Menü

Geleceğe ve çağdaşlığa yatırım…


22 Ağustos 2008 - Zeynep Oral -

(Leyla Gencer Şan Yarışması için geri sayım başlıyor… )

Geçen hafta bu köşede “Aydınlığın Beden Sesi” yazımı okuyanlar yaz sıcaklarının başıma vurduğunu ya da  ülke gelişmeleri karşısında mantık akıl dengemi yitirdiğimi sanmış olabilirler…  Yakında İstanbul’da izleyeceğimiz Alvin Ailey Dans Topluluğu’ndan söz ederken, işte fotoğrafta yeryüzünün  belki de en “güzel” kadın siluetine sahip  Judith Jamison diyorum. Oysa siz fotoğrafta yine ırkının güzel ama erkek temsilcisini görüyorsunuz. (Tamam erkek kadın giderek birbirine benzemeye başladı ama bu kadar da değil!) Alvin Ailey’in  “Aydınlanma” adlı en ünlü eserinin tüm topluluğun katılımıyla  tabutu başında saygı duruşu niyetine tekrarlandığını göresiniz diye işte fotoğrafı diyorum. Siz arayın ki bulun “Aydınlanmayı”… Hayır henüz sapıtmadım! Teknik bir yanlışlık oldu! (Bu hafta doğrusunu yayınlıyoruz.) Okurlardan özür  dilerken 17 Eylülde başlayacak temsillerin biletlerinin yarın satışa çıktığını belirteyim.

Onsuz ve onunla  

Boğazın sularına karışan küllerle Leyla Gencer’in yaşam öyküsü sonlanmış olabilir  ama onun müzik tutkusu,  çağdaş evrensel değerleri yüceltmesi  ve  geleceğe yatırım yapma azmi devam ediyor.

Nasıl mı? İşte “Uluslararası Leyla Gencer Şan Yarışması” … Önümüzdeki hafta İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve La Scala Akademisi işbirliğiyle İstanbul’da gerçekleştirilecek.

Leyla Gencer’in yakın dostu ve  Türk Operası’na sonsuz emek vermiş  Aydın Gün’ün çabalarıyla ilk kez 1995’de gerçekleştirilen   bu yarışmanın,   bu yıl beşincisi yapılıyor.  Doğuş Grubu ve Garanti Bankası sponsorluğunda, Borusan Holding'in katkılarıyla gerçekleşen bu olay , Leyla Gencer’in “misyonum” dediği  düşüncesiyle bütünleşiyor. Bu misyon,  çağdaş kültür bayrağını elden ele yarınlara  taşımaktan başka bir şey değil.  Genç kuşaklara  yeni olanaklar tanımak,  geleceğin sanatçılarını keşfetmek, onlara yeni yollar açmak,  o yollarda ilerlemelerini sağlamak ve  onları yeryüzünün ortak  kültür ve  müzik uygarlığının bir parçası kılmak…

Yarışmanın ön elemeleri Milano’da  La Scala’da  yapılmıştı. O zaman Leyla Gencer hayattaydı. Onun başkanlığında çeşitli ülkelerden 137 şancının başvurusu değerlendirilmiş ve İstanbul’daki yarışmaya katılmaya hak kazanan 16 ülkeden 40 yarışmacı belirlenmişti.  

Şimdi aramızda değil. Ama bence bu yarışma sürdükçe, her zamankinden çok aramızda olacak. Çünkü bu yarışma,  çağdaşlık düzeyini yakalamak yolundaki adımlardan biri. Çeyrek finaller  izleyiciye kapalı,  yarı final (28/08 Cemal Reşit Rey Salonu )   ve final (30/08 Aya İrini) izleyiciye  açık yapılıyor. İkisini de kaçırmayın harika bir deneyim ve zenginlik kazanacaksınız!  

Her yarışmanın önemini ve seçkinliği belirleyen,  katılımcılar kadar jüri üyeleridir de... Bu yıl da karşımızda dünya çapında bir jüri var.  La Scala Tiyatrosu Genel Müdürü ve Sanat Yönetmeni Stéphane Lissner (Jüri Başkanı), Teatro del Maggio Musicale Fiorentino Sanat Yönetmeni Paolo Arcà, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Baş Rejisörü Yekta Kara, Sferisterio Opera Festivali Sanat Yönetmeni Pier Luigi Pizzi, Napoli San Carlo Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Yardımcısı Gianni Tangucci ve Valencia Opera ve Tiyatrosu Sanat Danışman Vincenzo de Vivo’dan oluşuyor.

Sarıgül’e sesleniyorum

Anımsayacaksınız bir de  Şişli Belediye Başkanı  Sarıgül’ün  sahip çıktığı bir proje var. Leyla Gencer’in  hayattayken onayladığı,  Huşper Akyürek tasarımı olan heykel…  Yıllardır Leyla Gencer'in değerini bilen ve Genceri yakından  izleyen Mustafa Sarıgül,   bu  projeye Türkiye'nin aydınlık yüzü olarak  bakmış sanatçılara saygının ölümlerinden sonra değil, yaşarken  yerine getirilmesini  savunmuştu. Bu amaçla hızla yer saptanmış, (Nişantaşı'nda Maçka Parkı'nın  caddeye en yakın ucu) ve ön çalışmalar tamamlanmıştı.  

Şimdi Sarıgül’e sesleniyorum: Umarım Leyla Gencer’in sağlığında başlatılan çalışma , ölümünden sonra durdurulmamıştır. Başta Prof. Metin Sözen ve  Doğan Hızlan olmak üzere işin takipçisiyiz. Uluslar arası  Leyla Gencer Şan Yarışması günleri, (25 – 30 Ağustos) projeyi hızlandırmak, temel atmak harika bir fırsat! Ne dersiniz??? 

Haydi D-Marina’ya!

Ey ahali!  Haydi D- Marin Turgutreis ‘e diye haykırmak geliyor içimden!

Şu Bodrum yarımadasını her yaz dolduran  millet,   koca yarımadada kitapçıları yaşatamaz  barları yaşatıyor olabilir ; tepişmekten yorgun düşerek dinlenceden çoook uzak düşmüş olabilir; sanatla manatla hiç mi hiç ilgilenmiyor olabilir….  Ama yine de   bugünden başlayarak  Turgutreis  D-Marina’ya bir uğrayıverin! Hele günbatımlarında , hele akşamları! Muhteşem bir  program, olağanüstü bir şölen. (İki gün önce bu sayfalarda yayınladık, bakıverin!)  Bir de bakarsınız  siz de herkes için klasiklerin, çağdaş ve evrensen değerlerin peşine takılır oluvermişsiniz… Veeee, önünüzde bir pencere, bir pencere daha, bir pencere, bir pencere daha açılıvermiş…

Cumhuriyet- 22 Ağustos 2008

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.