Menü

Anadolu’dan Brüksel’e ...


23 Kasım 2008 - Zeynep Oral -

Sizleri bilmem ama ben hala Milli Savunma Bakani Vecdi Gönül’ün  "Bugün eğer Ege'de Rumlar devam etseydi ve Türkiye'nin pek çok yerinde Ermeniler devam etseydi, bugün acaba Türkiye   ayni milli devlet olabilir miydi?" (...)  sözünün içimde yarattığı kahredici mide bulantısıyla yaşıyorum.

Küresel BAK sivil toplum kuruluşu  bakanın istifasını istedi, aksi halde bu sözlerin sorumluluğunun hükümette olacağını belirtti ama  bizim ülkemizde haysiyet  sorunu olmadığından, kimse oralı olmadı! 

Brüksel’de edilmiş bu sözler içimi kanatmayı sürdürürken,  bir başka Brüksel haberi dikkatimi çekti.

İtiraf edeyim ki  “haber”den çok haberdeki isimlerdi  beni asıl heyecanlandıran. Bu isimlerin başında Hüseyin Sermet geliyordu. Onu yalnızca  bir virtüöz , usta bir piyanist olarak değil, aynı zamanda nice  yaratıcı ve kalıcı etkinliğe,”sürdürülebilir uygarlık” örneğine imza atmış biri olarak görüyorum.

(Sevgili Okurlar, artık anlamışsınızdır, riyakarlığımızdan, iki yüzlülüğümüzden, yalancılığımızdan, sol gösterip sağ vurmamızdan utandıkça, sanata sarılıyorum.)

Şimdi gelelim beni heyecanlandıran isimlere ve olaya:

“Barış Konseri” 

Kısaca “Barış Konseri” diye adlandırılan olay dokuz ünlü   piyanisti bir araya getiriyor.  Türk, Yunan, Kıbrıslı (Kuzeyden ve Güneyden) , Ermeni, Yahudi, İranlı, Mısırlı ve Amerikalı piyanistler...  Hüseyin Sermet, Rüya Taner, George Lazaridis, Seta Tanyel, Israel Kastoriano, Cyprien Katsaris, Nima Sarkechick, Ramzi Yassa ve David Lively...

Avrupa Birliği’nin başkenti Brüksel’de 3 Aralıkta görkemli Güzel Sanatlar Müzesi (Bozar’da )  verecekleri konserin başlığı  “Çatışmalar ötesinde Müzik”... İnanıyorum ki tüm söylevlerden, konuşmalardan  daha etkili bir icraat!

Konser programında eşleşmeler şöyle: Amerikalı Piyanist İranlı piyanistle... Mısırlı İsrailli’yle...  Kuzey Kıbrıslı, Güney Kıbrıslıyla...  Türk, Ermeni, Yunanlı piyanistler  bir arada...

Düş değil gerçek!

Önyargıları değiştirmek   

Usta bir gazeteci olan  ve bence kadın olduğu için hak ettiği değeri  görmemiş olan arkadaşım Zeynep Göğüş  iki yıl önce “TR Plus” adlı birliğini Brüksel’de kurduğunda, başarılı işler gerçekleştireceğinden hiç kuşkum yoktu.

İki yıl boyunca  düzenlediği konferans, panel, seminer , sergi gibi çeşitli etkinliklerden sonra  İstanbul 2010   çerçevesinde bu konseri gerçekleştiriyor. Yurtdışı tanıtım takvimine alınan bu konserin önyargıları kırmakta  önemli bir  rol oynayacağına inanıyorum.

Yıllardır  bilmem kaç gram insan hakları diye ölçüp duruyoruz.... Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden ha bire ceza ala ala bir hal oluyoruz.... "Bütün dünya bize düşman / Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur"la , “asmayalım da besleyelim mi” arasında gidip geldiğimiz süreçte , “Eurovisyon” ile futbol maçları arasında sıkışıp kalmışlığımızda , sanata birazcık yer açmakta çok geç kaldık. 

Ama olsun. Hiç yoktan iyidir!

İki Brüksel haberi, Vecdi Gönül’ün söylemiyle,  çok kültürlülüğü yücelten  Barış konseri  arasında gidip gelirken Ahmet Arif’in “Anadolu” şiirini düşünmeden edemedim: Eloğlu bilmez  ama bari siz bilin bu toprakların özünü:

Anadolu

“Beşikler vermişim Nuh'a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun ?

Utanırım,
Utanırım fıkaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak...
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun ?

Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım...
Görüyor musun ?

Nasıl severim bir bilsen.
Köroğlu'yu,
Karayılanı,
Meçhul Askeri...
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.(...)
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.(...)”

Hepinize  umut, sevda, düş dolu bir Pazar ve sanat ile dayanma  gücü diliyorum.

Cumhuriyet- 23 Kasım 2008

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.