Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar
 

Yazılar 2007


Ender Güzey Müzesi…


Gümüşlük Akademisine taciz…

Herkes kendi yolunu kendi seçer, yeter ki seçenekler olsun, yeter ki tek sesliliğe, tek renkliliğe, tek yola mahkum olmayalım... Kentlerin, yörelerin de durumu da insanlarınkinden pek farklı değil..

Yaz ayları geldi mi, renkli büyük medyamız tatil yörelerinde çıplak beden, et, mal, şan şöhret ve de “skandal” kovalama yarışına girer magazin dünyasını beslemek için. Bu yarıştan en çok nasibini alan da Bodrum olur. Oysa hiç bıkmadan usanmadan tekrarlarım ki, herkes kendi Bodrum’unu kendi seçer. Tıpkı kendi Çeşme’sini , Mersin’ini, Diyarbakır’ını, İstanbul’unu, seçebileceği gibi…

Homeros’tan günümüze kültür ve sanatla yoğrulmuş, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’le kanatlanmış, günümüzde başta İlhan Berk olmak üzere nice şairi yazarı, ressamı, heykeltıraşı barındıran Bodrum, halen dört ya da beş sineması, turneye gelen tiyatroları, müzik toplulukları, Bale ve Dans Festivali , Belgesel Sinema Festivali ve sayısız sanat galerisiyle sanatseverlere geniş bir yelpazeye yayılan seçenekler sunar. Bu yaz, bunlara iki yeni alan katıldı. Biri Ender Güzey Müzesi, öteki “Casa dell’Arte.” Bugün sizlere ilkini , Pazara da ikincisini tanıtacağım…

Doğanın ve insanoğlunun yaratıcılığı

Bodrum’un göbeğinde, tam da sahilden Mosoleum’a giden yolda 150- 200 yıllık bir taş ev. Evi gizleyen muhteşem bahçenin kapısında kocaman bir tabela: “Ender Güzey Müzesi”…

Hiç çekinmeden açıp kapıyı girin içeri. Dünyanın her yerindeki müzeler gibi pazartesi dışında her gün açık. (Yabancılar çoktan keşfetti, şimdilik Bodrumlular çekingen…) İçeride, bahçeden başlayarak, taş duvarlardan geçerek , taşın , toprağın, ahşabın, bronzun, kumun, renklerin ve tüm doğa nimetlerinin, ama en çok yaratıcılığın labirentlerinde bir dünya karşılayacak sizi…

Uzun yıllar çalışmalarını Almanya’da sürdüren Ender Güzey’in resimlerini yontularını, performaslarını , İstanbul Bienal’lerinden sonra 2000’li yıllarda Türkiye’de daha yakından izlemek fırsatını bulmuştuk. Birkaç yıl önce İş Bankası Kibele Sanat Galerisindeki retrospektif sergisi, neredeyse 40 yıllık bir yaratıcılığın ürünüydü.

Dara Çolakoğlu’nun o sergiye ilişkin söylediklerini dinlemenin tam zamanıdır:

“O, tablolarındaki yitik yüzlerden, kütüklere kurulmuş figürinlere; kızıl çöp adamlı laciverdi totemlerden prehistorik ama bilge atalarımıza; boğa boynuzlarını ve karasabanı kavrayan görünmez ellerden fetih kütüklerini yuvarlayan terli kaslara; denizin ortasında yanan ateşlerden, tamtamların eşliğinde akıp giden kumların çağrışımına kadar her yerde zamana ve uzama başat insanlık düşüncesiyle dans etti.

Her bir sonraki yapıtında medyumunu dağıttı, bir yenisini kurdu. Ender Güzey Boyut'a hakim oldu, Zaman'ı yendi"

Bodrum’daki müzede de çeşitli dönemlerin işleri yer alıyor… Bahçede yontular… Ahşap ve bronz …O muhteşem taş yapıya müdahaleler … Doğanın yarattıklarıyla insanoğlunun yarattıklarının haşır neşirliği… Dev tualler, minicik objeler… Deniz kumuyla boyanın, hasırla renklerin, görünenle görünmeyenin birlikteliği… Söylenmeyenin, gösterilmeyenin dışa vurulup söylenmesi ve görülmesi…İnsanoğlunun binlerce yıllık birikimini ve serüvenini, en ilkel deneyimlerini ya da en gelişmiş düşlerini bir arada harmanlayan eserler…

Bundan sonra

Bodrum’daki müzede Ender Güzey’in eserleri arasında dolaşırken binlerce yıllık uygarlıkları yeniden anımsamakla , yarını feci halde merak etme arasında gelip gidiyordum…

Yarın deyince… Ender Güzey Müzesi’nin ileriye dönük heyecan verici tasarımları var: Burayı “Bütünsel Sanat Müzesi” olarak niteliyor. (Bugüne dek sürdürdüğü bütünsel sanat kavramıyla örtüşen tasarımlar, projeler…)

Müze, uluslar arası ve yerli sanatçıların çalışmalarına , tasarımlarına , sergilerine, eğitim seminerlerine açık bir kurum olarak çalışacak. Çeşitli sanat alanlarını (görsel sanatlar, mimari, anat tarihi, arkeoloji , müzik, dans, edebiyat , felsefe ) kucaklayan çok boyutlu sanatsal ve sosyal bir platform oluşturmayı amaçlıyor…

Eylül programı çoktan kesinleşti : Montana Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden sanatçı ve eğitmenlerle ( Sara Mast ve Terry Karson ile) seminerler ve sergiler… Kış aylarında Bodrum ve çevresindeki ilk öğretim kurumlarıyla işbirliği içinde “müze pedagojisi” programıyla çocukların sanata eğitilmeleri, sanatı sevmeleri, sanat eserlerini değerlendirmeyi öğrenmeleri, sanatsal süreçlere katılmaları … Özetle, inter-aktif müzecilik anlayışıyla çok yönlü, bütünsel sanatın yaşatılması hedefleniyor.

Mizeden ayrılmadan önce , vurgulamam gereken bir nokta da, İstanbul - Bağdat hattında tanıdığım , çok yönlü çok yetenekli geç bir kadının, (şimdiki adıyla) Meltem Güzey’in bütün bu oluşuma pozitif katkısı…

Barbarlara dikkat!

Ben Bodrum ve çevresindeki yeni kazanımlarla ilgilenirken, hemen yanı başındaki Gümüşlük’den, Gümüşlük Bilim Akademisi’nde gelen haberler tüyler ürperticiydi.

Yıllardır Gümüşlük Akademisi, ya da Gümüşlük Akademisi Sanat, Kültür, Ekoloji Bilimsel Araştırma Merkezi Vakfı, dünya çapında kendini kanıtlamış ustalar sanatçılarla, çeşitli projeler gerçekleştirmek isteyen yerli yabancı gençlerle çalışmalarını sürdürüyor. Vakfın Başkanı Ahmet Filmer, Genel Sekreteri yazar Latife Tekin…. Doğanın içinde 12 yıldır düşünce üreten, uluslar arası kültür elçiliğini misyon edinmiş bir kuruluş…

Tüyler ürpertici haber, bir gün ansızın, kimliği belirsiz bir kişinin ihbarı gerekçe gösterilerek , Bodrum Cumhuriyet Savcılığı’nın aldığı arama emriyle bir “operasyon” düzenlenmesi… Bölge jandarma birimleri, Bodrum Emniyet Müdürlüğü Narkotik görevlileri, narkotik arama köpekleri, altı saat boyunca Akademiyi arıyorlar, arıyorlar, arıyorlar! Seramik heykel atölyeleri, edebiyat tiyatro, sinema salonları boşaltılıyor! 6 Saat bekleme sürüyor . (Dehşeti düşünebiliyor jmusunuz!) V sonunda “suçlamaya ilişkin herhangi bir buluya ve kanıta rastlanmadığı” saptanıyor!

Akademi yetkililerin yaptıkları açıklamanın bir yerinde şöyle deniyor:
“Söz konusu arama kararı kadar, bir sanat kültür merkezinin dört bir taraftan otomatik silahları elinde kolluk kuvvetlerince sarılarak basılması, gayrıyasal işler kovalayan “bir terör odağı”na yönelik operasyon havasında gerçekleştirilmiş olması da ayrıca düşündürücüdür. “

Ne diyeyim! Tanrı bizi tüm barbarlardan korusun!

Cumhuriyet - 3 Ağustos 2007

 

     
  Geri  
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri