Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar
 

Yazılar 2007


Fazıl Say  ve İçimizdeki Çığlık !

İçimizdeki kaygı, endişe yoğunlaştıkça,  yüreğimizdeki ağırlık büyüdükçe, dilimizdeki söz, çırpınıp, çırpınıp, çırpınıp durdukça … Omuzlarımıza tünemiş sorumluluk duygusu can çekiştikçe… Sonunda   tepkimiz  bir çığlığa dönüşür!

Daha dün Sabahat Akkiraz,  " genelde laik kesime, özelde Alevilere  yönelik  ayırımcı ve baskıcı uygulamalar  bizleri  tepki vermeye, bir çığlık atmaya zorladı " diyordu…

Önceki gün, "Kadiköy Kitap Günleri"'nde Cumhuriyet Kitap standında okurların çığlıklarını duymalıydınız!  Meslektaşım Mine Kırıkkanat'ın "Uğur Mumcu'dan sonra Türkiye'nin en iyi araştırmacı gazetecisi" dediği Tuncay Molloveisoğlu'yla kitaplarımızı imzalıyorduk.  Hükümetin en ufak eleştiriye tahammülsüzlüğü, RTÜK'ün Kanaltürk'e üç gün ilan yasağı koyması, insanları isyan ettiriyor, sözü çığlığa dönüştürüyordu.

xxx

Fazıl Say'ın tepkisi de içindeki çığlığı dışa vurmaktan başka bir şey değil!

Verdiği demeç üzerine, iki gündür koparılan fırtınaya bakıyorum  ve kimi tepkilere şaşmaktan kendimi alamıyorum .

Önce şunu açıklığa kavuşturalım: Fazıl Say sadece  dünya çapında bir virtüöz, usta bir sanatçı, başarılı bir piyanist ve besteci değil... O aynı zamanda toplumsal bilinçle  donanmış, her adımını bu bilinçle atan, idealleri olan,  aydınlık bir Türkiye'ye inanan, bunun için mücadele  eden,  yurt sevgisini neredeyse aşırılığa dönüştüren, bu ülkenin geleceğinden kendini sorumlu hisseden  bir  aydın çocuk!  
"O Güzel İnsanlar" kitabımda onun için  "Acaba bir melek mi, yoksa şeytan mı?" diye sorduktan  sonra şöyle diyordum:

"Bence Fazıl Say'ın pusulası toplumsal bilinç… Rotası  müzikal duyarlık… Bunlara eklenmesi gereken  insan sevgisi, ülke sevgisi… "

Verdiği demeçte, önemli olan "Türkiye rüyalarımız biraz öldü" saptaması.

Yalan mı?! Hangimizin ki ölmedi ki!

Sizin Türkiye rüyanızda Atatürk ilkelerinin tek tek yok edilişi var mıydı?

İşe alınmada, eşin başının kapalı olması var mıydı?

Sokaklarda  kara çarşaflılar  arttıkça, kimi aydınların, " oh ne güzel demokrasimiz artıyor, kadınlarımız hayata karışıyor " sevinç nidaları var mıydı?(Örnekleri  çoğaltmaya kalkarsam bu yazının sonu gelmez!)

Ancak Fazıl Say'ın Türkiye  rüyasında bir eserin sansür edilmesi de yok!  Sivas Katliamı üzerine bestelediği "Metin Altıok  Ağıtı"nda, "Ağıt" sözcüğünün  kullanılması,  belgesel görüntülerin kullanılması yasaklandığı gibi, eserin ilk yorumundan sonra, tekrar yorumlanması önlendi…  Onun Türkiye rüyasında, nitelikli müziğe ve müzisyene değer veren bir iktidar var… Kültür ve sanatı yücelten bir yönetim var!

Ben, Fazıl Say'ın söylediklerini  yurt sevgisinden kaynaklanan, sorumluluk bilincinden kaynaklanan bir uyarı, bir mücadele yöntemi olarak ele alıyorum. Dünyanın her yerinde, yılda 200 konser vermek mücadele değil de nedir! (Cumhurbaşkanı ve davet edilme faslını geçelim, Fazıl Say'ın buna ihtiyacı yok!)

Tepkilere gelince:   AKP'li Dengir Mir Mehmet Fırat'ın "Giderse, çok üzülmeyiz"i  talihsiz bir açıklama (asıl AKP'nin üzülmesi gerekir çünkü!) …
Internet ortamında şimdiden  "vatan haini" suçlamasından, "akıllı ol…" tehditlerine , ( "Korkaklık", "bencillik" suçlamaları  ve  "s… g…"  den geçerek) her tür rezilce tepki bol bol boy gösteriyor.  

Hoyratlığımız, acımasızlığımız yine dorukta!  "Ananı al da Git!" söyleminin devamı gibi!

Oysa şimdi empaty, duygudaşlık  zamanıdır. "Yalnız değilsin"i paylaşma zamanıdır.  Dayanışma zamanıdır. Mücadeleyi sürdürme zamanıdır…

"Benim çığlım, senin çığlını anlıyor, tanıyor," deme zamanıdır.

Cumhuriyet- 16 Aralık 2007

         


 

     
  Geri  
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri