Menü

Haydi Tiyatroya!


18 Mayıs 2002 - Zeynep Oral -

Hani renk ustası, söz ustası Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun bir sözü vardır: " Ey Sanat! Seni bana musallat ettiler . Eğer ben de seni başkalarına musallat etmezsem , yuf olsun !!!"

Bu söz öylesine çakılmış ki içime, yıllardır ben de sanatı, daha çok da tiyatroyu, başkalarına musallat etmeye çalışır dururum. Ayrıca şu sıralar pek de öyle çaba harcamam gerekmiyor, çünkü Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali geldi kapıya dayandı. Üstelik öylesine zengin, öylesine dolu dolu bir programla geldi ki, seçim yapmak ya da her oyunu izlememek güç olacak!

Geçen yıl şu günleri anımsıyorum. Ekonomik kriz sonrasında, sponsorların ortalıktan çekilmesiyle, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı, beş festivalden birini feda etmek, festivali yapmamak zorunda kalmıştı. Ve o biri, Tiyatro Festivali olmuştu. Vakıf o gün kararını vermiş, bir seçim yapmıştı. Her yıl, cılız bir festivalle izleyici karşısına çıkmaktansa, bundan böyle Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali her iki yılda bir yapılacaktı.

Doğrusu o zaman bu karara çok karşı çıkmıştım. Ben sürekliliğin ve kök salmanın önemine inananlardanım. İki yılda bir yapılacak bir tiyatro festivalinin sürekliliği yitireceğini , geleceğini tehlikeye düşüreceğini sanıyordum. Bu yılın ki programını görünce , endişelerimden sıyrıldım.

Almanya, Amerika, Fransa, İngiltere ve İsviçre'den seçkin ama birbirinden çok farklı toplulukların katıldığı programda, Türkiye'den de çok geniş katılım ve ilginç yapımlar yer alıyor. Klasikler, klasiklerin yeni yorumları, deneysel tiyatro, dans tiyatrosu, sokak tiyatrosu, "Uçlar Tiyatrosu", kalıpları kıran, tiyatronun sınırlarını zorlayan, edebiyatla, müzikle, dansla, öteki sanatlarla ilişkisini sorgulayan, araştıran örnekler...

Özellikle topluluk ya da oyun adı vermiyorum. Hem tüm program bu köşeye sığmaz, hem de herkes kendi seçimini kendi yapmalı.

Tiyatro Festivali yalnızca, birtakım oyunları bir araya getirip, bunların peşpeşe sunulması değil. Tiyatro festivali, tiyatronun çok ama çok geniş bir yelpaze yayılan bir alan olduğunu, kendini sürekli geliştirerek yenilenen bir sanat olduğunu ve tiyatro yapmanın binlerce yolu yordamı, yöntemi olduğunu gösterebilmenin de yolu... Farklı görüşlere yer vermenin ve çağdaş, evrensel bir platformda bir tartışma ortamı yaratmanın da yolu...

Farkındasınız herhalde: Türkiye'de medya, televizyonuyla basınıyla, beğeni düzeyimizi sürekli aşağılara çekme yarışında. Yoz ve kolay olan bol bol alkışlanıp, ha bire, tekrar tekrar , örnek olarak önümüze sürülmekte. Önce beğenmeyip, eleştirdiğimize, bir de bakıyoruz alışır olmuşuz, umursamazlık yerini kanıksamaya bırakıyor. Böyle bir ortamda Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali daha bir önem kazanıyor . Çünkü festivalin standardı , nitelik çıtası yüksek.

Ben her tiyatro festivalinde bir kez daha insanoğlunun yaratıcılığına, düş gücüne, yapıcılığına, özgür düşünme yeteneğine, beni hayran bırakan birkaç oyun buluyorum. Eh, bu da sanatı başkalarına musallat etmek için yeterli bir neden bence.

Evet İstanbul Tiyatro festivali bu akşam başlıyor.

Bu yılın Onur Ödülleri , onu çoktan hak etmiş iki insana gidecek:

Tiyatromuzun karınca çalışkanlığındaki eşsiz emekçisi, hem tiyatromuzun hem de sinemamızın usta oyuncusu Şükran Güngör'e ve yazdığı oyunlarla, kuramsal çalışmalarıyla Avrupa Tiyatrosuna eleştirel , sorgulayıcı bir bakış getiren ünlü yazar Tankred Dorst.

Açılış oyunu , "Nazım'a Armağan". Festivalin kendi prodüksiyonu. Metni, Nazım'ın şiirlerinden Genco Erkal oluşturdu, sahneye koydu. Ve oyunun inanılması güç bir kadrosu var! Düşünebiliyor musunuz ilk kez Yıldız Kenter'le Zeliha Berksoy'u, Işık Yenersu'yla Zeynep Tanbay'ı, Ayla Algan'la Jülide Kural'ı, Tilbe Saran'la ,Sema'yı ve Zuhal Olcay'ı ve Genco Erkal'ı aynı sahnede göreceğiz. Her biri çok değerli, bu dev isimler, bu "star"lar tüm birikimlerini omuzlayıp nasıl bir araya gelebildi , ben hala inanmakta güçlük çekiyorum....

Bu akşamı beklerken, önümüzdeki günleri değerlendirmeniz için haydi tiyatroya diyorum.

18 Mayıs 2002

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.