Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar
 

Yazılar 2007


Mübeccel Kıray …

"Adı, soyadı / Açılır parantez / Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti / Kapanır parantez/ (…) /Parantezin içindeki çizgi / Ne varsa orda / Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci / Ne varsa  orda."

Tamam, Behçet Necatigil'in  dizelerinin izinden gidiyorum:

Mübeccel Kıray. (1923 – 2007)

Yazdım işte, adını soyadını, açtım parantezi… Türkiye Cumhuriyetiyle yaşıt,  doğum tarihini  yazdım, koydum araya çizgiyi ve ölüm tarihini… Şimdi  aradaki o çizgiye yoğunlaşmalıyım…  O çizgideki  güzelliği, doğruluğu, üretkenliği, emeğe saygıyı, yararlı olma çabasını, muhteşem ilişkiler ağını, benzersiz  bir kişiliği aktarmaya çalışmalıyım sizlere… Baştan başlıyorum:

Mübeccel Kıray. (1923 – 2007)

İki gün önce  kapandı parantez ama bitmedi…

Bitmedi, bitmeyecek, çünkü o parantezin içindeki çizgide Mübeccel Kıray'ın, Türkiye'de sosyolojinin üniversitelerde kurumsallaşması için  sürdürdüğü çalışmalar, kendi yetiştirdiği ve o üniversitelerden yetişmiş kendilerini çoktan kanıtlamış sayısız öğrencisi var… Bir zincirin halkaları gibi, o öğrenciler, şimdi birer bilim insanı olup, başka öğrenciler yetiştirirken , o parantezin kapanmasına hiç imkan var mı!

O çizginin içinde, her şeyden önce bence bir bütünlük, bütünsellik var! Çalışmalarıyla, yaşamıyla, kişiliğiyle bir bütünsellik. ..  Haksızlıklara baş kaldıran, ezilenin, sömürülenin,  haksızlığa uğrayanın yanında tavır alan bir kişilik… Düşüncelerini, duygularını, görüşlerini, analizlerini, kalıplardan, etiketlerden, şablonlardan kurtarıp, bağımsız ve özgür  düşünmeyi ilke edinmiş  bir aydın var. O aydın insanın  Türkiye'deki olaylara ve gelişmelere, sosyal yapılara, Batılılaşma, toplumsal değişime, kentleşmeye, ve daha nice konuya dünya perspektifinden  bütünsellik içinde bakabilme yetisi; ve bunu herkesin anlayabileceği bir dilde aktarabilme gücü var.     

O çizginin içinde  onurlu bir yaşam var…

O çizginin içinde  eşi Dr. İbrahim Kıray'la  yolları kesişen ve birbirini tamamlayan harikulade bir beraberlik ve dayanışma var…

(Soğuk Savaş yıllarında "komünistlikle" suçlanan Mübeccel Kıray ve Dr. İbrahim  1952 Ocakta evlenirler, 31 Martta  "Büyük Av" da tutuklanırlar..  NATO'ya girme ve Kore'ye asker yollama sorunlarında Menderes Hükümeti Amerika'ya bir gösteri yapmalıdır… "Komünist tevkifatı" … Yüzlerce insan tutuklanır…20 ay … 45 gün tecrit… 20 ay sonra ilk celsede serbest bırakılırlar. .. Ancak bunları dillendirmek, yakınmak ya da bunlardan paye çıkarmak ikisine de çok ayıp gelir! )

Unutamadığım bir anekdot:  İçerideyken, Dr. İbrahim, (yakınları için İbo)  tanıştıkları günün yıldönümünde Mübeccel Hanım'a bir kırmızı karanfil yollamak ister. Polisler tamam der ama kırmızı karanfil zinhar olmaz. Hem kırmızı, hem karanfil çok sakıncalı anlamlar içermektedir, ondan rengarenk bir buket gider…  

O çizgide benim bu "muhteşem ikiliyle", bir hafta boyunca gece gündüz birlikte geçirdiğim  harika anılar var.   1986'da Yemen mimarisi üzerine  Sanaa'da yapılan uluslar arası bir toplantıdaydık. Her milletten insanı, Mübeccel Kıray,  kişiliğiyle, gözlemleriyle, açıklamalarıyla büyülüyordu.

Bu onurlu yaşamın, sürekli çalışmanın, emeği, üretmeyi yücelten çabanın   ayrıntılarını "Hayatımda Hiç Arkaya Bakmadım" (Bağlam Yayınları) adlı kitapta bulabilirsiniz.  Yalnız Mübeccel Kıray'ın değil,

Türkiye'nin dününü ve bugününü de…

Dedim ya, parantez belki kapandı ama bitmedi…

Cumhuriyet- 11 Kasım 2007

         


 

     
  Geri  
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri