Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar
 

Yazılar 2007


Nerelerdeydik?

Gazetelerde kara çarşaflıları gören, “Aaa, yoo, insaf, bu kadarı da olmaz artık!” diye ahlayıp vahlıyor!

“Öyle mi? Peki ne kadarı olur?” diye sormamak ya da “Günaydııın! Şimdiye kadar nerelerdeydiniz? Diye sormamak için güç tutuyorum kendimi...

Bu ülkeyi yönetenler, yönetme hevesine kapılanlar, halkın inançlarını sömürüp adım adım laiklik ilkelerinden ödün verirken nerelerdeydiniz?

Bu ülkenin gençleri, 12 Eylül’den sonra “inekleştirilmek” istendiğinde, şiir yasak, kitap yasak, tiyatro kulüpleri yasak, sormak yasak, tartışmak yasak, konuşmak yasak, düşünmek yasak diye uzayıp giden yasaklar zinciri boyunca nerelerdeydiniz?

Düşüncelerinden dolayı bu ülkenin insanları tutuklanırken, işkence görürken, öldürülürken, emniyet müdürlüklerinde kazaen camdan düşüp ölürken nerelerdeydiniz?

(...)

Yani, o kadarı olurdu da, şimdi sokaktaki bu kara çarşaflıları görünce mi ayıldınız, bu kadarı olmaz artık diyorsunuz!

X

Sevgili okurlar, yukarıdaki satırlar , bugünün değil. Bundan neredeyse 20 yıl önce yazdığım bir yazının (Milliyet-19 Mart 1989) minik bir parçası...

Hem zaten eski bir olduğunu anlamışsınızdır. Çünkü günümüzde artık sokakta kara çarşaflı dolaşanları görünce ahlayıp vahlayan ya da şaşırıveren kalmadı...

Bugün geldiğimiz yerde, şu aşağıda sıralayacağım gerçekleri hiç ama hiç sorgulamamış olanları payı çok büyük. Özellikle günümüzün revaçta sözcüğüyle “sivil ve demokrat” olanların.

12 Eylül askeri darbesinden sonra 650 bin kişi gözaltına alındı. Gözetim altındakilerin tümü işkenceden geçirildi.

171 Kişi işkencede yaşamını yitirdi. (Bu sayı, İnsan Hakları Derneği’nin kesin kanıtları elde ettiği ölümlere ilişkindir. Yoksa, aynı dönemde gözaltında kuşkulu ölüm sayısı 400 civarındadır. )

12 Eylül askeri darbesinden sonra sıkıyönetim askeri Mahkemelerinde 210 bin dava açıldı. Bu davaların 71 bini TCK’nın 141 ve 142. maddelerinden; 14 bini 163. maddeden olmak üzere 85 bin kişi düşüncelerinden dolayı yargılandı.

Bu davalarda 6353 sanığın idamı istendi. İşkence ile alınan ifadeler, karar gerekçesi yapıldı. 517 insan ölüm cezasına çarptırıldı. İçlerinden 50’si ipe çekildi. İçlerinde en genci 17 yaşındaki Erdal Eren’di.

12 Eylül döneminde 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. 348 Bin kişiye pasaport tahdidi konuldu.

1402 sayılı yasayla sıkıyönetim komutanlarında , 14 bin 509 kamu görevlisi işlerinden atıldı. Ayrıca 18 bin memur , 5 bin öğretmen, 2 bin yargıç ve savcı, 4 bin polis, 2 bin subay baskıyla istifaya zorlandı.
İşkence ve baskıdan kurtulmak için 30 bin kişi Türkiye’yi terk etti. Bunlardan 14 bini vatandaşlıktan atıldı.

Liselerde din dersi zorunlu ; felsefe dersi ise seçmeli hale getirildi. Tüm ders kitapla rına “Türk – İslam Sentezi” yerleştirildi. İmam hatip kursları, okulları katlanarak çoğaldı, şeriat örgütleri desteklendi…

Bunlar olurken bugün o çok “demokrat”, çok “sivil” yanlısı olanlar neredeydi?

Bütün bu zulüm ve vahşetten en çok pay alan bu ülkenin düşünen, aydın, demokrat ve devrimci kesimiydi. Önce onlar yok edildi. Önce sol düşünceyi benimsemiş olanlar, sol düşünceye yakın olanlar yok edildi.

Kenan Evren’in “hiç pişmanlık duymadığı”nı her fırsatta açıkladığı, “tereddüt etmeden yine yaparım”, “hiç vicdan azabı çekmedim” dediği kimi gerçekler bunlar...

Demokratik bir ülkede Kenan Evren ve şürekası çoktan yargılanırdı... Uygar bir ülkede Kenan Evren’in değil böyle konuşabilmesi, ziyaretlere gidip millete el öptürmesi, toplum içine çıkabilmesi, demeçler, görüşler bildirmesi, gazetelerde boy göstermesi söz konusu olamazdı.

Ancak, 12 Eylülün öncesinde ve sonrasındaki gerçekler karşısında, işlerine fazlasıyla geldiği için susanlar, bu gerçekleri, görmezden, duymazdan bilmezden gelenler de suçlu. Ve bugün geldiğimiz yerde onarın payı büyük... İşte bu nedenle herkesin kendine şu soruyu sorması gerek:

12 Eylül gerçeğinin, o sürecin ben neresindeydim ?

Tüm çevrenize de sorun: Ya sen, sen neresindeydin?

Cumhuriyet - 16 Eylül 2007

 

     
  Geri  
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri