Menü

Ciğerimiz Yandı. Ya Şimdi?


04 Eylül 2006 - Zeynep Oral -

Günler boyu ormanlarımızın yanışını izledik.

Ormanlar yandı, ciğerimiz yandı, soluksuz kaldık, tutsak kaldık, şaşkın kaldık. Ormanlar yanmaya devam etti…

Milas, Mumcular, Mazı, Yeniköy, Gökpınar … Gökova, Armutçuk, Esme, Beyciler ve Bayır köyleri… Katrancık, Kurşun ve Pinarardı Dağları… Sonra Marmaris, sonra Kuşadası, sonra Kaş … Yakından bildiğimiz ya da ilk kez duyduğumuz köy, dağ ve koy adları geçti alevlerin içinden… Ormanlar yanmaya devam etti…

Fesleğen Ormanları, asırlık kızıl çam ormanları , değerli Halep çamı ormanları kül oldu. Arı kovanları tutuştu. Otlar, bitkiler, çam balı ve tüm doğa nimetleri kömüre dönüştü… Ormanlar yanmaya devam etti…

Çevre Bakanı Osman Pepe’nin başka ülkelerde daha çok yanıyor, bizdeki az bile gibi açıklamaları karşısında; hızlı esen ve yangını körükleyen rüzgarlar arasında; tüm kayıplar telafi edilecektir vaatleri umudunda; yangın söndürmedeki aczimiz, araçsız gereçsiz yoksulluk ve ilkellik görüntüleri sıkışıklığında boğulup kaldık. Ormanlar yanmaya devam etti…

Orman yangınlarına Ceylan’ın cığlığı eklendi, birebir anlatımı yüzlerce satırdan ve görüntüden daha etkileyiciydi. Ceylan, Mazı köyünün sakinlerindendir. Benim bilinçli bir arkadaşımdır. İlk kıvılcımdan beri “yangın kulesi” görevini yapan , tüm yetkilerle telefon edendir. Ve şimdi “Yalan söylediler!” diye haykırandır!

“Göz göre göre, bile isteye yakıldı, tam yedi gün boyunca yakıldı. “ diyor “Ettiğim her telefona aldığım yanıt yalandı” diyor. “Gözümün önünde orman yanarken , adamlar ‘herşey kontrol altında, havadan ve karadan ekiplerimiz çalışıyor’ diyordu. Oysa insan giremez vadilerde, uçak olmaksızın sönmeyecek yangınlardı bunlar. Pazartesi öğlen 13:30da başlayan yangın , saat 15:00de Mazı’daydı. Helikopter ancak ertesi gün Salı günü geldi! “diyor.

Onu dinledikçe “yalan söylediler, sürekli yalan söylediler ” sözü içimde büyüyor, soluk aldırmıyor bana… Bu sözler, içimde , yangının tarım arazilerinde başladığı, köylülerin çağrısına rağmen orman işletme müdürlüğüne ait ekiplerin "Orası tarım arazisi, bizi ilgilendirmez" diyerek müdahale etmediği gerçeğine ekleniyor…

Pazartesi sözde kontrol altına alınmıştı yangın ama Ceylan, Salı sabah dışarı baktığında güneşi göremedi. Gökyüzünü sarı-gri bulutlar kaplamıştı. Öğleden sonra onun oralara küller, yanık yapraklar düşmeye başlayınca, kedileri-köpekleri , bilgisayar ve evrakını toplayıp arabaya bindi, Çakıllı Yalı’ya indi. Çok geçmeden çevredeki tepeler de yanmaya başladığında Yalı’da da dumandan ve sıcaktan nefes almak olanaksız hale geldi. Arabayı bir başka kıyıya çekti. Salı gecesi Yalı’ya bir arazöz gelip, olası yangına karşı beklemeye başladı. Ancak aşağı Mazı da yanmaya başlayınca arazöz çekip gitti. Geceyi geçirmeye çalıştığı otomobilde giderek soluk almak zorlaşıyordu. Kediler kendilerini camlara vurmaya başlayınca , yeniden başka yollar aradı.

Ceylan’ı dinliyorum : “Salı, Çarşamba, Perşembe bütün gün helikopter çalıştı.

Cuma-cumartesi-pazar yer yer yeniden dumanlar-alevler yükseldi ama helikopter gelmedi. Günler boyu hiç yılmadan en büyüğünden en küçük yetkiliye cep telefonlarından ulaşıp sürekli bilgi verdim. Telefonlarda hep yalan söylediler! “

Yangın söndü. Geriye Mumcular’dan Mazı’ya giden yolda koca bir kara leke, Ceylan’ın yüreğinde koca bir isyan bıraktı. Bu yedi günlük kasıtlı ihmalin sorumluları, hesap vermeyecek mi, cezalandırılmayacak mı diye çırpınıyor.

Yangın söndü ama muhtar efendi en rüzgarlı günde çöp yakmayı sürdürüyor hala…

Yangın, doğal afet olabilir. Ama Tanrı doğal afetle cehalet arasındaki farkı idrak edecek akıl mantık vermiş insanoğluna. Sorumluluklarını, görevlerini yerine getirmeyenlerden hesap sormadıkça, yüreğimiz, ciğerimiz daha çooook yanar!

3 Eylül 2006 - Cumhuriyet

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.