Menü

Kadın


05 Mart 2000 - Zeynep Oral -

Utanç Verici Yerimiz

Birkaç gün sonra 8 Mart Dünya Kadın Günü... Biliyorum, bu senede bir günü bir konuya ayırıp kutlamak falan kimilerinin çok sinirine dokunuyor. Ama dokunmasın. Bu ülkede gerçek bir kadın erkek eşitliği sağlanıncaya dek sıkın dişinizi. O güne kadar , 8 Mart'ları "bahane" diye kullanıp, hiç olmazsa medyanın dikkatini baldır bacaktan daha ciddi sorunlara çekebiliriz.

"Namus Cinayeti", "Töre Cinayeti" nden geçilmeyen , bu cinayetleri işleyenlerin,"geleneklerimiz" diyerek ceza indiriminden yararlandığı ülkemde, işgücüne katılan kadınların % 67'sinin "ücretsiz aile işçisi" olarak tarımda çalıştığını ; kadınların banka kredilerinden yalnızca yüzde 3'üne ulaşabildiklerini ; Güneydoğu'da okuma yazması olmayan kadın oranının yüzde 55 (Şırnak'ta %80, Mardin, Siirt ve Van'da % 64, Ankara ve İstanbul'da %15) olduğunu bilmez değilim.

"Tarladaki kadının 8 Marttan haberi mi var?é deyip beni güldürmeyin, yasaları yapan, değiştiren tarladaki kadın değil, Meclisteki adamlar. Onlara sorarsanız bizde kadın sorunu diye bir şey yok. (Onlara göre işkence falan da yok. Baksanıza, filistin askısını duyunca şaşıp kalıveriyorlar!)

Elimde 2000 yılı ocak ayına ilişkin iki Birleşmiş Milletler raporu var. Biri Avrupa Ekonomik Komisyonu'na (AEK)üye 51 ülke arasında, ikincisi dünyadaki 177 ülke arasında yapılmış. Kadınların Meclislerdeki temsil oranının dökümleri veriliyor. Türkiyenin olduğu yeri görseniz, utanç verici.

TBMM'de kadın milletvekili oranı % 4.2 . Son seçimden önce % ikilerde olduğumuzu hatırlatırım. Bu artışa rağmen AEK üyesi 51 ülke içinde 47. sıradayız. Arnavutluk, Özbekistan, Kazakistan, Azarbeycan, Malta, Slovenya, Ukrayna 'da bile kadınlar bizden daha iyi temsil ediliyor.

Dünyayı, 177 ülkeyi kapsayan raporda ise 97. sıradayız. (Aslında 97'den de gerideyiz. Çünkü örneğin 40. sırada 4 ülke, 50. sırada beş ülke vb. bulunuyor. ) Bu listede bizim gerimizde Paraguay, Cezayir, Yemen, Mısır gibi ülkeler ve Palau, Nauru, Tuvalu gibi belki adını bile duymadığınız ülkeler var...

Oysa GSMH sıralamalarında Türkiye dünyada 16. sırada. Ne demek bu. Hayatın devamı için kadınlar sorumluluk alıyor ama politik arenada, hayatı düzenleyen kararlar alınırken yoklar. Meclisteki yüzde 4.2 kadın oranıyla, sizce Türkiye'de temsili demokrasi olduğu söylenebilir mi?

Sizce Türkiye'de kadınlar aptal mı, geri zekalı mı, tembel mi? Sakın bana, efendim, kadınlar da partilere girsin, çalışıp yükselsin falan diye masal anlatmayın. Dünyanın hiçbir yerinde bu iş böyle olmuyor. "Olumlu ayırımcılık" diye bir kavram var. Geri bıraktırılmış, hakları yok sayılmış, ezilmiş, yarışa çok gerilerden ve çok geç başlamışlar için kimi avantajlar sağlamak kaçınılmaz. Bu avantajlara "olumlu ayırımcılık" deniyor . Dünyada "uygar" dediğimiz her ülkede bunlar uygulanmış. Zaten başka türlüsü olamıyor. Bizde de uygulamaya mecburuz.

KA.DER bu amaçla bir dizi açıl önlem öneriyor:

Yıllardır yılan hikayesine dönen , Medeni Kanun tasarısının en kısa zamanda yasalaştırılması...
Meclisin gündemine getirilen Kadın Erkek Eşitliği Daimi Komisyonu'nun en kısa zamanda kurulması...
Yüzde 33lük kota. Siyasi Partiler yasasında değişiklik yapılıp seçimle gelinen her düzeyde ve aday listelerinde her iki cinsin en az % 33 temsilini sağlayacak bir kotanın belirlenmesi...

8 Mart bahane demiştim. Kadın, erkek, daha güzel, daha dürüst, daha demokratik, daha çağdaş bir gelecek istiyorsak, 2000'li yıllarda daha çok vakit kaybetmeden bu üç öneriyi hayata geçirerek işe başlayabiliriz.

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.