Menü

Buluşmalar…


21 Haziran 2009 - Zeynep Oral -

“Fransa’da Türkiye Mevsimi” tartışmaları … Osman Karaca   ve Aydın Boysan yıldönümü buluşmaları… Sevgi ve saygıya hasretlik durumları…
                                                         
Fıkra malum:  Cehennem kuyularının başında zebaniler , çıkmak isteyeni kafalarına vura vura geri ateşe yollarlar. Bir kuyunun başında zebani falan yoktur. Yeni gelen neden diye sorar. Yanıt: Orası Türklerin bölgesi. Nasılsa birbirlerini aşağı çeke çeke, kimsenin buradan çıkmasına izin vermezler!

Son zamanlarda sık sık düşünüyorum bu fıkrayı!

Hayır sadece içinde yaşadığımız bu hastalıklı politik ortam için söylemiyorum bunu…

Nicedir  sanat ortamında da bu şiddet, öfke, nefrete tanık oluyorum. Birinin başarısı, bir başkasının mutsuzluğuna, öfkesine dönüşüyor. Oysa tam aksi olmalı!

Hiç unutmuyorum, Leyla Gencer’i yitirdikten sonra tanıdığım biri, (üstelik bilim adamı,yazar) benimle karşılaştığında alay ederek  “yüceltin, yüceltin bu kadını, bakalım daha ne kadar yüceltebileceksiniz!”  demişti! (Acaba Gencer’i değil de, kimi yüceltmemi yeğlerdi???)

Sevgi, Saygı, Emek,Üretim

Geçen hafta içinde iki buluşma   beni tüm bu düşüncelerden uzaklaştırdı.

Osman Karaca’nın ONK Ajansı’nın 50. yıldönümüydü.  O kutlamada sadece, Türkiye’ye telif hakları konusunu getirmiş, yerleştirmiş, uygulamış bir öncüyü, Osman Karaca’yı  değil,  onun şahsında ve ekibi aracılığıyla  aynı zamanda  sanatı, kültürü, birikimi, yaratıcılığı, emeği  yüceltiyorduk. Sanatçının haklarını, emeğinin,  alınterinin hakkını yüceltiyorduk. O buluşmada birbirinden  farklı kuşaklar birbiriyle kucaklaşırken, en çok, en çok , dostluğu, sevgiyi, saygıyı yüceltiyordu.

Bir başka kutlama Aydın Boysan’ın 89. yaş günüydü. O buluşmada da yüceltilen, yaşı kaç olursa olsun, sonsuz bir dinamizmle üretmekten vazgeçmeyen, kitaplarıyla genç kuşaklarla ondan öncekiler arasında köprü görevi kuran, üretmekten sonsuz tat alan, yeryüzüne gülümseyen gözlüklerle bakan bir insanın enerjisi, çalışma, üretme gücüydü.

Her iki buluşmada da sevgi ve saygının temelinde yatan, yok etmeye değil, yaratıcılığa; tüketime değil üretmeye,  emeğe ve insana duyulan inançtı.

 
Nicedir kavga etmekten, birbirimizi yemekten, “aşağı çekmekten”,“sevgi ve  saygı ; emek ve üretim  gibi  kavramları unutmuştuk…

Eklemeden edemeyeceğim: Önceki akşam Aya İrini’de muhteşem, harikulade, olağanüstü bir konser vardı.  Anne-Sophie Mutter, Lynn Harrell ve André Previn konserinin “anahtarı” bence iki sözcükte yatıyordu: SEVGİ ve SAYGI. Bu üç ustanın,  eserleri yorumlarken neredeyse elle tutulur, gözle görülür, yürekle duyulur biçimde sahneye ve ilişkilerine egemen olan sevgi ve saygı…

Fransa’da Türkiye  Mevsimi

Tartışmaları belki izlemişsinizdir. Sarkozy’nin  tavrı ve tutumu yüzünden  Fransa’da Türkiye  Mevsimi “tehlikeye” girmişti.  Erdoğan  “gerekli görmüyorum” demiş,  Abdullah Gül de  bu olaya finansman sağlayacak şirketlerin yemeğini son anda iptal etmişti! (Ne büyük yanlış!) 

Şimdi resmi açıklama, Kültür Bakanlığından tamam Fransa’da Türk Mevsimi yapılacak diye geldi. 1 Temmuz 2009 – 31 Mart 2010 arasında 40 kentinde 400 etkinlik düzenlenecek. 

Bence yapılması doğru karar! Yalnız Sarkozy değil, Avrupa’da nice lider Türkiye’ye karşı çıkıyor. Bu etkinlikler hükümetlere, hükümet başkanlarına değil,  ülkenin halkına yapılıyor.  Yeter ki  Fransa’da Türk Mevsimi, Fransa’daki Türklere ve Kürtlere  değil,  orada yaşayan  Türkiye’den  olmayanlara yönelik olsun!  


Doğru karar. Avrupa’nın faşizme kayması, çifte standardı, tamam herkesi bezdirdi! Ancak buna karşı koymanın yolu, ilişkileri kesmek, daha çok içe kapanmak değil,  aksine daha sıkı mücadele etmek; onlar gibi bizim de eleştirdiğimiz yanlışlarımızı gidermeye çalışmak olmalı.

Doğru karar. Ama elbet ne sunacağımız, sadece gelenek, tarih mi yoksa çağdaş ve yaratıcı yüzümüz mü, bu da çok belirleyici olacak.

 

Cumhuriyet- 21 Haziran 2009

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.