Menü

"Köçekçe" … Arena di Verona'da…


31 Temmuz 2004 - Zeynep Oral -

Sevgili Okurlar, siz bu yazıyı okuduğunuzda ben, yaz aylarında müzik dünyasının, opera dünyasının yüreğinin attığı Verona' da olacağım. 82 Yıldır, her yaz, Temmuz- Ağustos aylarında, her gece, dünyanın her yanından gelip Arena di Verona'yı dolduran 15 bin kişinin arasına karışmış olacağım.

Neredeyse iki bin yıl önce Verona kentinin orta yerine yerleşmiş Arena'daki opera şölenini bundan önce de çok kez izledim. Ancak bu kez farklı bir heyecanla yola çıkıyorum. Ne programın olağanüstü niteliği, ne programa damgasını vuran Zeffirelli imzası, ne de Puccini'nin ölümünün 80inci , "Madama Butterfly" Operasının ilk sahnelenişinin 100. yıldönümü … Beni asıl heyecanlandıran işin içinde bizim de olmamız!

"Bizim" yani … Ulvi Cemal Erkin'in , İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı'nın , halk oyunlarımızın, geleneksel müziğimizdeki motiflerin, Rengim Gökmen'in, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası'nın, Ege Üniversitesi'nin ve de Antik Efes'in…
En iyisi baştan başlamak:

"Taştan Taç"


" La Corona di Pietra" … İtalyancadan çevrildiğinde , "taştan taç" demek… Bu yılki Arena programı çerçevesinde Placido Domingo'nun vereceği tek konserin başlığı, adı, bu.

Neden "Taştan Taç"? Nedir "Taştan Taç?"

Akdeniz haritasını önünüze alıp kuşbakışı baktığınızda ve yedi ülkedeki yedi antik tiyatroyu hayali bir çizgiyle birleştirdiğinizde, önünüze çıkan şekil bir taca benziyormuş. Her biri eşsiz değerde taşlardan bir taç…

Yedi ülkenin yedi antik tiyatrosu şöyle: Palmira (Suriye), Efes (Türkiye), Leptis Magna (Libya) , Pola (Hırvatistan), El Cerm (Tunus) Arles (Fransa) ve Tarragona (İspanya) …

Bu yedi antik tiyatro, bulundukları ülkelerin renkleri ve sesleriyle Verona'daki arenaya taşınacak 4 Ağustos akşamı...

Projenin fikir babası ünlü sinema, tiyatro ve opera yönetmeni Franco Zeffirelli. (Bu yıl zaten onun sahnelediği 3 opera var Verona'da.) Projeyi gerçekleştiren ise Mario Dradi. Yıllar önce Placido Domingo, Jose Carreras ve Pavarotti'yi bir araya getirerek "3 Tenor" dizisiyle opera sanatının popülaritesini arttıran prodüktör de oydu.

4 Ağustos akşamı , Placido Domingo konserinde , her parça arasında sahneye inecek dev bir beyaz perdenin üzerinde , yukarıda belirttiğim yedi antik kentte önceden çekilmiş film (multivizyon - mondovizyon) gösterilecek. Her antik tiyatroyu Verona Arenası'nı dolduran izleyicilere takdim edecek olan ise, Zefirelli'den başkası değil.

İzmir'in katkısı

Hemen belirtmeliyim, bu projeye Efes'in de girmesinde bence en önemli pay İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı'nın (İKSEV) . Bugüne dek sürdürdükleri Uluslar arası İzmir Festivali'nde, ödün vermedikleri nitelik ve kurdukları olumlu ilişkilerle bunu sağladıklarına inanıyorum ve bu yolda çabaları için onları kutluyorum.

Projenin Türkiye ayağındaki danışmanlığı da üstlenmiş İKSEV. Önerdikleri çeşitli eserler arasından İtalyan'ların seçimi Ulvi Cemal Erkin'in, halk müziği motiflerini kullandığı "Köçekçe" süiti olmuş.

Eseri, Rengim Gökmen yönetiminde İzmir Devlet Senfoni Orkestrası yorumluyor. Ege Üniversitesi Türk Müziği Konservatuarı Halk oyunları ekibi, elli kişilik bir grupla katılıyor.

Film çekimleri, İtalyan bir ekip tarafından gerçekleştirilmiş , yalnız Antik Efes tiyatrosunda değil, antik kentin bir çok yerinde yapılmış.

Nasılsa konseri izledikten sonra Efes'in yanı sıra, tüm tiyatroların katılımlarını da sizlerle paylaşacağım. Şimdilik programa baktığımda , örneğin İspanya'dan Jose Carreras'ın, Libya'dan Büyük Sahra Halk dansları topluluğunun yer aldığını, Şam halk oyunlarını "Norma"dan aryaların izleyeceğini görüyorum… Çok renkli , çok sesli bir kucaklaşmayı görüyorum.

Buradan hareketle daha nice kucaklaşmalar düşlüyorum…

Yeryüzünde farklı kültürlerin, farklı birikimlerin, birbirini yok etmeye çalışmadan da var olabileceklerini , varlıklarını sürdürebileceklerini görüyorum. Daha güzel ve şiddetten arınmış bir dünyanın da mümkün olabileceğine yeniden inanmaya başlar gibi oluyorum…

Canlı Yayın bize yok

Placido Domingo'ya çeşitli ülkelerden sanatçıların katılacağı; tümüne Arena di Verona Orkestra ve Korosunun eşlik edeceği konserin tüm biletleri aylar öncesinden tükenmiş.

"La Corona di Pietra"nın bir özelliği de, 4 ağustos akşamı, konserin, sekseni aşkın ülkeden canlı yayınla izlenecek olması…

Bu yazıyı yazarken, TRT'yi arıyorum. Çünkü canlı yayın konusu Mario Dradi ile TRT arasında tartışmalıydı. Şenol Demiröz'e ulaşamıyorum. Basın bürosundan, hayır TRT'nin konseri canlı yayınlamayacağını öğreniyorum. Gerekçesi: Maliyet!

Bir yandan senfoni orkestralarımızı kaparken, öte yandan TV kanallarımızı vur patlasın çal oynasın programlarının egemenliğine terk etmişken zaten aksini beklemek abes olurdu!

Olanağı olanlar, 4 ağustos gecesi yabancı kanallar arasında dolaşmaya baksın…

Ben bu akşamı beklerken ve de günlerdir, Ulvi Cemal Erkin'in "Köçekce"sindeki ana temaları mırıldanıp duruyorum…


31 Temmuz 2004

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Devamı

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.