Bayramda cam kırıkları…
14 Kasım 2004 - Zeynep Oral -
Ülkem ülkem , tuhaf ülkem… Korkunç ülkem, muhteşem ülkem , zalim ülkem, amansız, insafsız, acımasız ülkem… Bana benden başka dost yoktur derken, en yıkıcı darbeleri kendine vuran ülkem… Milyar dolarlık hırsızları bırakıp, baklava çalan çocukların peşine düşen; katilleri salıverip, defterine ya da duvara “savaş değil barış istiyoruz” yazan çocukları cezalandıran ülkem…
Okumuşsunuzdur, hem Cumhuriyet’te hem birçok gazetede vardı haberi. Top oynarken okul camını kırdıkları gerekçesiyle beş çocuk hakkında dava açıldı , çocuklar bir ila yedi yıl arası hapis cezası istemiyle yargılanıyorlar!
İMDAAAAAT!
Şaka değil, korku filmi değil, ülkemde yaşanan ve yaşanmakta olan bu…
Olay Manisa’da yaşanıyor. Manisa’nın Ahmetli ilçesinde.
Manisa… Adı “Manisalı çocuklar”la anılan bir kent.… Manisalı çocuklara yapılan işkence…Unutmadım, kimse unutmadı… İşkenceyi yapan polisler adreslerinde bulunamadı… Bitti, geçmişte kaldı diyemezsiniz. Hiç bir şey bitmedi… Geçmedi. İzleri geçmedi. Geçmiyor. Geçemez…
Ahmetli ilçesi Gazi İlköğretim Okulu’nda, bahçede top oynayan çocuklar , adlarının, kimliklerinin, kişiliklerinin medyada iki harfe dönüşeceğini akıllarına hiç getirmemişlerdi.
M.B. 12 yaşında… A.A. 12 yaşında… F.A. 13 yaşında… Y.M. 13 yaşında… R.A. 15 yaşında…
Top oynarken cam kırılıyor. Benim merak ettiğim camın nasıl neden kırıldığı değil. Benim merak ettiğim, çocukları, cam kırdı diye polise, karakola şikayet eden Okul Müdürü Hamide Selvilitepe’nin ; çocukları karakola götüren polislerin; şikayeti savcılığa taşıyan Emniyet yetkililerinin; soruşturma başlatan savcının; müdür şikayetini geri alsa da devlet malına zarar vermek suçundan dava açılmasına, davanın görülmesi yönünde karar alan hakimin, işi mahkemede hesaplaşmaya vardıranların çocukları olup olmadığı…
Tanrı aşkına, sakın hukuk, mukuk, guguk, mevzuat falan demeyin. Hukuktan değil insan olmaktan söz ediyorum. İnsan olmaktan, yani aklı kullanmaktan… İnsan olmaktan, yani duyarlılıktan…
Sahi çocukları yok mu? Kendileri hiç çocuk olmadılar mı? Top oynarken kırılan camla , polis, karakol, emniyet, savcının, hakimin ne ilgisi olabilir? Ne ilgisi olabilir ki? Kırılan camla olsa olsa, anne ve babanın ya da öğretmenin ilgisi olabilir!
Birkaç gün önceki ilk duruşmaya , o saate okulda , derste olduklarından, çocuklar getirilmedi. Avukatları onları temsil etti. Ve dava ertelendi.
Okulun penceresindeki kırık cam değiştirilir.
Değiştirilmesi güç olan bu zihniyet. Şiddeti yaygınlaştıran, şiddeti çoğaltan zihniyet. Birbirimize, ama en çok çocuklara karşı acımasızlık, hainlik…
Değiştirilmesi güç olan, karakola götürülen çocukların , dava hazırlık aşamasında işledikleri “suç”un ve sonuçlarının farkında olup olmadıklarının saptanması için okuldan alınıp hastaneye götürülen çocukların , mahkemeleri sürmekte olan çocukların yedikleri darbe…
Sahi Türkiye Çocuk Hakları Sözleşmesini imzalamıştı değil mi…
X
Bugün bayram…
Bu bayram gününde cam kırıkları yüreğimi dağlıyor.
Bugün 14 kasım…
Orhan Veli’nin ölüm yıldönümü. Onun, bir bayram sabahında çocukluğunu anımsadığı şiirini anımsıyorum: Şiirin adı “Rüya”ydı.
“Annemi ölmüş gördüm rüyamda / Ağlayarak uyanışım / Hatırlattı bana, bir bayram sabahı / Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp / Ağlayışımı.”
Hepinize iyi bayramlar diliyorum.
14 Kasım 2004- Cumhuriyet
Paylaş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Zeynep Oral
Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı.
Arama Yapın
Kategoriler
EdebiyatTiyatro
Plastik Sanatlar
Kadın Olmak
Memleket Hali
Müzik
Sinema
Çevre
Tüm Kategoriler