Pen Yazarlar Derneği'nden Zeynep Oral'a Ödül
06 Mart 2026 - Zeynep Oral -
“Türkiye PEN Yazarlar Derneği, 2026 Duygu Asena Ödülü’nü gazeteci, yazar, tiyatro eleştirmeni, barış eylemcisi, insan hakları savunucusu ve feminist Zeynep Oral’a dünkü törende verdi.
Zeynep Oral, uzun yıllara dayanan yazınsal üretiminde kadınların eşit yurttaşlık hakkını, kamusal alandaki varlığını ve özgürleşme mücadelesini görünür kılarken , düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmaktan bir adım bile geriye atmadı. Yargılandı, ifadelere çağrıldı ve asla düşündüklerini yazmaktan geri durmadı. Kültür gazeteciliğini hak alanına dönüştürmek için çaba gösteren Zeynep Oral sanatın ve edebiyatın özgürlükle bağını kurmakta ısrar etti. Sanatçıların ve kadınların sesini yükseltmesi ve kamusal hafızanın diri kalması, laikliğin savunulması mücadelesinde ön saflarda yer aldı.
Ulusal ve uluslararası düzeyde ifade özgürlüğü mücadelesine katkısıyla Duygu Asena’nın susmamak, geri çekilmemek, eşitliği her alanda savunmak mirasını tutarlı, dirençli ve onurlu bir içtenlikle sürdürdü ve sürdürmeye de devam etmektedir.”

ZEYNEP ORAL’ın ÖDÜL KABUL KONUŞMASI:
PEN Yönetiminden ve başkanlığından ayrılmamdan sonra bu ödül beni çok sevindirdi. Neden çok sevindiğimi üç bölümde anlatayım:
Birinci Neden: Ödülün taşıdığı isim…
Duygu Asena yı 2006’da yitirdik. Tam 20 yıl olmuş. İnanması güç. Bana daha dün gibi geliyor. O benim. akıllı, iyi yürekli, çalışkan, cesur, azimli, kahraman arkadaşım meslektaşım, yaşıtım. Ben ona “Güzel arkadaşım” derdim. . Güzelliği aklından, ruhundan, cesaretinden azminden ve çalışkanlığından kaynaklanırdı. O bir öncüydü. …
Türkiye’mizde kadın hareketi, toplumsal eşitlik mücadelesi bir yanda bilim insanlarının çalışmalarıyla geliştiyse, bir yandan da gözlem, ve deneyimlerinden hareketle bireysel mücadelesini toplum mücadelesiyle bütünleyen Duygu gibi yiğit kadınlarla gelişti.
Erkek egemen toplumumuzda maçoluğun en büyük erdem sayıldığı ortamda, kadın bedeninin, kadın emeğinin, kadın onurunun sürekli sömürülmesine karşı direnendi.
Yalnız kadınların haklarına mı?! Hayır ! Vatanın neresinde ne hak ihlal ediliyorsa , gazeteci olarak Duygu oradaydı. Ezilenin, hakkı yenenin, sesini çıkaramayanların yanındaydı. Sesi çıkmayanların, sesi oldu.
Duyguyla birlikte gittiğimiz Anadolu’nun dört bir yanındaki toplantılarda en ücra köy kasabadaki kadınların bile Onu nasıl kucakladıklarına tanıklık ettim. Ona inanıyorlardı, onu seviyorlardı. İnanıyorlardı çünkü sahiciydi, neyse oydu.!
İkinci Neden:
Duygu Asena aramızdan ayrıldıktan sonra PEN Yazarlar Derneği, her yıl kadın sorunları konusunda bilinçli çalışmalarda bulunan bir insana ya da kuruma PEN Duygu Asena Ödülü'nü vermeye başladı. . Bir gün baktım. Ödül kalkmış. Olmaz öyle şey diye kıyameti kopardım. Ve ekibimizle birlikte bu ödülü kurumsallaştırdık.
