Menü

Hükümetin travması...


29 Haziran 2008 - Zeynep Oral -

Dengir Mir Mehmet Fırat'la alıp veremediğim yok... Hazret konuşmadığı sürece  benim ilgi alanıma pek girmiyor. Ama her konuştuğunda, ömrüm boyu karşı durduğum bir zihniyeti ortaya koyuyor...

Anımsayacaksınız bir süre önce  Fazıl Say'ın haklı eleştirilerine ilk tepkiyi gösteren, "giderse gitsin, çok üzülmeyiz" diyen oydu...

Ama daha da yakınlarda, hem partisinin zihniyetini hem de cehaletini ortaya koyan  başka bir laf etti: "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kadınları, feminist ideolojinin kölesi olmadılar, olmayacaklardır" dedi.   Meğer Dengir Bey "Feminizm"in  kadın - erkek çatışması olduğunu sanırmış... Partisinin İl Kadın Kolları Kongresi konuşmasında kadınlara "öcü geliyor" misali, feminizm geliyor ona göre ha diye  gözdağı veriyordu...

O günlerde  şöyle yazmıştım:Dengir Bey'e  feminizmin kadınların insan hakları mücadelesi, yaşamın her alanında ( ekonomi, politika, toplumsal, kültürel  her alanda) var olma mücadelesi olduğunu ve bu mücadelenin erkeklere karşı değil, kadın ya da erkek, bir zihniyete (vurgulayayım: Bir ZİHNİYETE ) karşı verildiğini  şu minik köşede ben öğretemem! Ama gerçekten feminizmin ne olduğunu öğrenmek istiyorsa, ülkemizde gani gani bulunan kaynak kitaplara ulaşabilir.

Anlaşılan  Dengir Mir Mehmet Fırat Bey  devrimler konusunda da hem kendini hem partisini eğitmeli. Örneğin  Osmanlı'da  toplumun sadece yüzde altısdının okuması yazması olduğunu falan birileri bunlara hatırlatmalı. Şu son bir haftadır  yalnız Cumhuriyet'te bu konuda çıkan yazıları okusalar, o bile bir başlangıç olur...

Gelelim "travma" konusuna... Doğrusu bu konuda bilgiliyim. Otuz üç yıl çalıştığım  gazeteden ve kendi kurduğum dergiden kovulduğumda ben de bir travma yaşamıştım. Sonra iyileşmek için öğrenmem gerekti: Travmayı yaratan olayın kendi değil, olayı benim algılayış, kavrayış, değerlendiriş ve yorumlayış biçimim olduğunu öğrendim...  Ancak bunu öğrendikten sonra travmamdan kurtulabildim...

Şimdi Dengir Mir Mehmet Fırat Bey'in yapması gereken de bu: Maden  devrimlerin toplumsal travmaya yol açtığını söylüyor... "Sadece Saptama yaptım" dese de , yemezler! Bir an önce Devrimleri nasıl algıladığını, nasıl değerlendirdiğini, nasıl yorumladığını açıklaması gerekir! Açıklasın ki, travmalılara da iyileşme yolunu açsın!!!

Ama bana soracak olursanız asıl travmalı hükümet! Neden biliyor musunuz? Kendi zihniyetini, düşüncesini, amacını, emellerini gizliye gizliye; gerçek zihniyetini örte örte, öyle bir ikileme mahkum etti ki kendini, travma yaşamaması imkansız!  Onlar da gerçek zihniyetlerini düşüncelerini açıkça ortaya koysalar  rahat edecekler ama o zaman  oyları tehlikeye girer!  Hani iki ucu şeyli değnek!

Xxx

Sevgili Ali Püsküllüoğlu'nu sonsuz sevgi ve saygıyla anıyorum.  Dilimiz, yazınımız onunla zengindi. Karınca çalışkanlığı, bilim adamı titizliği , dil ile gönül arasında kurduğu eşsiz köprüyle, sözcüklerin, deyişlerin büyüsüyle birkaç kuşağı besledi. Işığı bol olsun.  

Cumhuriyet - 29 Haziran 2008

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.