Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2016

 

            Yangın Sürüyor. Elimizde körük...

Yangın sürüyor... Atatürk Havalimanı’ndaki bombaların açtığı yangın değil sözünü ettiğim... Bugün 3 Temmuz. Dün Madımak katliamının 23. yılıydı. 
Dün devletin tüm güçleri, kurumları, denetimi, varlığına rağmen o gerici yobaz güruh, sekiz saatlik bir çaba sonunda, kendilerinden farklı düşünen her yaştan insanı, çocuk, yaşlı demeden diri diri yakmışlardı. Ne o yakanlar, ne yaktıranlar, ne kışkırtanlar, izin verenler, ne de sorumlu olanlar, hiçbiri ceza almadı. Aksine sırtları sıvazlandı. 
Bugün IŞİD’in canlı bombaları onların çocuklarıdır... 
Nasıl önlenir, ne yapmalı... Hepsi üzerine birbirinden farklı yorumlar, analizler okuyup duruyoruz. Ve çoğu kez elimizde körük seyrediyoruz...

Karşıdevrimi durdurmalıyız! 

Benim diyeceğim sadece 2 sözcük: Karşıdevrimi durdurmak! 
Her gün Atatürk ve Cumhuriyet ilke ve devrimlerini yok sayan, geriye döndürmeye çalışan uygulamalara tanıklık ediyoruz. Her gün laikliğe karşı bir adım daha... 
Atatürk Havalimanı katliamıyla aynı güne rastladığı için üzerinde hiç ya da çok az durulan en yeni örnek, “Müftülere, muhtarlara, resmi nikâh yetkisi vermek”... 
Bu kararı Binali Yıldırım“devrim” diye tanıttı partisinin grup toplantısında. Evet, karşıdevrim! 
Yine aynı günlerde, İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB), Medeni Kanun için topladıkları 1 milyon imzayı TBMM’ye gönderdi. Evlilik yaşı, resmi nikâh ve tekeşlilik kurallarının uygulanması için; Medeni Kanun’dan geriye atılan adımlara dikkat çekmek, dur demek için!

İki kahraman kadın 

Laiklikten geri atılan her adımda önce kadınların birey olma haklarının sınırlandığını görüyoruz. Buna önce AKP’li kadınların karşı çıkması beklenirken, ne yazık ki bundan çok uzağız. Birileri onlara bumerang etkisini anlatmalı... 
Ben her karşı devrim hareketine karşı sesini yükselten iki kadın görüyorum. Biri İKKB Koordinatörü Nazan Moroğlu, diğeri CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan... 
Her ikisi de Medeni Kanun’un tümden kaldırılmak istenmesine ve bizi bekleyen tehlikelere işaret ediyor. Biri Meclis’i soru önergeleriyle bombardımana tutuyor, diğeri sivil toplum kuruluşlarını harekete geçiriyor. 
Gelin görün ki iletişim araçlarının onlara ayırdıkları yer neredeyse yok gibi... Oysa ikisini de yakından izlemek, söylediklerine kulak vermek, karşıdevrimi durdurmak için ilk adım olabilir. 
Muhtar ve müftülere verilecek nikâh yetkisinden yurttaş mağduriyetine her konuda eşitlik peşinde didiniyorlar. (İnternete girip çalışmalarını izlemelisiniz.) 
Karşıdevrimi durdurmak; eşitlik, demokrasi ve çoğulculuk kültürüne sahip çıkmak; şeriatçı katliamları durdurmanın bir adımı olabilir ancak.

Bayram şekeri 

Önümüz bayram... Hani Nâzım Hikmet demişti ya, “Ve bayram bile bayram olduğuna pişman olacaktı belki...” İşte öyle günler yaşamaktayız. Ama yine de toplumsal depresyonu önlemek zorundayız... (Bu da bir başka yazı konusu.) 
Hepinize şiddetten, öç ve kinden, yobazlıktan ve yalandan arınmış bir bayram diliyorum. Bayram şekeri niyetine de Nâzım’dan birkaç dize: 
“En güzel deniz: 
henüz gidilmemiş olanıdır, 
En güzel çocuk: 
henüz büyümedi. 
En güzel günlerimiz: 
henüz yaşamadıklarımız, 
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: 
henüz söylememiş olduğum sözdür...”


3 Temmuz 2016

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri