Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar
 

Yazılar 2007


Mecliste kadınlar…

Başta Ka.Der olmak üzere, tüm kadın kuruluşlarını Meclis’te kadın milletvekili oranını arttırmak için verdikleri olağanüstü çaba için kutluyorum.

Azimli çalışmalar, yaratıcı kampanyalar , kamuoyunu bilgilendirmelerle, hiç dinmeyen bir enerjiyle ülke nüfusunun yarısını oluşturan kadınların daha adilce Meclis’te temsil edilebilmeleri için güç birliği yaptılar.

Sonuçta geçen dönem yüzde 4.4 olan kadın temsil oranını yüzde 9’a çıkarmayı başardılar. Kadın milletvekili sayısı iki kat arttı… Evet, bu oran Cumhuriyet tarihimizde, Meclis’teki en yüksek kadın oranı. (1935’de yüzde 4.5’di… Sonra her seçimde daha da geriledi. Ve dünya sıralamasında , en geri ülkelerden de geri bir sırada sürünüp durduk…)

Günümüzde demokrasinin (ah! Evet, o çok değerli kavram demokrasinin) temel ölçütlerinden biri de , bir ülkede kadınların durumudur. Kadınların ülke yönetimine katılım düzeyidir.

Yeterli değil

Hemen belirteyim: Elde edilen bu sonuç hiç ama hiç yeterli değildir. Hala yüzde onun altında, hala en geri sıralardayız!

Bunun en çok bilincinde olanlar da kadın örgütleridir. Seçim sonrasında kimi gazetelerin “kadınların zaferi” falan gibi sözler kullanmaları, olsa olsa cehaletlerinin sonucudur. Bu oranın İsveç’te yüzde 47, Meksika ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yüzde 33 , Irak’ta yüzde 26 , Etiyopya’da yüzde 22 olduğunu anımsatayım…

Bütün dünyada , kadınların, siyasi karar organlarında, parlamentolarda yer almaları, politik kararları etkileyebilmeleri için gerekli en düşük oran yüzde 30 olarak kabul edilmektedir. (Buna “kritik eşik” deniyor.) Neden eşit temsil olmasın, neden yüzde 50 olmasın diyenler çıkabilir. Bunun cevabı: %30 cinsiyet kotası alt tabandır, uyguladınız mı o alt tabandan alınan ivmeyle, akıllı listelerle, er geç daha yüksek kadın temsiline ulaşırsınız… (Kimse yumurtayı yeniden keşfetmiyor, bunlar dünyada bilinen, denenmiş ve uygulanan yöntemler.. Ama, “bize ne çağdaş dünyadan, evrensel değerlerden” diyorsanız o başka!)

Bizde seçim sistemindeki yüzde on baraj rezaleti, partilerdeki lider sultası Meclis’te daha adil ve eşitlikçi bir temsiliyeti olanaksız kılıyor . Dilerim seçimlerden bir ders alınmış olunur da önümüzdeki dönem bunlar değiştirilir.

Seçim öncesi çalışmalar sürerken aday listeleri açıklanmasına yakın, Kadın örgütleri listelerde kadınlara seçilebilir yerlere yerleştirmeyen partilere oy vermeyeceklerini söylemişlerdi kadınlar. Sözlerini tuttular.

Düşünebiliyor musunuz Sosyal Demokrat olduğunu iddia eden CHP parti yönetim kademelerinde uygulamak üzere , %25 kadın temsili zorunluluğunu tüzüğüne koymuştu. Ancak bunu en önemli alanda, seçim aday listelerinde uygulamadı. CHP yani daha doğrusu Baykal, geçen dönemin en çalışkan, dış dünyayla ilişkilerimizde en etkili ve yetkin, Türkiye’nin en saygın, en çağdaş yüzünü yansıtan geçen dönemin iki kadın milletvekilinin, “Avrupa Konseyi Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu” Başkanlığına seçilmiş Gülsün Bilgehan ve “NATO Parlamenter Asamblesi” Türk grubu üyesi Zeynep Damla Gürel’in değerini bilemedi. Onların Meclise girememesi partinin ayıbı, Türkiye’nin kaybıdır.

Bundan sonra

Meclis’e giren tüm kadın milletvekillerini canı gönülden kutlarken onları çok güç işlerin beklediğini de vurgulamak istiyorum.

Erkek egemen toplumun, erkek egemen dünyasında, erkek egemen Meclisinde, işleri gerçekten zor.

Dilerim, parti liderinin vekili değil , yalnız yörelerinin vekili değil, milletin vekili olabilirler. Liderin şakşakçısı, kuklası olmazlar.

Dilerim, kendilerine umut bağlamış kadınların haklı ve meşru taleplerine kulaklarını , gözlerini ve duyarlıklarını kapamazlar.

Dilerim, “parti disiplini”nden çok, “kadın dayanışmasına” bağlı kalırlar. (Kimileriniz bu dileğe şaşabilir, ama inanın öyle çok gereksinim var ki buna.)

Dilerim toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı devlet politikaları ve bunları yaşama geçirecek kurumsal yapılar için çalışırlar. Kadınların kız çocuklarının eğitim ve öğretimde fırsat eşitliği yakalaması için çalışırlar.

Dilerim akan kanı durdurmak için seferber olurlar. Şiddeti sonlandırırlar! Yalnız şu son 5 yılda 2000 kadar kadın ve kız çocuğun, “töre”, “namus” gerekçesiyle öldürüldüğünü unutmazlar!

Dilerim “Erkekleşmezler”, kendileri kalırlar… (Bilinmez bir gerçek değildir: Kimi kadınlar eşiği geçtikten sonra, arkalarından kapıyı sımsıkı kapadıklarından, öteki kadınlar o eşikten içeri giremez…)

Dilerim, yaratıcılıklarını, akıllarını, duyarlığın dilini, vicdanlarını kullanabilirler.

Dilerim, asırlardır edindikleri deneyimlerle , yaşamla iç içe olmaktan gelen birikimle çözüm üretme becerilerini kullanabilirler…

Cumhuriyet - 29 Temmuz 2007

 

     
  Geri  
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri