Alacakaranlık!
06 Temmuz 2008 - Zeynep Oral -
Buldum! Hani önceki gün, "Ergenekon" senaryolarını okudukça Aziz Nesin'den Genco Erkal'ın derlediği "Bir Takım Azizlikler" oyunundan bir bölüm aklımda ve dilimin ucunda diyordum ya... Buldum o bölümü!
Hemen sizlerle paylaşıyorum:
"Olmaz ol alacakaranlık! Yerin dibine bal alacakaranlık! Evin ocağın sönsün alacakaranlık! Onulmaz dertlere düşesin de sürüm sürüm sürünesin alacakaranlık!
Karanlık, gecedir, her gecenin de bir sabahı olur. Alacakaranlıkların hiç yoktur sabahı, bir sürüncemedir, sürer gider...
Ne aydınlık, ne karanlık... Varsa da yok... Yoksa da var... Var gibi de yok, yok gibi de yine var...
Yasalar; hem var, hem yok... Kimine var, kimine yok... Kimi zaman var, kimi zaman yok.
İnsan haklan; hani varımsı da, yokumtrak...
Demokrasi; demokrasisimsi.
Varımtrak yokumsu... Batılımsı da doğulumtrak... İlerimsi de biraz gerimtrak...
Olmaz ol alacakaranlık! Yerin dibine bat da bir daha çıkma!
Gel ey aydınlık, gel!"
Tam şu bölümü yazdım. Birden çok korktum! Ya şu son satırı, "Gel ey aydınlık, gel!" nidasını, savcının biri "Gel ey darbe gel" diye okursa ve kimi medya kahramanları , Aziz Nesin, Genco Erkal ve onlara aracı olan beni "Darbe çağrıcılığı"yla suçlarsa... Ayıkla pirincin taşını!
"Alacakaranlık" bölümünün neden aklımdan ve dilimden düşmediğine gelince:
Şu Ergenekon soruşturmasında 13 aydan beri iddianame yok da var gibi... Var da yokumsu... Yokumtrak ama öylesine varımsı ki, insanlar bütün bu süreyi hapiste geçiriyor, hapiste hastalanıyor, hapiste komaya giriyor, hapiste ölümle kucaklaşıyor... Sonuçta şimdilik ceza varımsı, ama suç yokumsu...
Ortada çok tehlikeli sanıklar var: Tehlikelimsi, katilimsi, her an kaçakımsı, delilleri yok edicimsi, elleri kanlımsı insanlar bunlar... O nedenle yaka paça yakalanıp, kimi eller arkadan kelepçeli gözaltına alınıyorlar... Ama her nedense adresleri belli, işleri güçleri belli, kaçmaya niyetleri hiç yok. Bir telefonla gelip ifade verecek insanlar... Ama olsun belli mi olur!
Zaten bizde de hak hukuk dediğin var gibi de yok, yok gibi de yine var... Kimine var, kimine yok... Kimi zaman var, kimi zaman yok...
Hani, hükümet ve yardakçısı medya, ülkeye "demokrasi getirdi"(!) diye AKP'yi alkışlayan "liberal aydınlarımız"(!) olmuş ya da olmamış ama olabilecek darbeler konusunda yakında, Kenan Evren'le kucaklaşıp, onun derin darbe bilgilerinden yararlanıp, ondan alacakları ipuçlarıyla yeni bir potansiyel suçlu listesi, gözaltına alınacaklar listesi hazırlarlarsa hiç şaşmam!
Çünkü bu zevata göre, ordu ne kadar yıpranırsa ülke o denli güçlenir... Darbe teşebbüsünden ne kadar çok asker tutuklanırsa o denli güvende olunur... Kadınlar ne kadar çok çarşafa, türbana dolanırsa, kadınlar o denli özgür ve bağımsız olur ve o denli modernleşiriz... Referansımız din oldukça özgürleşiriz...
Eh işte, o zaman demokrasimiz ancak demokrasimsi olabiliyor. Hani Batılımsı da doğulumtrak... İlerimsi de biraz gerimtrak!
Alacakaranlık : Ne aydınlık ne karanlık! "Olmaz ol alacakaranlık! Yerin dibine bat da bir daha çıkma!"
Şu alacakaranlık dönemi bir bitse!
Cumhuriyet - 6 Temmuz 2008
Paylaş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Zeynep Oral
Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı.
Arama Yapın
Kategoriler
EdebiyatTiyatro
Plastik Sanatlar
Kadın Olmak
Memleket Hali
Müzik
Sinema
Çevre
Tüm Kategoriler