Menü

Çember Daralırken Türk Ceza Yasası...


18 Ocak 2004 - Zeynep Oral -

Siz de farkında mısınız, dünyanın bir yarısında politik iktidarların kadınlar üzerinden, kadınları kullanarak, kadınları ezerek, kadınları yok sayarak, kadınları cezalandırarak (hatta öldürerek) politika üretmeleri, iktidarlarını güçlendirmeleri aldı başını gidiyor… Çevremizdeki çember gittikçe daralıyor. Halkı Müslüman olan ülkelerden söz ediyorum.

Şu son bir yılın ya da bir haftanın haberlerine göz atın:
Afganistan, (hani ABD'nin özgürlüğe ve demokrasiye kavuşturduğu Afganistan) yeni anayasasını ilan etti. İlk maddelerden biri, dini yasaların , her yasa ya da kuralın üstünde olduğu…Televizyonda kadın şarkıcıya ancak iki gün tahammül edilebildi.

Malezya'da, şeriat kanunları yalnız bir eyalette, Terenganu'da geçerliyken, şimdi tüm ülkede geçerli olması için baskı var.

"Recm" cezasıyla en çok gündeme gelen Nijerya'da, kadınların taşlanarak öldürülmesi sanırsınız ki, İslam'a ilişkin bir şey. Oysa değil. İslam öncesi bir geleneği, 2000 yılından sonraki köktendinci yönetim yasallaştırdı.
Iran'da , reformcuların verdiği savaşı hep birlikte izliyoruz.

Irak'ta (hani ABD'nin özgürlük ve demokrasi getirmek için işgal ettiği Irak'ta) Geçici Hükümet Konseyi, birkaç gün önce , Baas Partisi'nin uyguladığı Medeni Yasayı iptal etti. Yerine her dini toplumun, dini liderinin denetleyeceği, dini yasaları getirdi. Buna göre bundan böyle evlilik, boşanma, miras, çalışma, mal edinme, konut, aile, farklı dini inançlara göre düzenlenecek…

Irak'ta kadınların bir haftadır sürdürdükleri isyan ve protesto şu noktada yoğunlaşıyor: Geçici Hükümet Konseyi'ni atayan, ABD yönetimidir. İşgalci güçlerin işgal ettikleri ülkenin anayasasını değiştirmesi, Lahey sözleşmesine aykırıdır.

Bizdeki yangın

Evet çevremizdeki köktendinci çember sıkışırken gelelim bize:

Türk Ceza Kanunu Tasarısı, Meclis Alt Komisyonu'nda tartışılmakta…Ve bu köşenin okurları gayet iyi biliyor ki, alt komisyonda, "namus cinayeti", "töre cinayeti" diye adlandırılan rezilliği, dehşeti, vahşeti hala görmezlikten, bilmezlikten gelenler var. Üstelik direnmekte ısrar ediyorlar!

Bu vahşeti işleyenler, "haksız tahrik" diye ceza indiriminden yararlandıkça, bu cinayetlerin sonu gelmeyecek.

Geçen hafta bu maddede (madde 31) "haksız tahrik" yerine "haksız fiil" ifadesi benimsendi. Ancak bu ifade yoruma açık ve namus cinayetlerini önlemeye yeterli değil. Eğer karılarını kızlarını, gelinlerini, eltilerini, baldızlarını ,yengelerini, "aile namusunu" kurtarmak için öldürenlerin ceza indiriminden yararlanmalarını önlemek istiyorsak şu ifadeye açıkça yer verilmeli: "NAMUS CİNAYETİ FAİLLERİ HAKSIZ FİİL HÜKMÜNDEN YARARLANAMAZ!"

Yine, kasten insan öldürmeyle ilgili maddeler tartışılırken, "ani kasıt" halleri dışında tüm öldürme suçlarına müebbet hapis cezası öngörüldü. ("Ani kasıt"? Karım , bir başka erkeğe baktı, aniden sinirlendim, geberttim…)

Bu maddeye (Madde 136) ağırlaştırıcı neden olarak "kan gütme saikiyle" işlenen cinayetler eklendiği halde, kadınların iki yıldır ısrarla üzerinde durdukları "namus saikiyle işlenen cinayetler " lafı eklenemedi…

"Ağırlaştırıcı" nedenler arasında nükleer ya da biyolojik silah kullanmak, su baskını ya da yangına neden olmak gibi olasılıklara yer verildi. Ama her ay onlarcasına tanık olduğumuz "namus" adına işlenen cinayetlere yer verilemedi. Sanki bu ülkede böyle bir şey yok!

"Töre"yse söz konusu olan, "kan gütme" de töre… Ama bizim ülkemizde kanunlar törenin üzerinde bir güç değil mi! )

Öyleyse bu maddede sayılan ağırlaştırıcı haller arasına "NAMUS SAİKİYLE" işlenen cinayetler de eklenmeli.

TCK Kadın Platformunun dediği gibi : " Devletin hiçbir şekilde namus cinayetlerine müsamaha göstermeyeceğine işaret eden ibarelerin Türk Ceza Kanunda yer alması" , bu vahşeti önlemenin ilk önemli adımı.

Türkiye Cumhuriyetinin geleceği, demokrasi ve insan hakları açısından kaçınılmaz bir gereklilik. On yıllardır değiştirilmesi için savaş verdiğimiz Ceza Yasası değişiyor. Elimizdeki bu fırsatı değerlendirmenin tam zamanıdır.

18 Ocak 2004- Cumhuriyet

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.