nın girişimi, Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın başvurusuyla , UNESCO 2002 yılını , "Uluslararası Nazım Hikmet Yılı" olarak kutlanmasını, tüm üye ülkelere tavsiye kararı almıştı. Bu yıl boyunca dünyanın her yerinde onun adına sayısız etkinlik düzenlenecek.

Önemli olan

Benim için 2002 yılının önemi biraz da Nazım Hikmet'i, tabulaştırmaktan ya da putlaştırmaktan kaçınmakta yatıyor. Dünyanın ikiye ayrıldığı İkinci Dünya Savaşı ve soğuk savaş yılları boyunca onu ya "vatan haini" diye etiketleyip, onu "düşman" belleyip, "nefret" potasına dönüştürdük ve lanetledik ; ya da şairi ve eserlerini yeterince bilmeyip, tanımayıp , yalnızca işimize gelen yanını benimseyip, ona tapındık.

Sanki iki takım arasında bir maç izliyorduk , takımlardan birinin taraftarı olduk.

Belki diyorum bu yıl boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler, bizi takım tutmak, dünyayı ve çevremizi siyah-beyaz görmek yerine, şairi ve eserlerini (ikisini birbirinden ayırmak olanaksız) daha yakından tanımaya, onu bir bütün olarak ele almaya yöneltir...

Nazım Hikmet , düşünceleri, inançları , baskıya direnişi, yarınlara olan umudu, cesaret örneği olan yaşamıyla , ama aynı zamanda sonsuz hayal gücüyle, ana dilini kullanma yeteneğiyle , içinde büyüttüğü hasret, aşk ve umutla , evrensel nitelikte bir Türk şairi. 2002 yılında eserlerinin yalnız bizde değil, Fransa, İngiltere, Amerika Birleşik Devleri, Rusya ve daha birçok ülkede yeniden basılacak olması da bence dünya edebiyatı için büyük bir kazanç.

Türkiye çapında

"Uluslar arası Nazım Hikmet Yılı", Türkiye'de , İstanbul'da 14 Ocak'ta dev bir fotoğraf sergisi (bir çoğunu ilk kez göreceğimiz fotoğraflarla) , Can Dündar'ın hazırladığı Nazım Hikmet filmi ve Zülfü Livaneli, Genco Erkal, Maria del Mar Bonnet'nin katılacağı bir geceyle Atatürk Kültür Merkezi'nde başlayacak.

Yabancı uzmanların katılımıyla gerçekleşecek, bilimsel yanı ağır basan Uluslararası Nazım Hikmet Sempozyumu ise Mimar Sinan Üniversite'sinde 24-27 ocakta... Rusya Devlet Kütüphanesi ile Türkiye Milli Kütüphaneleri 'nin ortak hazırladığı Nazım Hikmet Dünya Kitapları Sergisi, Nazım Hikmet Filmleri Haftası , Afiş Sergisi sırada...

Bunları izleyen günlerde, aylarda Türkiye'nin hemen hemen her ilinde düzenlenen etkinlikler var. Tümünü sıralamaya burada yerim yok. Ancak Çanakkale ve İstanbul'da kurulacak "Nazım Hikmet Ormanları"nı , Eskişehir Belediyesi'nin koyduğu Nazım Hikmet Şiir Ödülü " ve yaz ayları boyunca çeşitli illerde Vakfın düzenleyeceği açıkhava konserlerini vurgulamadan geçemeyeceğim.

Yurtdışında

Yurt dışındaki etkinlikler ise Londra'da 8 Ocak'ta başlıyor. Aralarında Julie Christie, Vanessa Redgrave ve Genco Erkal'ın da bulunduğu yabancı katılıcımların çoğunlukta olduğu bir geceyi, yıl boyunca İngiliz Pen Yazarlar Derneği'nin düzenlediği etkinlikler izleyecek.

Almanya'nın hemen hemen tüm eyaletlerinde şaire adanmış toplantılar, sempozyumlar, paneller var. Fransa'da, Paris ve Strasbourg başı çekiyor. Avrupa kentleri arasında Viyana, Kopenhag, Amsterdam , Atina , Selanik , Gümülcine'de hazırlıklar tamamlanmak üzere.

Moskova ve St. Petersburg , Şairin yüzüncü yaş gününü yıl boyunca bir dizi etkinliklerle kutlayacak.

New York'dan Sydney'e, Kudüs'ten Baku'ya, Johannesberg'e , dünya coğrafyasının bir ucundan ötekine , çeşitli kentler kutlamalara katılıyor.

Aslolan hayattır

Dilerim bütün bu etkinlikler birer günlük , birer haftalık , gelip geçici "olaylar" olmakla kalmaz, hepimizi öğrenmeye, düşünmeye ve bunlardan tat almaya iter... Dünyaya açılmamıza, dünyayı ve yaşanmakta olanları kavramamıza, irdelememize, sorgulamamıza yol açar... Kendimizi sınamaya, yaşananlar karşısında takındığımız tavrı , duruşu, olaylara ve dünyaya bakışımızı, yorumlayışımızı , değerlendirişimizi yeniden gözden geçirmemize yarar...

"Sevdim ulaşılmazları / hasretlerimin hepsinde" diyen Nazım Hikmet , bize yaşamda en güzel, en gerçek şeyin "Yaşamak" olduğunu öneriyordu...

Öyleyse, "Nice nice yıllara Nazım Hikmet" diyorum, "Nice nice yıllara!"

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.