PEN Duygu Asena Ödülümüzü, 2007’de başlayarak yıllar boyu kimlere verdiğimizi gördükçe inanın adeta Türkiye’de bir Feminizm tarihi ortaya çıkıyor. Feminizmin kadının insan hakları olduğunu görenlere verdik bu ödülü. Hızlıca anımsatayım:
İlk Duygu Asena Ödülü’ Latife Hanım’’ kitabı için İpek Çalışlar’’a ‘; ’Türkiye’de kadına yönelik şiddet’’ araştırması için Ayşe Gül Altınay ve Yeşim Arat’a; ’Analar Yoldaşlar Tanrıçalar’’kitabı için Handan Çağlayan’a.. Sonraki yıl Amargi ye…
2012’de o sırada tutuklu bulunan iki bilim insanına Ayşe Berktay ve Büşra Ersanlı’ya… 2014’’de, Gezi sürecinin bir sembolü haline gelen ve örnek bir mücadele veren Mücella Yapıcı’ya…
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne , Kız çocuklarını okutmak üzere kolları sıvayan Türkan Saylan ve arkadaşlarına;
Latife Tekin ile Gümüşlük Akademisi'ne… Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi’ne… Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel'e verdik…. Medeni Yasa’nın yılmaz koruyucusu Nazan Moroğlu’ na… Her daim bıkmadan usanmadan faili meçhul olmayan cinayetlerin peşini bırakmayan, çocuklarını arayan Cumartesi Annelerine… Tüm engellemelere, yasa dışı baskılara karşın yılmadan mücadele eden “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu" ‘na…. Osman Kavala’nın eşi olduğu için değil, duruşuyla, çalışmalarıyla hepimize örnek olan Ayşe Buğra’ya… Kadınların çabasını üretimini değerlendiren Ankara- Uçan Süpürge Vakfına…. SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği başkanı Gülseren Onanç’a , araştırmacı , Sosyolog yazar Pınar Selek’e, Depremlerdeki olağanüstü çabası nedeniyle Haluk Levent ‘e ( Ödülü alan tek erkek) Direnen Boğaziçi Üniversitesinin, direnen öğrencilerine, Öğretim Üyelerine ve direnen çalışanlarına…(Oya Başak’ı anıyorum -)
Geçen yıl bu ödülü üç gazeteciye Özlem Gürses, Nevşin Mengü ve Sedef Kabaş’a verdik...
Şimdi bir bu isimlere bakıyorum, bir de bana! Biraz önce burada okunan o muhteşem ödül gerekçesine karşın , Arkadaşlar yapmayın etmeyim dedimse de pek faydası olmadı.
O gerekçede yer alan “yazınsal üretiminde kadınların eşit yurttaşlık hakkını, kamusal alandaki varlığını ve özgürleşme mücadelesini görünür kılarken, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmak” … “sanatın ve edebiyatın özgürlükle bağını kurmak”… “Sanatçıların ve kadınların sesini yükseltmek; ve kamusal hafızayı diri tutmak”, “ laikliği savunmak” gibi fiiller çok hoşuma gitti. Hatta bunları ben mi yapıyorum diye şaşırır gibi oldum.
Üçüncü Neden:
Bu ödüle çok sevinmemin bir nedeni daha var: Onu sona bıraktım! Ama kalbimde çok yer edecek.
PEN Yazarlar Derneği’nin yeni yönetimi bu yıl bu ödülü bana vermekle müthiş bir vefa örneği sergilemiş oldu…
Sadece bizim ülkemizde değil dünyanın her yerinde, hoyratlığın, acımasızlığın, şiddetin alıp başını doruklara tırmandığı bir coğrafyadayız.…
“İnsani” şeylerin , “inceliğin” , duyarlılığın, empati duygusunun, vefa duygusunun pek rastlanmadığı bir ortamdayız.
Egosu şişkin devlet yöneticilerin “ben ben” çırpınışlarıya, hak hukuk, adaleti yok saydıkları ; güç ve iktidar uğruna her şeyi göze aldıkları; insan yaşamını ve insanlık onurunu ayaklar altında çiğnedikleri bir dönemde yaşiyoruz.
Her bireyin daha çok daha çok karamsarlığa ve yalnızlığa itildiği koşullarda PEN Yönetim kurulu oybirliğiyle aldıkları bu kararla beni 2026 Duygu Asena Ödülüne layık gördükleri için onlara teşekkür ediyorum.
Ve şimdi gazeteci yazar Zeynep Oral , olarak değil, yurdunu çok seven bir Türkiye vatandaşı,80 yaşında bir kadın, bir anne ve 7 torun sahibi bir büyükanne olarak şunu söylemek istiyorum. :
Bilginin, birikimin, liyakatin, emeğin, örgütlü çalışmanın, hak ve hukukun egemen olacağı… Yalanın, talanın, cehaletin, şiddetin karanlığın, yalnızlığın, gerileyeceği, laik bir hukuk devleti, devrimci bir Türkiye özlemiyle… Bu ödülden aldığım güçle, elimden geleni yapmayı sürdüreceğim!

Paylaş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Zeynep Oral
Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı.
Arama Yapın
Kategoriler
EdebiyatTiyatro
Plastik Sanatlar
Kadın Olmak
Memleket Hali
Müzik
Sinema
Çevre
Tüm Kategoriler