Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar
 

Yazılar 2008

D-Marin Festivali ve Vatan…

Bodrum yarımadasında  günbatımları, insanın içinde fırtınalar koparacak nitelikte. Turgutreis’te  D-Marin Müzik Festivali’ndeyim. Açılış konserini beklerken önce muhteşem bir gün batımı şöleni... Güneş, alev alev  bağıra çağıra haykırarak batıyor...  Uçsuz bucaksız denize gömülürken güneş, benim aklım Şükran Güngör’de ve Yıldız Kenter’de. Koya tepeden bakan Karabağ Mezarlığında dinleniyor Şükran Güngör. Çevresini zeytin ağaçları, serviler, rengarenk  bugenvilyalar, kendiliğinden bitiveren yabani orkideler. Şimdi bulunduğum tepede Yıldız Kenter’le günbatımındaki sohbetlerimizi anımsıyor ve şükrediyorum böyle sanatçılarla zenginleşme olanağı bulduğumuz için ...

Doğuş Grubunun gerçekleştirdiği  ve “dünyada bir marinadaki  ilk ve tek” olduğu çok sık vurgulanan  D-Marina Klasik Müzik Festivali’nin dördüncüsü... Ben ilk kez izliyorum. “İlk ve tek” sıfatlarından oldum olası korkmuşumdur. (70’lerde Dubrovnik ya da Port Grimaud’da izlediklerim marina içinde miydi dışında mı, geri dönüp bakmam gerek!)  Öyle ya da böyle(zaten önemli de değil), kaliteden ödün vermeyen muhteşem bir program, 4 günde 7 konser, nitelikli katılım, çevreden  geniş İlgi , olağan üstü coğrafya, festivali ayrıcalıklı ve eşsiz kılıyor!

Festivalin Sanat Yönetmeni Yücel Canyaran, ilk yıl 7 bin,  2. yıl 12 bin, 3. yıl 15 bin izleyici olduğunu, bu yıl ise 20 bin dinleyici hedeflediklerini söylüyor.Konser gelirleri Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği aracılığıyla  Anadolu’daki Güzel Sanatlar Liselerine müzik aleti bağışlarına dönüşüyor!  Bu arada Doğuş grubunun  hem eşsiz bir orkestrayı, bu akşam izleyeceğimiz Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrasını  finanse ettiğini; hem de yarın başlayacak olan Leyla Gencer Şan yarışmasına katkıda bulunduğunu anımsatayım.)

Vatan Sevgisi ve şeytan tüyü

Festivalin her yıl bir teması var. Bu yılın teması “Vatan Sevgisi” olarak seçilmiş.

Açılış Konserindeyiz:  Çok karizmatik ve orkestra elemanlarıyla birebir sıcacık ilişki kuran  şef  Klaus Weise  yönetiminde Bilkent Senfoni orkestrası ve solist Rus Maxim Fedotov , Çaykovski’nin keman konçertosu boyunca izleyiciyi “uçuruyor”! (Ayrıntılı değerlendirmeyi nasılsa Evin İlyasoğlu’ndan okuyacaksınız ben izlenimlere dönüyorum.)  “Rusyanın Paganinisi” diye tanınan Maxim Fedotov , bence şeytan tüyüne sahip.  Yumulduğu kemanıyla sahnede miydi yoksa  trapez cambazı misali gökyüzüne asılı bir ipin üzerinde mi anlayamadım! Dinmeyen alkışları  bir Paganini  parçasıyla taçlandırdı.

Klaus Weise’la kanatlanan dört dörtlük orkestradan dinlediğimiz  Grieg’in “Peer Gynt Süiti”, Smetana’nın “Vatanım”, Sibelius’dan “Finlandia”, hepsi  hem bu bestecilerin vatan sevgisini vurgulayan hem de  geniş kitleleri  klasik repertuara hemen ısındıracak parçalardı.

Nitekim bu yazı yazılırken henüz gerçekleşmemiş Moskova Senfoni Orkestrası ve İdil Biret’ten dinleyeceğimiz  Rachmaninof’un 2 no.lu piyano konçertosu da “Vatan Sevgisi” temasını uygundur... Herhalde...

Ama lütfen söyler misiniz “Vatan Sevgisi” dediğimiz  şey,  yaptığı işi en iyi yapmaya çalışmaktan öte bir şey midir?

İdil Biret ne çalarsa çalsın, ondan daha çok “vatansever” tanımıyorum... Dün akşamdan beri benim için en çok vatan sever yani Rusya sever Maxim Fedotov; en çok Almanya sever Şef Klaus Weise...  Niye takıldım böyle bu tema başlığına diye kendime sormadan edemiyorum. Belki de ülkemde “vatan sever”, “vatan haini” etiketlerinin  bolca savrulmasından; belki örneğin Mousorski’yi yücelttiğim bir yazıdan sonra  hakaret mektupları aldığımdan; belki Haçaturyan’a “Türk düşmanı” yaftası kolayca yapıtırılabilen bir ülkede yaşadığımızdan, bilemiyorum...

Bodrumlu’ların Çığlığı

D-Marin Festivalinin Açılış Konserinin arasında, tıpkı Anadolu köylerindeki gibi  “yaz gazeteci, yaz” diyerek Bodrumlu  sakinler çevremi sardı. Gerçek Bodrumlular, yaz kış burada yaşayanlar...

Onlara söz verdim, işte yazıyorum:
Bodrum  Uluslar arası  Bale Festivali’yle ,  D-Marin Turgutreis Uluslar arası Müzik Festivali  bu yıl aynı günlere  rastlamış...

Olmaz diyorlar, haksızlık bu diyorlar, insaf diyorlar ve isyan ediyorlar!
Sen bütün kış şehre bir konser, bir bale temsili gelsin diye 9 ay bekle, sonra aynı gece İspanya’dan gelen dansla, Rusya’dan gelen dev orkestra arasında seçim yapmalıyım diye kıvran!

Çok haklı  olarak diyorlar ki, zaten bu gibi etkinliklere ilgi duyanlar ayni insanlar,  iki yerde birden olamayız ki, nasıl yaparlar böyle bir düşüncesizliği! Tugutreis D-Marin’e gelenlerin aklı Bodrum Kalesi’nde; Bodrum Kalesi’ne gidenlerin aklı D-Marin’de kalıyor! Programlar çok önceden yapıldığına göre, halledilmeyecek sorun değil!

Dilerim Bodrumluların çığlığına  hiç olmazsa önümüzdeki yaz için kulak verilir!

Her iki festivali de gerçekleştirenleri, bu etkinlere emeği geçenleri, katkıda bulunanları, katılanları  kutluyorum. 

Cumhuriyet- 24 Ağustos 2008

 

 

     
  Geri  
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri