Menü

Kim koruyor bunları?


09 Kasım 2008 - Zeynep Oral -

Nasıl sürdürebiliyorlar vahşetlerini?

Arkalarında nasıl bir güç var ki,  göz göre en büyük pislikten alçaklıktan, iğrençlikten sanki zem zem suyunda yıkanmış gibi sırıtarak  çıkabiliyorlar?

Nasıl paçalarını sıyırıyorlar kendi sapıklıklarından? Nasıl ellerini kollarını sallayarak insan içine çıkabiliyorlar?

Bu heriflerle kim nasıl konuşabilir, gazetesinde köşe yazdırabilir? Bu herifler ne uğruna  televizyon programlarına davet edilir, konuşturulur, hastalıklarını saçmalarına izin verilir?

Kim nasıl, bu hasta kafaları savunabilir? Bunlara arka çıkabilir? Sahi kim koruyor bunları? Arkalarındaki güç ne ya da kim?

Hüseyin Üzmez adı, bir rezilliğin simgesi olarak belleklere yerleşirken, Türkiye’deki her kesimden  genel bir tepki aldı. Yalnız kadınlardan değil erkeklerden de!  

Türk Tabipler Birliği , Adli tıp kurulu’nun raporunun “hukuken   bilir kişi raporu olarak kabul edilemeyeceğini, yok hükmünde olduğunu” ortaya koydu ve Hüseyin Üzmez’in  bu rapora dayanarak tahliyesini  yeniden değerlendirmesini istedi.  İstek reddedildi.

Ancak o andan itibaren tüm medyada Adli Tıp Krulu’nun raporları doğrultusunda   benzer cinsel taciz olaylarında  alınan kararlar ortaya dökülmeye başlandı. Rapor,  tacize uğrayan kızın “bedensel ya da ruh sağlığı bozulmuştur” derse  örneğin Şırnak’ta 22 yıl, İzmir’de  15 yıl ceza alıyor sapıklar.  Ama “bozulmamıştır” derse  tahliye oluyor!

Kuruldan çıkan en çarpıcı, bence en korkunç karar,   babasının cinsel istismarına maruz kaldığı iddia edilen B.E’nin, beden ve ruh sağlığının bozulmadığına karar verirken ileri sürdüğü gerekçe:  Gerekçede ne deniyor biliyor musunuz?

B.E cinsel istismar edildiği tarihte 12 yaşını bitirmediğinden  olayın ahlaki kötülüğünü algılayamazmış veee bu nedenle psikolojik olarak da zarar göremezmiş!

Aklınız alıyor mu?   12 Yaşını bitirmediğinden  olayın yani cinsel tacizin , cinsel istismarın  ahlaksızlığını, dehşetini, alçaklığını, sapıklığını, pisliğini, iğrençliğini, vahşetini , sömürüsünü , şiddetini, yıkımını  yaşı küçük olduğundan kavrayamayacağından, anlayamayacağından ... Tutuklu yargılanan baba bu nedenle serbest bırakılıyor. Kızı daha büyük olsa bu rezilliği , ahlaksızlığı anlayacak  ve ruh sağlığı bozulacakmış! Kurul öyle diyor!

Bir yanda bunlar olurken, bir yanda da Hüseyin  Üzmez’e haklı olarak tepki gösterenlere tepki yağmaya başladı.

Bence bunun da  sorgulanması gerek! Yalnız  Müjde Ar ve  Aysun Kayacıdeğil,  daha birçok yazar , Üzmez’ e “sapık” dedikleri için  Vakit Gazetesi’nin hışmına uğruyorlarsa,  bu vahim!

Ben, Hüseyin Üzmez olayının “münferit”, bir pislik, bir ahlaksızlık  olduğuna inanmıyorum. Bu tür olaylarda sanıkların bilinçli bir biçimde korunduğuna, kollandığına inanıyorum. Kadınlara, kızlara, çocuklara karşı girişilen bu tür yıkıcı olaylarda  erkeğin kendinde gördüğü “hakları” dayatma, uygulama dürtüsü  görüyorum. Ve bu dürtü belli bir zihniyetle besleniyor, bu zihniyetten güç alıyor!

Başlarken Kim koruyor bunları?Nasıl sürdürebiliyorlar vahşetlerini?  Arkalarında nasıl bir güç var ki? Diye sormam bundan!

Cumhuriyet- 9 Kasım 2008

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.