|
Yazılar
2002
Henüz
Vakit Varken
Bir
dizi fotoğraf : Birinci kare: Dört İsrail askeri, bir Filistinliyi
yol ortasında durduruyor. 23 yaşındaki Mohd Salek'tir tutuklanan.
2. Kare: Yere yatırıp, üzerinde silah, bomba arıyorlar. 3. Kare:
Yerde yatan Salek, üzerinde bir donla kalmıştır. Silahsız olduğu
anlaşılmıştır. 4. Ve son kare: Salek'in cansız bedeni, arkadan kelepçelenmiş
bilekleri, ama özellikle de başı bir kan gölünün içindedir artık.
Son.
Yüzlerce fotoğraf, binlerce mektup yağıyor iletişim ağlarından,
yüreğimden, beynimden içeri. Kapkara çocuk gözleri, dehşetle açılmış,
gücün, şiddetin karşısında donakalmış. Hepsi, karanlığın kıyısında,
yaşamın kıyısında, ölmeye hazır. Hepsi anayurt belledikleri topraklara
karışıp , bir yaprak, bir ot, bir çiçek olarak yeniden açmaya hazır...
Kurşunlar hep başlara sıkılıyor; her şeyi, geçmişi ve geleceği ezip
geçen tanklar, yalnız duvarlara değil, bedenlere, yüreklere dayanıyor
, güçlünün zulmü, çocuk ihtiyar, kadın erkek dinlemiyor.
"Biz Arap dünyasının Kızılderilileri olmak istemiyoruz, sadece
bu topraklarda özgürlük, barış ve onurumuzla yaşamak istiyoruz."
diyor Ramallah´tan mektup yazan Adile Hanim. İşgal altındaki köylerde,
kasabalarda, evin dışındaki tuvalete gitmek için bile kapıdan çıkamayanları
anlatıyor. Kapıdan çıkan öldürülüyor. Kapıdan çıkmayan öldürülüyor.
Yaşamaya çalışmanın adı, "direnmek" oluyor.
Mum ışığında, Arafat'ın yorgun yüzü, gelin ulan vurun, dermişçesine
dünyaya bakıyor. Dünya Çıkar İmparatorluğu , yeryüzünün tek süper
gücü ABD yönetimi , onu öldürmenin, çıkarlarına zarar vereceğini
kavradığı için henüz öldürülmüyor... Ama savaş sürecek. Silah tacirlerine
ekmek gerek... Savaş sürecek, petrol hala çok kıymetli...
İsrailli barış yanlılarına öfke kusan, Filistinlilerle buluşmalarını
bile şiddet kullanarak engelleyen Şaron, dünyanın her yerinden gelen
tepkilerle lanetlenirken, Türkiye'de de tepkiler büyüyor.
Sayısız yazar, öğretim üyesi, gazeteci, sanatçı, farklı mesleklerden
aydınların, oluşturduğu "Türkiyeli Barış Girişimcileri",
birkaç gün önce "Henüz Vakit Varken" başlıklı bir bildiri
hazırladı. Nasılsa başka gazetelerin yayınlayacağı yok, geleceğe
belge oluşturması niyetiyle ve her sözcüğüne katıldığımdan , tümünü
bu köşeye alıyorum.
"Henüz Vakit Varken...
ABD'nin, terörü ezmek bahanesiyle Afganistan'ı bombalayarak açtığı
yoldan giden İsrail, Filistin halkını dünyanın gözleri önünde pervasızca
katlediyor. 11 Eylül'den bu yana, en temel insan hakları ve uluslararası
hukuk ilkeleri, güçlünün haklılığından başka hiçbir dayanağı olmayan
bir saldırganlıkla çiğneniyor.
Bizler, "Terörün gücüne de, gücün terörüne de boyun eğmeyi
reddediyoruz" diyerek bir araya gelen Barış Girişimcileri,
dünyanın tüm barışçılarını seslerini yükseltmeye, ülkeleri ve varlıkları
yok edilmeye çalışılan Filistin halkıyla ve çok güç koşullar altında
mücadele veren İsrailli barışçılarla dayanışmaya çağırıyoruz.
Bu dayanışmanın ilk somut adımı olarak, Türkiye'nin Israil'le tam
da bu ortamda imzaladığı tank yenileme ihalesinin iptalini istiyoruz.
Bu ve benzeri adımların Filistin konusundaki duyarlılığın somut
ve caydırıcı bir göstergesi olacağına inanıyoruz.
Başta ABD ve bölgenin önemli güçlerinden Türkiye olmak üzere, hükümetlerin,
İsrail'in hak ve hukuk tanımayan saldırganlığına karşı çıkmalarını,
İsrail'e her türlü askeri yardım ve desteğin kesilmesini, Birleşmiş
Milletler'in göreve çağrılmasını, barışın önkoşulu olarak işgalin
kaldırılmasını sağlamak için güçlü bir kamuoyu baskısı yaratalım.
Şimdi bütün dünya Filistin ve hepimiz Filistinliyiz.
Gücün ve güçlünün terörüne adım adım teslim olan bir dünyada, bombalar
bizim de üstümüze düşmeden, duvar diplerinde keskin nişancıların
kurşunlarıyla ya da kuşatma altındaki bir kentte korku içinde can
vermeden önce, barış ve insani bir gelecek umudu henüz bütünüyle
yok olmadan sesimizi yükseltelim. "
6 Nisan
2002
|