Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2016

 

Bir Rüya... Ya da :
Bunun adı Faşizmdir.

"Ey Sen !  Kendine gel!  Bu yol, yol değildir;  bu yöntem, yöntem değildir...   Yeter artık! Bu mantıksızlık, bu akıl dışılık,  bu korkunç gidişat, bu şiddet şu an durmalıdır!  Durdurulmalıdır!  Bunun sonu yok! "
Sesin sahibini görmeye çalışıyorum.  İmkansız. Balkon çok uzakta göremiyorum. Ama hitabet  "yeteneğinden"  kim olduğunu tahmin edebiliyorum...
 "Benim yandaşım, yani benim vatandaşım, insan müsveddesi değildir! Öfkeye yenik düşmemelidir! (ses tonu değişiyor!)    Savaş böyledir. Öfke galip gelir. Feryat ediyorum: Türkiye'ye yazık, hepimize yazık! Karlar erimeden savaşı durdurmalıyız.  Bir an önce  diyalog masasına geri dönmeliyiz...  "
 (Bir yanlışlık var. Sesler karıştı.Bunlar bir kaç gün önce  okuduğum Selin Ongun'un  röportajındaki Hatip Dicle'nin sözleri... )
 Kan ter içinde uyanıyorum.  Balkon, sesler, hepsi yok oluyor... 
 Dicle'nin " O top sesleri gelirken uyumaya utanıyorum" sözü öyle bir işlemiş ki içime artık yeniden uyuyamam...  O röportajın her satırında  çok değerli tespitler var ... Söylenenin gerisinde söylenmeyeni de düşünüyorum...

SAVAŞTAN UTANMAYANLAR

 Yaşanan  bu savaş, bu şiddet karşısında  uyumaya hepimiz utanmalıydık şu sıralar!
Vazgeçtim milletin  uyumaya utanmasından, savaştan da utanmayanlar ülkesi oldu burası!
Savaşı durdurun demek yasak!  Çocuklar ölmesin demek  artık şimdi yasak! Barış çağrısı, diyalog çağrısı yapmak yasak! Bunları söyleyenlere, bunları yapanlara  destek vermek yasak!
Kime göre yasak?  Anayasaya göre değil,  evrensel ya da ulusal yasalara göre hiç değil... Sadece ve sadece  birilerinin kışkırttığı piyonlara, emir kullarına, yalakalara, yandaşlara göre yasak! 
 Kutuplaşmadan, ayırımdan yana olanlar için; savaştan , ölümlerden  rant sağlayanlar için yasak!   

Nasıl Açıklamalı ?  

Bu savaşın durdurulması gerekliliğini haykıranların  neden  tehdit edildiklerini, neden gözaltına alındıklarını , neden evlerine baskın yapıldığını, neden her an saldırıya uğradıklarını, neden korkutulduklarını,  inanın  yabancı PEN  Dünya Merkezlerine anlatabilmekte çok güçlük çekiyoruz.
Bu tehditlerin, bu korkutmaların, her gün artan ölümlerin, savaşın yıkıntıları karşısında milleti suskunluğa zorlamanın, susmayanı cezalandırmanın , hem de yasalara göre değil keyfe göre cezalandırmanın adı,  faşizmdir.
Ama görüyorsunuz işte   çığ gibi destek geliyor  ülkenin ve dünyanın her yerinden ve her kesimden  bu şiddet sarmalına karşı...
Akademisyenlerin çıkışına dünyanın  neredeyse  tüm üniversitelerinden  destek geldi. Yazarlar, yayıncılar, gazeteciler, sanatçılar, barolar, tabipler odası, mimarlar odası, nice meslek odası, kadın kuruluşları, Ka.Der,  "Yaşamdan yanayız" hareketi ve daha nice sivil toplum kuruluşu, çağrıya katıldı.
Bu insanlar deli mi ki  korkmadan ısrarla  barış çağrısı yapıyor, diyalog istiyor, çözüm yolları için seferber oluyor...    
Nedeni  sır değil: İki  seçenek var: Ya faşizmden dikta rejiminden yana olabilirsiniz yada çoğulcu parlamenter sistemden... İkisinin  arası olmuyor. İkisi arasında her birey seçimini yapmak zorunda.
Herkes silahı bıraktığı gün uyumaktan utanmayabilir ve belki ancak o zaman güzel rüyalar  görebiliriz...


21 Ocak 2016

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri