Menü

Merhaba Kainat!


10 Ocak 2002 - Zeynep Oral -

Nazım Hikmet 100. Yaşında Londra'dan seslendi:

 

MERHABA KAİNAT !

 

Yıl 2002. Nazım Hikmet 100 yaşında. Yılın ilk kutlaması önceki akşam , görkemli bir törenle, Londra'da gerçekleştirildi. Yalnız İngiltere'nin değil, dünyanın sayılı kültür ve sanat mekanlarından olan , büyük prestijli Queen Elizabeh Hall'da heyecan doruktaydı. Bin kişilik koltuklar, günler öncesinden tükenmiş , en tepeede ayaktaki yerler son anda satılmış, içeriye giremeyip, dişarda kalanlar hüsrana uğramış ve işte o an gelip çatmıştı.

O an binlerce ana dönüştü, koskoca bir ömre dönüştü, o bir insanın yaşamı ve eserlerinin peşine takılıp yeryüzünde eşsiz bir yolculuğa çıktık. İnsanoğlunun daha güzel bir gelecek umuduna, savaşsız bir dünya inancına, haksızlıklara direnişine, aşka, hasrete, özleme, memleket sevgisine, insanlık onuruna, geleceğe uzanan bir yolculuktu bu. Gecenin sonunda, koca salon ayağa kalkmış, sahnedekileri ve bu geceyi gerçekleştirenleri alkışlıyorduk.

Evet, Nazım Hikmet 100 yaşındaydı ve "Merhaba kainat" diye sesleniyordu. Yolculuk bitmemişti, devam ediyordu.

Müzik ve Şiir

Heyecanımı yatıştırıp sizlere geceyi anlatmalıyım.

Işıklar söndü, millet soluğunu tuttu (Millet dedğim izleyicelerin yarısı Türk, yarısı İngiliz)Sahnede spot ışığın aydınlattığı iki müzisyen, sanki bir "oyun"a başladı. Biri minicik ufacık tefecik, ağırlığı olmayan bir tüy gibi "uçuyordu". Akordeonunu kucaklamış , sanki bir kız çocuğu (Katherine Toy)... Öteki uzun beyaz saçları,uzun beyaz sakalıyla bin bin yaşında bir dede: Kemancı Helmut Scholz. İkizi müzikleriyle, danslarıyla, soru yanıtlarıyla, Anadolu'nun bozkırlarından, Kafkaslar'dan, Balkanlar'dan estirdikleri rüzgarla bizi yolculuğa hazır ettiler, "oyuna" buyur ettiler. Onlara katılmamamız imkansızdı.

Gecenin sunucusu Rebeka Lenkiewicz (National Theatre oyuncusu ve yazar.) Nazım'ın yaşamını ve yaşamından yola çıkarakşiirlerini anlatırken sahnede beş tiyatro sanatçısı ve yedi müzisyen yerlerinialmıştı bile.

Programın bu ilk bölümü, baştan sona İngilizceydi. Ve bir pinpon topu gibi hiç aksamadan, ritim bir an olsun düşmeden, ses, söz, duygu ve düşünceağızdan ağıza,elden ele , yürekten yüreğe geçip durdu. Şiirleri yorumlayan beş sanatçıdan biri Türktü. Haluk Bilginer (Onu tanıtmama gerek yok) Julie Christie (yılların oyuncusu, ünüyle orantısız alçak gönüllü. Nazım Hikmet hayranlığı eskilere dayanıyor.) Mark Rylance (80'li yılların ünlü Hamlet'i. Shakespeare Globe Tiyatrosu'nun Sanat Yönetmeni) Adrian Mitchell (şair, tiyatro çevirmeni) Femi Elufowozu (Nijeryalı aktör).

Beşi de mükemmeldi. Paslaşmaları disiplinleri , birbirlerini kollamaları, duygu birikimleri eşsizdi.

J.Christie özellikle "Yaşamaya Dair" şiirlerinde duyarlılığın druklarını yaşattı.

M. Rylance, "saat 4 yoksun, saat 5 gene yok, 6,7,8..." diye Çankırı Hapishanesinden seslenirken, yokluk, en somuta dönüşüyordu.

