Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2016

 

Hiç Kimse ya da

Ayni Baskıcı Erkek Kafası

Mine Kırıkkanat’ın “Hiç Kimse” adlı romanını (Kırmızı Kedi Yayınları) bir çırpıda soluk soluğa okudum. Sadece konusu, kurgusu değil, önceki kitaplarındaki gibi bunda da dili, müthiş dinamik ve gerilimli... Sizi peşinden sürüklüyor. Bu gecikmiş okumamda, kitabın son sayfasını çevirdiğim anda, aklıma yüzlerce soru üşüştü. Baktım ki gazetemizin yazarıyla bizim gazeteden röportaj yapan yok bari sorularımın ilk beşini ben sorayım dedim. İşte yanıtları: 
1. Hiç Kimse, 2013’te Paris’teki gerçek bir suikasttan yola çıkıp “roman” olarak kurgulanmış... Sence kurgu, gerçekten daha gerçek olabilir mi? Gerçek-kurgu ilişkisini nasıl değerlendiriyorsun? 
Evet, olabilir. Hiç Kimse, ancak aynı zamanda gazetecilik yapan bir yazarın kotarabileceği bir roman. Gazeteci olarak olayı çok iyi izlemiştim. Konu hakkında topladığım bilgileri sezgilerimle birleştirince ortaya bu kitap çıktı. Sezgi dediğin, profesyonel bir birikimin vizyonudur. Gerçekle kurgu ilişkisi, tam da bu: birikimin vizyonla harmanı. 
2. İktidar ve güç, suç ve cezasızlık, Türk - Kürt, kadın -erkek... Çok yönlü, girift ilişkiler... Bugün de suikastlar birbirini izliyor. Bu suikastı seçmenin özel bir nedeni var mıydı? 
Var tabii. Paris’te infaz edilen üç PKK militanı, gerek örgüt, gerekse istihbarat tarafından hem kadın, hem de Alevi Kürt kadın oldukları için rahatlıkla gözden çıkarıldılar. Ve aynı nedenle cinayetlerin üstü örtülerek feda edilebildiler. Oysa PKK’nin belki de en idealist öğeleriydiler. Yazdığım roman, aynı ideali paylaşmasam da en kolay feda edilen bu idealist kadınların hakkını aramak amaçlıdır. Türkiye’de devlet ya da terör örgütü, kadın her ortamda hep eziliyor, ezilmeyi reddeden de yok ediliyor. 
3. Yalnız tetikçi değil, derin devlet de sorgulanıyor. Hem bizdeki, hem başka ülkelerdeki... Gerçeğe çok yaklaşırsam diye hiç korkmadın mı? 
Korkmadım. Tam tersine gerçeği titizlikle aradım. Çünkü hayattan çıkardığım bir ders var: Korkmak korkmamaktan daha risklidir. Gerçek, seni tehlikeye attığı ölçüde korur da... Bu romanda da aynen böyle oldu. Kitaba ve bana saldıranların karşısına, gerçeği bilip söyleyemeyenler dikildi. Kitap, susulanın konuşulmasına yol açtı. Doğruya saldırmak güçleşti. 
4. Kitaba çok farklı tepkiler olması doğal. Kimileri devrimci Kürt kadın hareketine karşı bir girişim olarak da değerlendirdi. Kimi ne hakkı var kurucu militanları romana alet etmeye dedi. Nasıl karşıladın? 
Devrimci Kürt kadın hareketi nedir, bilmiyorum doğrusu. Bana bu yönde gelen tepkiler, daha çok dinden farksız bir şartnameyi sular seller gibi ezberlemiş, ezberlediğine sorgusuz sualsiz inanan aklı, gözü bağlı kişilerin basmakalıp klişeleri gibi geldi. Dağdan inen kimi kadın militanların anlattıkları, PKK’de de Sünni- Alevi çatışması olduğunu ve kadınların aynen T.C.’deki gibi ezildiğini gösteriyor. İster örgüt, ister devlet, her yerde aynı iktidar, aynı baskıcı erkek kafası. Ovada bunun adı töre oluyor, dağda komutana itaat. 
5. En şaşırtıcı tepki? 
Bir milletvekilinden geldi. Bana romandaki tezin doğru olduğunu, ayrıca tetiği çekenin de bilindiğini söyledi. Çok şaşırdım... 
Teşekkürler Mine Kırıkkanat. Daha nice romanlara...

16 Haziran 2016

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri