" Yaşasın Savaş! "
02 Mart 2003 - Zeynep Oral -
“Gücün terörüne de, terörün gücüne de teslim olmayı ret ediyoruz”... Aylar önce “Barış Girişimi” hareketi kurulurken bu ilkeden yola çıkılmıştı. “Barışı, herhangi bir siyasal , stratejik, ekonomik, ulusal, ideolojik çıkar hesabıyla, bir araç olarak değil, başlı başına bir amaç olarak savunuyoruz.” Bu düşünce, bu inanç, tüm katılımcıların ortak paydasıydı. Savaşa karşı direnç, dünyada da Türkiye’de de yaygınlaştı. Ülkenin her yerinde her gün bu direnci ortaya koyan, birbirinden çok farklı eylemler düzenleniyor...
Bugün gelinen noktada, polisin bunları bastırma çabası bir yana , medyanın silahşör kalemleri başta olmak üzere, müthiş bir karalama kampanyasına tanık oluyoruz. Savaşa karşı durmaya çalışanlar için kullanılan sıfatlar, küçümsemeyle başlıyor; “duygusallık, aptallık, geri zekalılık, avanaklık” denilerek aşağılamayla sürüyor. Bol bol alay ediliyor, “Mantığınızı kullanın, Türkiye’nin çıkarlarıyla vicdanın ne ilgisi var” gibi müthiş(!) denklemler kuruluyor ve sonunda iş gelip “vatan hainliği” suçlamasına dayanıyor.
“Tarih yazıyoruz” diyenlerin, “vatan haini” suçlaması artık beni şaşırtmıyor. Yalan söylediklerini hepimiz biliyoruz. Beni kahreden “zaten herkes savaşa karşı, kimse savaş istemiyor, ama...” diye başlayan söylem...
O, “AMA” sözcüğünden sonra sıralanan hiç ama hiçbir gerekçe Irak’a ABD’nin yanında saldırmaya neden olamaz. Biz, “aptallığı, mantıksızlığa,duygusallığa, vatan hainliğine” devam edeceğiz. Diyeceğim , o “ama” sözcüğünün gerisine sığınanların da iki yüzlülüğü yalancılığı bırakmaları, açığa çıkmaları gerek. Yarın öbür gün onlardan hesap sorulacağında yeniden , bu kez başka “ama”ların arkasına saklanırken, tutarlı olmalarına yol açabilir.
Hafta içinde Kenter Tiyatrosu’nda , sanat dallarının her alanından savaşa karşı duran sayısız sanatçıyı bir araya getiren görkemli bir etkinliğe tanıklık ettik. (27 Şubat tarihli Cumhuriyet’te ayrıntıları okudunuz.) Orada, Zeliha Berksoy’un , Nazım Hikmet’ten yorumladığı “Davet” şiiri beni alıp “Yaşasın Savaş” oyununa götürdü. Sanatçı sorumluluğu dediğimiz şey, yalnız sözle değil, yapılan işle de ortaya konulmalı. Dostlar Tiyatrosu’nun seçimi de bu yolda. Topluluğun sorumluluğunu, içinde yaşadığımız korkunç günlerdeki duruşlarını sergiliyor.
Bir süredir sundukları “Yaşasın Savaş!” oyununda Brecht’ten Aziz Nesin’e, Euripides’den Nazım Hikmet’e uzanan birçok yazardan, şairden alıntılarla Genco Erkal’ın kurguladığı , sahneye uyarladığı ve yönettiği müzikli kabare türünde bir oyun. Savaşın yıkımları, acısı , vahşeti, çözümsüzlüğü ama aynı zamanda ahlaksızlığı müzikle şarkılarla ortaya konuyor.
Birçok yazar dedim. Aralarında Aydın Engin de var. Onun yıllar önceki” Devri Süleyman” oyununu anımsayan biri olarak, bu yeniden tiyatro yazarlığına dönüşünü büyük bir sevinçle karşıladım. “Yaşasın Savaş!” için yazdığı üç yeni skeçle, olayı günümüze taşıyor ve gülmecenin keyfini çıkararak, neden-sonuç üzerinde düşünmemize yol açıyor.
Genco Erkal- Zeliha Berksoy ikilisinin ustalığı, neredeyse 25 yıl öncesinin o unutulmaz “Brecht Kabare”sinden damıtılmış tatlar , iki genç oyuncunun Erdem Akakçe ve Alpay Atalan’ın çabalarıyla bütünleniyor. Erdem Akakçe oynadığı her oyunda, kendini aşarak, oyunculuğunu geliştiriyor, tiyatro tadını çoğaltıyor. Zeynep Tanbay iki dansıyla yine olağanüstü. Zeliha Berksoy’un söylediği “Lili Marlen”de duyarlılığın uç sınırlarına ulaşan beden şiiri, “İskemle”de, akıllardan asla çıkmayacak bir çığlığa dönüşüyor. İşkenceye karşı tüyler ürpertici dehşet bir çığlık! Şubat ayında oyuna katılamamıştı. Bugünden başlayarak bir ay boyunca yeniden oyunda.
Geçmiş savaşların izdüşümlerinden hareketle , bugün zalimin yanında yer alırsak bizi nelerin beklediğini gösteren bir seyirlik “Yaşasın Savaş!” İstanbul Karaca Tiyatroda izlemeyebilmeniz için son şansınız bu ay. Nisanda turneye çıkıyor. Elbet savaştan, savaş trafiğinden, bizi bekleyen kaostan, yolumuzu gözleyen ölümlerden yol bulabilirse...
2 Mart 2003
Paylaş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Zeynep Oral
Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı.
Arama Yapın
Kategoriler
EdebiyatTiyatro
Plastik Sanatlar
Kadın Olmak
Memleket Hali
Müzik
Sinema
Çevre
Tüm Kategoriler