Nijeryalı aktör Elufowoju, Afrikalı fiziğiyle, antiemperyalist öfkesini "Taranta Babu'ya Mektuplar" da haykırırken, çok etkileyiciydi.

Haluk Bilginer, her şiirde hem Türk, hem İngiliz , hem de çeşitli ülkelerin izleyicilerini avucu içine alıyordu.

Onlara , kemanıyla Cahit Baylav, uduyla Faslı sanatçı Hassan Erraji, piyanoyla Mark Bousie, sazıyla Caner Şahin eşlik ediyordu.

Yine bu ilk bölümde Khaçatura Pilikian'ın seslendirdiği "Kanatları Gümüş (Mesud Cemil bestesi) ve Ganalı , National Opera sanatçısı mezzosoprano Josephine Amankwan''n söylediği "Piraye" ( Gülgün Alanyalı bestesi), müthiş bir mutluluktu.

Memleketim... Memleketim...

Programın ikinci bölümünde, yazar Moris Farhi ve Nazım'ın şiirlerini İngilizceye çeviren Richard McKane okuyacaktı şiirleri.

Sunucunun "Bir şaire adanmış hiçbir şiir gecesi, şairin kendi dilinden şiirlerini dinlemeden sona eremez" demesiyle, ortalığı bir alkış tufanı kapladı. Daha adı bile söylenmemişti, ama alkış dinmiyordu. Dinleyiciler, sıranın Genco Erkal'da olduğunu anlamışlardı.

Genco Erkal, Nazım Hikmet'yenderllediği yirmi dakikalı bir kolaj sundu. Sahnede tek başınaydı ve tüm sahneyi kaplıyordu. Sık sık alkışlarla kesilen bu seçkide, neredeyse fısıldayarak yorumladığı "Memleketim... memleketim..." sözleri, bir düğüm olup boğazları tıkadı, koku olup genizleri yaktı, gözyaşı olup , yanaklardan süzüldü.

Sonradan, çevremdeki tüm İngilizlere sordum, hepsi aynı yanıtı verdiler:

"Hayır tek kelime Türkçe bilmiyorum... Ama, evet, söylemek istediği herşeyi anladım."

Genco Erkal, bin kişiyi avucunun içine alıvermişti. Muhteşemdi.

Gece, Ganalı mezzosopranonun Türkçe söylediği Zülfü Livanelli bestesi "Karlı Kayın Ormanı" ve İngiliz Jenty Smith'in söylediği Pete Seger bestesi "Little Girl" ("Küçük Kız") şarkısıyla sona ererken bir kez daha Haluk Bilginer sahnedeydi. Bugüne dek onu yalnız anadilimde izlemiş ve büyülenmiş olan ben, mükemmel İngilizcesi ve İngiliz izleyiciyle kurduğu sımsıcak bağ ile ona bir kez daha hayran oluyordum.

Gece sona ererken arkadaki ekrandan Nazım bize bakıyordu. (Tüm gösteriye eşlik eden diaları Denizhan Özer düzenlemişti.)

Programın ikinci bölümünde, yazar Moris Farhi ve Nazım'ın şiirlerini İngilizceye çeviren Richard McKane okuyacaktı şiirleri.

Gecenin sonunda, birçokları gibi benim de içimden, Mehmet Ergen'e sarılıp öpmek geliyordu.

Mehmet Ergen kim mi? Yıllardır, Londra'da yaşayan, tiyatro ve opera yönetmeni, Arcola Tiyatrosu'nun kurucusu . Bu geceyi tasarlayan, sahne üstündeki akış metnini yazan, sahneye koyan ve sağladığı uluslar arası , geniş çaplı katılımla bu geceyi gerçekleştirendi. Elbet birçok kişi ve kuruluştan yardım , katkı, destek almıştı . Yazık ki tüm isimleri sayamıyorum, ama işin mimarı oydu.

"Memleketim"den yola çıkıp, "Merhaba kainaya" uzanan yolda Queen Elizabeth Hall'da o dilde ya da bu dilde, sahnedikler ve salondakiler, herkes aynı duyguyu paylaşıyordu: "Yaşamak güzel şey kardeşim!"

Alkışlar, hasret, özlem, umut , yolculuk bitmek bilmiyordu.

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.