Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar
 

Yazılar 2007


Aydın Gün… Ve Düşünmemiz gereken…

Sevgili Okurlar,

Ne çok, ne çok özlemişim sizleri! İki hafta boyunca yazmadan,  konsere, tiyatroya, sergiye, sinemaya gitmeden, n'olacak şu ülkenin hali, şu kadınların hali, şu savaş tutkunlarının, şiddet bezirganların hali toplantılarına katılmadan,  torunlara sarılmadan,  yataktan çıkmadan da yaşanabiliyormuş meğer. Zatürre'nin  beni mahkum ettiği bilgi sayarın başına geçme, yazı yazma yasağı bu hafta da sürüyordu ki, dün aldığım haber,  susmamı imkansız kıldı.

Aydın Gün'ü yitirdik. 

Türkiye'de Opera ve Tiyatroya yaptığı katkıları… 50'li yıllarda, Ankara Operası'nda  Carl Ebert'in asistanıyken, usta bir şancı ve rejisörken, opera dünyamızda  öncü düşünceleri, ilkeleri, dünyaya açılımı, birikimleriyle  bu sanatı  farklı ufuklara taşıma tutkusu…  60'lı yıllarda  İstanbul Şehir Operasını kurması…  Muhsin Ertuğrul'la tatlı rekabetleri, yarışları… İstanbul Opera ve Balesi  Başrejisörlüğü,  bu kurumun Sanat yönetmenliği…   70'li yıllarda  İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın kuruluşuyla birlikte  Uluslar arası İstanbul Festivalleri yöneticisi… Leyla Gencer Şan Yarışması'nın düşünce babası  ve uygulayıcısı…

Bütün bunlar, hani derler ya  bir film şeridi gibi geçerken gözlerimin önünden , yüreğimin içinden  (ve içimdeki bencilce bir ses, ama bütün bunlar benim de, benim de hayatım, o benim de arkadaşım, kavga arkadaşım, dayanışma arkadaşım, çalışma arkadaşım, düşüncelerimiz kah uyuşan kah uyuşmayan ama hep sonsuz sevgi ve saygı duyduğum  bir büyüğüm, bir arkadaşım"  diye hıçkırırken) şimdi  Aydın Gün'ün ne değerli olduğu anlata anlata bitirilemeyecek diyorum … Ve isyan ediyorum:

A benim canım Türkiye'm,  değerlerinin  değerini bilmez ülkem!  Bu ülke  operasının kurucusunu,  festivallerinin yöneticisini,  sayısız kültürel ve sanatsal girişimin öncüsünü, Aydın Gün'ü,   iki gün önce değil, çoktan yitirdi. 90'lı yılların sonunda İstanbul'dan ayrılıp Berlin'e yerleştiğinde yitirdi. Onu Türkiye'de tutamadığı, yaşatamadığı için yitirdi.  "Öncü" diye nitelediği  sanat insanının önünde kapıları açmak yerine, tüm kapıları kapadığında yitirdi.

Bence timsah gözyaşları dökmek yerine, Türkiye değerlerine neden sahip çıkamaz, çıkamıyor diye  düşünme zamanıdır.

Sevgili Aydın Gün'ün eşi soprano Azra Gün, oğlu ressam  Mehmet Gün başta olmak üzere , tüm yakınlarına, sevenlerine  sabırlar dilerken, toprağı ve ışığı bol olsun diyorum.

P.S. Sevgili Okurlar, geçmiş olsun dileklerinize, mesajlarınıza ve çiçeklerinize çok teşekkür ederim.

Cumhuriyet -  2 Aralık 2007

         


 

     
  Geri  
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri