Menü

KLEPTOKRASİ


06 Mart 2014 - Zeynep Oral -

             Çeşit çeşit ülke yönetimi var:  Demokrasi, Monarşi, Oligarşi,  vs...  Bu terminolojiye bir yenisi eklenmiş: "Kleptokrasi"  ...

             Bizim ülkemizdeki bunlardan hiç biri değil. Bizimki, başbakanın açıkladığı ve bildiğiniz gibi  "İleri Demokrasi"...  
            Bizim ülkemizdeki yönetim biçmiyle yakından uzaktan hiç bir ilgisi olmayan şu "Kleptokrasi"yi biraz açmak istiyorum. 

            HASTALIK OLARAK

            Malum, "Kleptomani"   sözcüğü hırsızlığı anatan bir tür hastalıktır. Ruh doktorları,  kleptomaniyi "çalma  dürtüsünün  denetlenememesi" olarak açıklar. 
            Kleptomanlar,  daha çok gereksinme duyulmayan nesneleri çalmaya yöneliktirler.    O nedenle  özellikle geri kalmış toplumlarda, zengin çalarsa  "kleptomani"; yoksul çalarsa  "hırsızlık" denir...
            Kleptomani, tedavisi olan bir hastalıktır.  Ölümcül değildir.   Hasta tedavi olduktan sonra normal yaşama dönebilir.   Tedaviyi kabul etmezse, yaşamının sonuna dek çalmaya devam eder,  çocuklarını da, yakın çevresini de  çalmaya teşvik   eder...

            YÖNETİM BİÇİMİ OLARAK

            Gelelim   yönetim biçimi olarak Kleptokrasi'ye... 
            Kleptokrasi , halkın kendi hırsızını kendi oylarıyla seçmesidir.  Bu yönetim biçimi üzerine biraz araştırma yaptım. İşte bulduklarım:
             Vikipedi , Özgür  Ansiklopedi'ye göre: "  Kleptokrasi, bir ülkede iktidarı ele geçiren bir ailenin ya da siyasal grubun, o ülkenin kaynaklarını sistemli olarak soyması demektir ve kısaca Hırsızlar rejimi anlamına gelir.  Demokrasinin bütün kurumlarıyla yerleşmediği ülkelerde görülen bu durum, o ülkelerin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biri olmaktadır."
            Bu tür bir yönetimn sonuçları ise şöyle belirleniyor:
            "Hırsızlar rejiminin egemen olduğu bir ülkede, yerli sanayi ve tarımsal üretim zayıflar ve iç pazar büyük sermaye gruplarına açılır. Siyasal alanda da insan haklarını çiğneyen, baskıcı bir yönetim kendini gösterir (düşük ücretler, rüşvetsiz iş yapmayan bir bürokrasi vb). Etnik milliyetçiliği, ırkçılığı ya da dini kullanarak geniş kitleleri yönlendirmeleri, bu tür yönetimlerin en karakteristik özellikleri arasındadır."

 

DÜNYADAN ÖRNEKLER
Bizim ülkemizde asla  olmayacak bu yönetim biçimine  yazık ki dünyada  sık rastlanıyor.  Yolsuzluk karşıtı  çalışmalar yapan NGO  Tranparency International (STK Uluslararası Saydamlık) Örgütü 2004 raporunda şu örnekleri vermiş:

Ve hepsinin sonları malum...

Cumhuriyet- 6 Mart 2013

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.