Menü

2006

 

Üç Saat On beş Dakika...

08 Nisan 2006 - Zeynep Oral -

Üç saat on beş dakika… Üç saat on beş dakika… Üç saat on beş dakika… Bu “üç saat on beş dakika” kolay kolay terk etmeyecek beni…

Geçen hafta gençlere de söz hakkı tanısak diyordum... Sayısız gençten mektup geldi. “Siz hangi haktan söz ediyorsunuz! Kimse bize bu hakkı tanımıyor. Avaz avaz haykırsak bile kimse dinlemiyor”, diyorlardı.

 

Kimse Masum Değil!

02 Nisan 2006 - Zeynep Oral -

Çocuklar ölüyor! Çocuklar birbirini öldürüyor!
Çocuklar kavga ediyor, sinirleniyor, kızıyor, öfkeleniyor,  bunalıyor, kaçmak istiyor kaçamıyor, köşeye sıkışıyor, saldırıyor, sille tokat girişiyor, yumrukla  girişiyor, bıçak çekiyor, arkadaşının kalbine bıçak  saplıyor, arkadaşını boğazından bıçaklıyor, ölüyor ve öldürüyor…

 

Tokyo’da Tiyatro Festivali

01 Nisan 2006 - Zeynep Oral -

Geçen hafta yazımı sizlere ulaştıramadım çünkü  Asya’nın bir ucunda, eşsiz bir renk şöleninde  kaybolmuştum… Kiraz ağaçları değilse de, erikler , çoktan çiçek açmıştı.  Yeşil erikler, kırmızı erikler,  Tokyo’nun insan selini, Kyoto’nun zengin  birikimini bir renk cümbüşüne dönüştürmüştü… Düş mü görüyorum yoksa gerçek mi derken , aldığım bir davet üzerine kendimi Japonya’da bulmuştum.
Çağrı, Japon Sanat Ağı Vakfı’nın düzenlediği, Tokyo Uluslar arası Tiyatro Festivali’nden gelmişti. Bir aylık süreye yayılan festivalin birkaç günü “Eleştirmenler Gözüyle Dünya Tiyatrosu” tartışmalarına ayrılmıştı. 

 

Avrupa Tiyatro Ödülü ve Harold Pinter

19 Mart 2006 - Zeynep Oral -

Geçen hafta sonu, dünyanın her yerinden gelmiş üç yüz kadar tiyatro eleştirmeni, İtalya’nın Torino kentinde heyecanla bekleşiyorduk… Acaba,  O,  gelecek miydi?   Kimi, mutlak gelecek diyordu; kimi de yok canım, Nobel Ödülü’nü bile almaya gitmedi, buraya neden gelsin ki diye akıl yürütüyordu…

 

Tiyatroya Vefa Gecesi…

18 Mart 2006 - Zeynep Oral -

Kainatın yaşamında 50 yıl nedir ki! Göz açıp kapayıncaya dek geçiveren bir an, bir zerre, okyanuslarda bir damla…
İnsan  yaşamında 50 yıl, yarım asır, koskoca bir ömür…
Hele bu ömür, bir tutkunun peşinde koşarak, o tutkudan asla vaz geçmeyerek, ödün vermeyerek, yaşam nedenine, yaşam biçimine dönüşmüşse… Hele, sürekli  çalışmayla, emekle, alın teriyle , üretkenlikle bütünleşmişse… Hele, hele, yaşamı çoğaltmaya, sanatı çoğaltmaya, insanı çoğaltmaya ve zenginleştirmeye  adanmışsa…  O zaman bir ömür, nice nice ömürlere bedel demektir.

Zeynep Oral

Gazeteci , yazar, feminist, İnsan Hakları savunucusu, Barış eylemcisi, STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bağımlısı; çok sesli, çok renkli yaşam tutkunu… Halen Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve PEN Türkiye Yazarlar Derneği Başkanı. 

Sosyal Medya

 
© 2021 Tüm hakları saklıdır.