İstanbul Müzik Festivali'nden izler...
08 Haziran 2008 - Zeynep Oral -
Uluslar arası İstanbul Müzik Festivali... Bu yıl 36.kez tekrarlanıyor. Her geçen yıl güçlenerek, niteliğinden, özgünlüğünden, çok renkli, çok sesli özelliklerinden asla ödül vermeden süregeliyor...
Festivalin Aya İrini'deki açılış törenindeyim... İyi ki Bizans'tan kalma şu Aya İrini var, o da olmasaydı festival konserlerini gerçekleştirecek salon bulunamayacaktı 15 milyonluk bu şehirde! (Sahi 2010'da İstanbul Avrupa Kültür Başkenti olacak değil mi! Şaka gibi!!!)
Hayır hayır, olumsuzluklara takılmayacağım... Bu akşamki konser, açılış konseri çok sevdiğim, sonsuz saygı duyduğum iki insana adanmış. Leyla Gencer ve Aydın Gün'e... Salt bu nedenle, bu gece hiç bir şey keyfimi kaçıramaz!
Açılış törenini Defne Hamlan sunuyor: Konserden önce sponsorlara, destekçilere plaketler... Gerekli. Çünkü onlar olmasa festival olamayacak. En büyük alkış Müzik Festivali sponsoru
Borusan Holding'e...Bizden de teşekkürler...
Sıra Onur Ödülü'nde: Bu yıl Onur Ödülü Gürer Aykal'a verildi. Bu ülkenin çok sesli müzik serüveninde önemli bir yeri, onunla çalışanlar üzerinde derin etkileri var Gürer Aykal'ın . Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası daimi şefi, Borusan Filarmoni Orkestrası ‘nın Genel Müzik Direktörü ve Şefi... Benim için bir de fildişi kulelerine çekilmeye meyilli Şeflerden olmadığı için çok önemli Gürer Aykal. Köy kasaba, dağda ya da ovada verdiği konserleri dinlemişliğim var. İnsana, topluma, toplumsal sorunlara yaklaşımı kolay bulunur türden değil.
Müzik festivalinin "Yaşamboyu Başarı Ödülü" ise bu yıl Barok Müziğin ustalardından , araştırmacı ve eğitmen kimliğiyle de tanına Katalan sanatçı, besteci ve orkestra şefi Jordi Savall'a verildi . (Onu "Dünyanın Tüm Sabahları" filminin unutulmaz müziklerinden de anımsayabilirsiniz.) Jordi Savall'ın , savaşlarla parçalanan dünyamızda şiddetten arınmak için yüreğimize barış düşüncesini yerleştirmemizi önermesi, güzelliğe, sanata ve müziğe daha çok yer vermemizi istemesi ; konuşmasında DDostoyevski'nin "Dünyayı güzellik kurtaracak" ve Beethopven'in " En uzak insanlar, en uzak halklar arasındaki en yakın, en kısa yol müziktir" sözlerine yer vermesi, herkesi fethedecekti.
"Addio del Passato"
Aydın Gün ve Leyla Gencer. Bu gece onlara adanmıştı. Aydın Gün, büyük bir opera sanatçısı, rejisör, Ankara ve İstanbul Devlet Operalarının kurucusu değildi sadece. O aynı zamanda İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın da kurucularındandı. Bu festivali başlatanlardan biriydi.
Aydın Gün ve Leyla Gencer... Birbirlerini nasıl da severlerdi! Uluslar arası Leyla Gencer Şan Yarışmasını de önce düşleyen, sonra yaşama geçiren Aydın Gün'den başkası değildi.
Aydın Gün'ün sahnedeki beyaz perdeden yansıyan bakışları, Aya İrini'yi dolduranlarla karşılaştığında hemen birbirimizi tanıdık... O yarenlik kucaklaşmaya dönüştü. Onu çok özlemiştik. Sonra sahnedeki perdede Leyla Gencer yerini aldı. Çeşitli rolleriyle, aryalarıyla .... Perdede el sallayan veda eden fotoğrafı donup kaldığında, Şef Claudius Treaunfellner'in yönetiminde Viyana Kammerphilarmonie yerini almıştı bile...
İşte o arya : "Addio del Passato"... Verdi'nin "La Traviata" Operası'nda Violetta'nın, öleceğini hissetmesi üzerine söylediği arya... Geçmişe veda, hayata veda aryası... Yeryüzünün en güzel, en duygulu, ve en acıklı aryalarından biri...Müziğin iç çektiği bir arya... Leyla Gencer'in eşsiz güzellikte söylediği ve çok sevdiği bir arya....
Şefin işaretiyle ilk notalar... Ve duru, tertemiz bir ses yükseldi... Soprano Yelda Kodallı'nın sesi... Olağanüstü bir yorumdu... Leyla Gencer için, hocası için, "Addio del Passato"yu söyleyen Yelda Kodallı'nın sesine gözyaşları karıştı... Onunki, benimki, birçoğumuzunki...
Gecenin yıldızı viyolonsel sanatçısı Benyamin Sönmez'di (1983 doğumlu) Büyük usta Rostropoviç'in "yeni viyolonsel kuşağının başarılı temsilcilerinden" diye söz ettiği ; ilk ödülünü 17 yaşında kazanan, sonra başarı skalasında hızla yükselen Benyamin Sönmez'den, orkestrayla birlikte Çaykovski'nin "Rokoko Çeşitlemeleri"ni dinlerken, içimden yeryüzünde iyi ki müzik var diye mırıldanıyordum.
Müzik, belki şiddeti yok etmiyor, savaşları henüz ortadan kaldıramıyor... Ancak hiç kuşku yok ki, hayattaki en büyük teselli...
Sevgili Aydın Gün, Sevgili Leyla Gencer... İçiniz rahat etsin: Gürer Aykal'ların, Yelda Kodallı'ların, Bunyamin Sönmez'lerin çıktığı bir ülkeden asla umut kesilmez...
Cumhuriyet- 8 Haziran 2008
Paylaş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Zeynep Oral
Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı.
Arama Yapın
Kategoriler
EdebiyatTiyatro
Plastik Sanatlar
Kadın Olmak
Memleket Hali
Müzik
Sinema
Çevre
Tüm Kategoriler