Bunlar normal mi?
16 Temmuz 2026 - Zeynep Oral -
Araya başka konular girdi. Geriye dönüşlerle işte içimde kalanlar:
Ülkenin başkentinde, ortada henüz hiçbir eylem yokken, “eylem yapabilecekleri” gerekçesiyle 225 kişi bir sabah gözaltına alındı. Savcılık verilerine göre 178’i tutuklandı. Aralarında gazeteciler, akademisyenler, avukatlar, sendikacılar, dernek üyeleri var. Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar vardı. Yaşları 60 ile 79 arasında değişen TEMA gönüllüleri terör soruşturması kapsamında tutuklandı.
Bu normal mi?
70’li yaşlardaki doğa gönüllüsüne sorulan sorular şunlardı: “Kod adın nedir?”, “Silah eğitimi aldın mı?” Verilen yanıt gazetelere geçti: “Biz kendimizi toprak, yaprak, bayrak üçlüsüyle tanımlarız.”
Bu sorular normal mi?
Ankara Valiliği, 28 Haziran’dan 10 Temmuz’a dek kentte her türlü toplantı, gösteri ve basın açıklamasını yasakladı. On üç gün. Koskoca başkentte, anayasal bir hak, askıda.
Bu normal mi?
Tam da Trump’ın, Erdoğan’ı ne denli sevdiğini anlatırken, Rahip Brunson’ı dünya âleme yeniden anımsatırken Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Kimse bize yargımız hakkında parmak sallayamaz” demesi...
Bu normal mi?
DÜNE DAİR
Dün 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin 10. yıldönümüydü.
Önce “muhterem hocaefendi”, “büyük düşünür”, “bilge kişi”, “Bu milletin maddi ve manevi değeridir” dediler. Ne isterse verdiler. Beslediler, semirdiler, semirdiler, büyüttüler... Sonra tu kaka bellediler, düşman bellediler, alçak bellediler. Vatan haini dediler. “Meğer aldatılmışız, kandırıldık” dediler.
Bu normal mi?
Yargıda, basında, medyada, memurda, işçide, emekçide, yoksul halkta ne kadar FETÖ’cü varsa topladılar, zindana tıktılar. Ama ona kul köle olan siyasetçilere, ne istedilerse verenlere dokunmadılar!
Bu normal mi?
Desenize bu FETÖ’cüler yaşamımızın her alanına sinsice sızmış ama sadece iktidardaki siyasetçilerin arasına girememişler!
Bu normal mi?
GELECEĞE DAİR
Tamam yukarıdakiler geçmişte kaldı. Şimdi geleceğe bakalım, çocuklarımızın yarınını ilgilendiren bir karara.
Milli eğitim bakanı açıkladı: Yeni müfredatta “Kurtuluş Savaşı” ifadesi kaldırılıyor, yerine yalnızca “Milli Mücadele” denecek. Bakan gerekçeyi şöyle ifade etti: “Neden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı.”
Neden mi kurtulduk sayın bakan?
İşgalden kurtulduk. İzmir’e çıkan, Antep’e, Maraş’a, Urfa’ya giren ordulardan kurtulduk. Sevr’den kurtulduk. Bu kurtuluşu Mustafa Kemal ve arkadaşları, bu halkın çarıklı Mehmet’i, kağnısıyla cephane taşıyan Elif’i canıyla ödedi.
Hepsi bu değil. Osmanlı Sarayı’nın Anadolu’yu sömürmesinden kurtulduk. Halkı cahil bırakmasından kurtulduk. Teokratik rejime kul olmaktan kurtulduk.
Ve bir belge var ki bu tartışmayı kapatır: Onuncu Yıl Nutku’nun kendi el yazısıyla taslağında Atatürk, önce “İstiklal Savaşı” yazmış; sonra “istiklal” sözcüğünün üstünü çizip yerine, kendi eliyle, “kurtuluş” yazmıştır. O tarihi konuşma da öyle başlar: “Kurtuluş Savaşı’na başladığımızın on beşinci yılındayız.” Yani “Kurtuluş Savaşı” adını, o savaşı kazanan insanın kendisi koymuştur.
Evet, o kuşak “Milli Mücadele” de derdi, “İstiklal Harbi” de sözcüklere itirazım yok. İtirazım gerekçeye: “Neden kurtuluyoruz” sorusuna!
Neden kurtulduğu unutturulan bir kuşak, neyi kaybedebileceğini de bilemez.
“Kurtuluş” sözcüğü ideolojik bir tercih değildir; bu milletin yaşanmış tarihi, kurucusunun kendi el yazısıdır. O sözcüğü ders kitabından silmek tarihi değiştirmez. Yalnızca çocuklarımızı kendi tarihlerinden koparır.
İstediğiniz kadar Vahdetti’nin İngiliz gemisine binip kaçtığını ders kitaplarından çıkarın. Bu milletin hafızasından geçmişi silemezsiniz.
Gözaltılar biter, davalar kapanır ama hafızasından koparılmış bir kuşağın telafisi yoktur.
İktidarın tarihi değiştirme çabası normal mi?
Siz de sorun. Evde, işte, otobüste, sofrada... Yaşadıklarınıza dair sorun: Bu normal mi?
Paylaş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Zeynep Oral
Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı.
Arama Yapın
Kategoriler
EdebiyatTiyatro
Plastik Sanatlar
Kadın Olmak
Memleket Hali
Müzik
Sinema
Çevre
Tüm Kategoriler