Menü

Avignon 'da Yas...


19 Temmuz 2003 - Zeynep Oral -

Bundan birkaç yıl önce, Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nin , her yıl değil de iki yılda bir yapılmasına karar verildiğinde , bunu yabancı ülkelere anlatabilmekte ne büyük güçlük çekmiştik. Hele hele Fransa'ya! 2001 Yılıydı ve "Ekonomik nedenlerle bu yıl Tiyatro Festivali iptal edildi" sözlerini kimse kabul etmek istemiyordu.

Yalnız ülkesi Fransa'nın değil, dünyanın en köklü , en uzun soluklu, en geniş yelpazeli Tiyatro Festivali olan Avignon Festivali, geçen hafta başlaması gerekirken iptal edildi.

Sürpriz değildi. Ne zamandır Fransa'da Sahne sanatları çalışanlarının bağlı oldukları sendikalarla hükümet arasında pazarlıklar ve bu arada grevler sürüyordu. Yalnız Avignon değil, Fransa'da yaz aylarında sayısız kentte yer alan tüm tiyatro, opera ve dans festivallerinin geleceği belirsizdi. Ama yine de son anda ülkenin turizm gelirinde önemli bir kaynak oluşturan festivallerin yapılacağı inancı egemendi.

Fransa'da sanatçıların, sahne teknisyenlerinin çok büyük bir bölümü "free-lance" olarak çalışıyor. Bizdeki gibi belli topluluklara ya da devlet kurumlarına bir kez girdi mi, ilelebet o toplulukta, o kurumda kalmak, bir yıldan ötekine kontratların otomatik olarak yenilenmesi diye bir uygulama söz konusu değil. Anlaşmalar belli dönemler için yapılıyor ve her prodüksiyon için oyuncu ve teknik eleman alınıyor. Bu sistem gereği de sahne çalışanlarının irili ufaklı çeşitli sendikaları var ve bunlara bağlı elemanlar işsizlik sigortasından yararlanıyor. İşte geçen aylarda Fransız hükümetinin işsizlik sigortasına kimi sınırlamalar getirmesi üzerine grevler alevlendi.

Avignon, görkemli Papalar Sarayıyla , dapadar taş sokaklarıyla, üç yanı Rhon nehriyle, bir yanı 13. Yüzyıldan kalma taş surlarla çevrili bu ortaçağ kenti, sanki festival yapılacakmış gibi hazırlığı sürdürdü, festival programları açıklandı, biletler satışa çıkarıldı.

Öyle ya, 1947'de bir büyük tiyatro adamı Jean Vilar, "Tiyatro ayrıcalıklı bir zümrenin, bir avuç insanın değil, herkesin olmalıdır" deyip , tiyatro sanatının sınırlarını kalıplarını kıran, ufkunu genişleten Avignon Festivali'ni kurdu kuralı , burası tüm dünya tiyatrocularının mabedine dönüşmüştü. Normal'de 70 bin nufuslu kent, festival döneminde bunun on katı insanı barındırır ve her yer, her salon, her park, her alan , "sahne"ye dönüşürdü. Ve ben bu mabette, Mehmet Ulusoy'dan, Genco Erkal'a, Kuzgun'dan Metin Deniz'e, Kudsi Ergüder'den Ayşe Emel Mesci'ye, Lulu Menase'ye, nice Türkiye'den giden sanatçının çalışmalarını,eserlerini izleme fırsatını bulmuştum.

Bu yılki Avignon Festivali'nin özellikle görkemli (Peter Brook'tan Ariane Mnouchkine'e uzanan) bir programı vardı. Çünkü1981-84 yıllarında ve son on yıldır festivali yöneten Bernard Faivre D'Arcier'nin veda yılıydı. '68 olaylarının genç öğrencisi festivale müthiş bir dinamizm kazandırmış, çerçevesini genişletmişti.

İptal kararını açıklarken, Faivre D'Arcier, 30 Haziran'dan beri tüm taraflarla her gün tartıştığını ancak çıkış yolu bulamadıklarını belirtiyordu : Kültür Bakanlığı geri adım atmıyordu. Sendikalar kendi aralarında anlaşamıyordu. Grevler sürüyordu. Yalnız gösteriler değil, tartışma ve seminerler de tehlikedeydi. Kimi konuk topluluklar oyun alanlarını işgal kararı almıştı ve bunları polisle karşı karşıya gelmesi söz konusuydu. Domino teorisi işliyordu. Yıkılan her taş bir başka taşı yıkıyordu. "Tüm tarafların birleştiği tek nokta acı ve üzüntü" diye bitiriyordu sözlerini Festival yöneticisi... Kentin kaybı, tiyatroların kaybı, izleyicilerin kaybı, festival başlamadan satılmış 74 bin biletin geri ödenmesi işin cabasıydı.

Avignon Festivali iptal edilir edilmez ünlü tiyatro adamı Peter Brook soluğu İstanbul'da aldı. Avignon'da gerçekleştiremediği tiyatro stajını önümüzdeki yıl İstanbul'da gerçekleştirmenin yollarını arıyor.

İşte Fransa'da sahne işçilerinin ve sanatçılarının hakları gündemin başını tutarken, bizde Türkiye'de Ferhat Tunç ya da Rojin gibi sanatçıların şarkı söyleyerek ülkeyi bölüp bölmedikler sorgulanıyor.

Utanç verici.


19 Temmuz 2003

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.