Menü

Başbakan ve Bakanlar İstanbul'a gelmesin!


22 Haziran 2008 - Zeynep Oral -

Başlık sizi şaşırtmasın... Yanlış anlaşılmasın...  İnanın içimde hiç bir kötülük yok! Samimiyetle ve benimseyebileceğim en iyi niyetle söylüyorum: Lütfen Başbakan ve Bakanlar İstanbul'a gelmesin!

Gelmesinler. Mecbur olmadıkça gelmesinler.  Hele hele bir açılış için, bir kurdele kesmek için, bir törende şöyle bir boy göstermek için,  bugüne dek dafalarca söylediklerini, bu kez farklı bir mekanda, spot ışıklarının altında söylemek için, hiç gelmesinler... İnanın, değmez...  İstanbul'da   yaşayanlara yazık. Onlara, kendilerine yazık!
Onlar İstanbul'a gelip de,   bir yerden bir yere gidecek olduklarında, tüm  yollar dakikalar öncesinden kesiliyor ya,  işte o  süreç zarfında...  Zaten sorunlu olan İstanbul  trafiğinin tam  felç olup işkenceye dönüştüğü zamanda... Onların geçecekleri ana caddeler boş kalsın diye,  yan sokakların,  ara sokakların cehenneme dönüştüğü anlarda... Başbakan ya da bir bakan geçecek diye ambulanslara bile izin verilmediği durumlarda... O" büyük   zevat"  geçecek diye yoldan geçiş hakkı gasp edilmiş vatandaşların  söylediklerini bir duysanız, dehşete kapılırsınız! Küfür eden, sayıp söven,  bela okuyan,  lanet eden... Hani millette yazık, ama onca küfrü, laneti  yiyen, onca öfkeye maruz kalan,  yoldan geçecek olana da yazık!

Dünyanın hiçbir yerinde böylesi görülmemiştir! Hele bizdeki gibi yarım saat öncesinden yolların kesildiğini ben  hiç bir ülkede görmedim! 70'li yıllarda kimi Afrika ülkelerinde olurdu, sonradan onlar da vazgeçtiler! Bu bize özgü anlaşılan! Millete ne kadar eziyet çetirilirse, yoldan geçecek olanın önemi o denli artıyor galiba... Yani öyle sanılıyor...

İnanıyorum ki, bu rezilliğe, bu gaspa  neden, kraldan çok kralcı geçinen işgüzarlar!  Önemli zevata yolu açmakla görevlendirilenler! Başbakan ya da  her hangi bir bakanın  “ben şuraya gideceğim, yolları kesin, bütün trafiği altüst edin, milletin anasını ağlatın, yeter ki  ben duraksamadan yoldan geçeyim"   dediğini sanmıyorum.  

Hele şimdi  Toptaş açıkladı ya, yaz ayları boyunca  hem viyadükler güçlendirilecek, kavşaklar yapılacak, hem de Ulaştırma bakanlığı Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü yenileyecek, dolayısıyla trafik daha beter arap saçına dönecek diye... Bari hiç olmazsa yaz ayları boyunca  şu ayrıcalıklı ve öncelikli hazretler İstanbul'a gelmeyiversinler!

Alice Harikalar Diyarında            

"Lütfen söyler misiniz bana, buradan ne yana gidebilirim?"
"Bu, gitmek istediğin yere bağlı" dedi Kedi.
"Neresi olursa olsun önemi yok" dedi Alice.
"O zaman ne yana gitsen olur," dedi Kedi.
Alice, sözünü açıklamak amacıyla "Yeter ki bir yere varayım", diye ekledi.
"Tabi varırsın" dedi Kedi,"yürümekten yılmazsan bir yere varırsın elbet."

İş Bankasının kampanyası var ya: Hani  karnesini herhangi bir İş Bankası şubesine götüren çocuğa Lewis Carroll'un"Alis Harikalar Diyarında" kitabı armağan edilecek... Bu kampanyayı duyduğumdan beri  Alice ile Kedi'nin konuşması aklımdan çıkmıyor...

Acayip tuhaf yaratıklar, bilinmeyen öyküler, konuşan hayvanlar,  canlanan cisimlerle karşılaşan Alice'in  muhteşem serüvenleri,  hiç kuşkusuz ona sonsuz bir özgüven kazandırırken, okurun da  düş gücünü harika bir biçimde çalıştırır... 

Bu kitabı çocukken okuyanlara benim bir önerim olacak: Bir de büyüyünce    okuyun. Farklı tatlar, farklı eleştiriler, farklı sorgulamalar yakalayabilirsiniz... 

Küçük bir sondaj yaptım: İstanbul'dan çok, öteki  kentlerdeki şubelerde   kitaplara daha çok rağbet varmış! İstanbul şımarıklığı mı desen,  İstanbul ilgisizliği mi, bilemedim...

Anneler babalar, haydi  çocuklarınızı  karneleriyle birlikte kitaplarını almaya yollayın.  Bakarsınız  Alice ile konuşan kediler tavşanlar, kitabı okuyan tüm  çocuklarla konuşmaya  başlar... Hani hiç te  fena olmaz! 

“Alice harikalar Diyarında"yı okumak gerek. En  azından,  yürümekten yılmazsan bir yere varacağımızın bilincine varmak için...

Cumhuriyet- 22 Haziran 2008

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.