Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar
 

Yazılar 2008

İlhan Berk

Uzun bir adamdı.
Kendi üzerine yazdığı düzyazı kitabına “Uzun bir adam” adını vermişti. 

Yaşlandıkça insanın boyu kısalır. Ama onunki hiç kısalmadı. Ya da bana öyle gelirdi…

En son karşılaştığımızda… Geçen ilkbahardı- ya Mart, ya Nisan, belki de Mayıs- ama kesinlikle Bodrum’daydı… En son karşılaştığımızda yine yürüyordu.

Onu  yolda yürürken gördüğümde önce aklıma “Yoldan Geçen Biri” şiiri takıldı. Sonra koşup onu iki yanağından öptüm, konuştuk. 90 Yaşına karşı hala çalışıyordu. Şiirlerinin yabancı dillere çevrilip yayınlanması onu çok mutlu ediyordu. İşte o gün yine gözlerinin içi gülüyordu… . Belki de önce öptüm, konuştuk;  sonra şiiri düşündüm…. Hani şöyleydi:

“Bir kırlangıç,  bir su birikintisi, bir parça gök.

Bir şiirden düşmüş olmalı bunlar.

Böyle diyordu yoldan geçen biri.”

Şu anda şu yazıyı yazarken, yine  uzun bir adam, gözlerimin önünde yürüyor. Dimdik  yürüyor,  sanki bir şiirden düşmüş gibi  yürüyor.

İlhan Berk , şiirlerine , şiirleri ona benzerdi!

Disiplinli, çalışkan, üretken, yenilikçi, birikimli , çoook birikimli , doğurgan, renkli, zengin… İmge zenginliği, duygu zenginliği, düşünce zenginliği … Şaşırtıcı, sürprizlere gebe… Bir de kıs kıs gülümseyen, afacan, humoru yücelten… Ah nasıl unuturum , üstelik erotik…  O erotizmi yalnız dizelerde değil, yaptığı resimlerde de sürdürdü…

Belki de en müthiş özelliği   çevresine, dünyaya, tüm nesnelere sevgiyle bakmasıydı…  Doğayı, kadınları, kentleri, nesneleri, şairleri, yöreleri ,  ama en çok en çok sözcükleri  sevdi. Sanki var olma nedeni sözcüklerdi!

Sevdiği kadına “ Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün”  ve “Eskitiyorum eskitiyorum  kalıyor ne kadar güzel olduğun” diyecek kadar sevdi… (Her iki dize de “Üç Kez Seni Seviyorum Diye Uyandım” şiirinden)

“Yazmak, önce kendimi , sonra da yeryüzünü varetmektir” diyordu. Yazmak, yaşama olayına sahip çıkmaktı onun için.

Cahit Sıtkı “Her mısrada bir cigara yaktırıyorsun” ;   Behçet  Necatigil “Şirimizin uç beyi”; Mehmet Fuat “Elini sürdüğü şeyi şiire çeviriyor” demişti onun için . Cemal Süreya’ya göre , “şair eleştirmendi”.

Ben ne desem eksik kalacak.  O nedenle  onun çok sevdiğim dizelerine  bırakıyorum sözü: “Dilin doğasında sözün sıfıra indiği  bir dil vardır. Dili o sınırda tutmak. Oradan yazmak…” diyerek  minimalist şiirler yazmıştı. İşte  “Avluya Düşen Gölge “ kitabından birkaç örnek:

“Yolunu şaşırır ırmak / sen geçerken // ova /dalar” (Tansık)

“Bir tümce / başını almış gidiyordu / sıkılıyordu kağıt kalem // bizi görmüyordu.” (Şair , Kağıt, Kalem)

“Bakıyor // bakmak/ birden/ o oluyor.” (O oluyor)

“Neler mi gördüm dünyada// Ben körüm/ adım Homeros” (Homeros)

“Sen /soyunasın/ diye// gece” (Sen soyunasın diye)

Bir de  yine çok sevdiğim “Güzel Irmak” kitabından “Teşekkür” adlı şiiri…

“Evet hep açık gidip gelen ağzın içindi;

Gökyüzünün o huysuz maviliği içindi;

Elma kokan bir Türkçeyle konuştuğun içindi;

Ölümün sefil, kötü belleği içindi;

Her gün Pazar kurulan o sokaklar içindi;

Saçında uykusu kaçmış çiçekler ıslattığın içindi;

Çocuklar okuldan dönüyormuş gibi sesin içindi;  

İşte bütün ama bütün bunlar için sana teşekkür derim.”

 

Cumhuriyet- 31 Ağustos 2008

 

 

     
  Geri  
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri