Nazım Hikmet'e , MHP'li milletvekilleri "vatan haini",
"ülkesini Moskova'ya sattı" diye küfür ederlerken ,
aynı saatlerde Uluslararası Nazım Hikmet Sempozyumunda, Şairin
Moskova'da karşılaştığı baskılar dile getiriliyor ve oyununun
yasaklanma gerekçeleri açıklanıyordu. 50'li yıllarda şairin tün
eserleri Türkiye'de yasaklıydı. Aynı yıllarda, özellikle bir oyunu
"İvan İvanoviç Var mıydı Yok muydu" tüm Sovyetler Bırlığı'nde
aynı kaderi paylaşıyordu. Yasaklanma gerekçesi ise : "ahlaksız
fikir", "sakat fikir", "eğitime ciddi bir
darbe vuracağı" ve " kötü niyetli karikatür" diye
açıklanıyordu.
Uluslar
arası Nazım Hikmet Sempozyumunda birbirinden ilginç bildiriler
sunan katılımcılardan bir de Rus araştırmacı , Nazım Hikmet'in
arkadaşı , Antonina Sverçevskaya'ydı. Bugün 81 yaşında olan Sverçkaya'nın
, "Bilinen ve Bilimeyen Yöneleriyle Nazım Hikmet" kitabı,
Rusya Bilimler Akademisi yayınlarından yeni çıktı. Sempozyumda
,Antonina Sverçkaya'nın anlattıklarını özetliyorum
O gece:
Nazım
Hikmet , Sovyet temalı tek piyesi "İvan İvanooviç var mıydı,
Yok muydu" oyununda geçmişin kalıntılarını eleştiriyor, sosyalist
bilince sahip kişilerin, hırsızlık, bürokrasi sultası , yaltaklık,
yağcılık, vurdumduymazlık , böbürlenmek gibi özelliklerden kurtulması
gerektiğini savunuyor, yönetici diktatörlüğüne karşı çıkıyordu.
Oyunu
tamamlar tamamlamaz, "Noviy Mir" (Yeni Dünya) dergisinin
redaktörü Konstatantin Simonov'a ve Moskova Satir (Yergi) Tiyatrosu
Genel Sanat Yönetmeni Valentin Pluçek'e verir. Simonov oyunu yayınlar,
Pluçek, provalara başlar. 1954 yılının sonlarıdır.
11
Mayıs 1957. O gece Satir Tiyatrosunda oyunun prömüyerini tüm Moskova
sabırsızlıkla beklemektedir. Kapıda öyle bir izdiham vardır ki,
düzeni ancak atlı milisler sağlayabilir...
Seyirciler
arasında bulunan Antonina , oyunun sık sık alkışlarla kesilmesine
tanık olacaktır. Oyunun bir bölümünde yazarın, Nazım Hikmet'in
sesi duyulur. O anda "tüm izleyiciler sanki tek yürek gibi
yerlerinden fırladılar ve korkunç bir alkış tufanı başladı. Sanki
o dakika tiyatronun duvarları yıkılacak, tavan çökecek gibiydi..."
Oyundaki
o bölüm şöyleydi: İvan İvanoviç: "Ey Nazım Hikmet! Yani sizin
Sovyet konulu ilk piyesiniz yergi dolu mu olmalıydı?... Bizi rahat
bırakın. Sovyet İnsanının misafirperverliğini kötüye kullanmak
hiç de güzel değil... "
Yazarın,
Nazım Hikmet'in sesi yanıt verir: " Boşuna uğraşıyorsunuz
İvan İvanoviç... Ben Sovyetler Birliği'nde sadece misafir kimliğine
sahipsem bile, bu evde bir yılanın dolaştığını görüyorum. Benim
görevim onu yok etmektir...Piyesimi tamamlayacağım ve final sizin
istediğiniz gibi olmayacak..."
Alkış
tufanı....
Antonina
söylüyor: " Ertesi gün, kelimenin tam anlamıyla 'TÜM MOSKOVA'
bu oyunu konuşuyordu."
"Sakat
Fikirler"
Oyun
beşinci göstermden sonra Kültür Bakanı Ekaterina Fruntseva tarafından
yasaklandı, repertuardan çıkarıldı ve bir daha Sovyetler Birliğinde
oynanmadı. Nazım Hikmet'in tüm oyunlarını içeren "Seçilmiş
Eserler" (Moskova, 1957) kitabına alınmadı.
Yıllar
sonra , ancak, 16 Şubat 1994'de Literaturnaya Gazeta (Edebiyat
Gazetesinde) yayınlanınca, yasaklanma gerekçesi öğrenilecekti.
Komünist Parti Merkez Komitesince incelemeye alınan oyunun yasaklanma
kararı 27 Mayıs 1957 tarihli raporla açıklanıyordu. Kararda oyunun
anafikri şöyle saptanmıştı:
"Sovyet
gerçeğimizdeki eksikler ön yargılı bir biçimde abartılmakta, hem
ülkemiz halkının çelişkileri hem de parti bürokrasisi ve yöneticilik
sakat bir fikir olarak işlenmektedir."
Ayrıca..."Rejisör
Pluçek , sanki özellikle Sovyet işletmeleri yöneticilerinin olumsuz
yönlerini vurgulamakta, halkımızın yaşamındaki eksiklikleri abartmaktadır...
Rejisör, Nazım Hikmet'in piyesindeki fikir zayıflıklarını örtmeye
uğraşmamış, tam tersi bunları güçlendirmiştir."
Sonuç
olarak, bu oyunun "Sovyet ve Parti çevrelerinin kötü bir
karikatürü olduğuna" karar verilmiş ; oyunda "Yönetici
olmanın kişiyi bozduğu gibi ahlaksız bir fikrin işlendiği"
; ayrıca "Oyunu izleyenlerin eğitimine ciddi bir darbe vuracağı"
saptanmıştır.
İşte
bu nedenlerle SSCB Kültür Bakanlığı'na bir yazı yazılarak "Oyunun
herhangi bir tiyatroda oynanıp oynanmadığının denetlenmesi ve
derhal yasaklanması" istenmiştir.
Nazım
Hikmet oyununun Moskova'daki ilk temsilini izleyemedi. (Ve Antonina'ya
göre bunun üzüntüsünü ölümüne dek çekti.) Çünkü o sırada Çekoslavakya'daydı
. Ve aynı oyun orada "Filip Filipek Var mıydı Yok muydu?"
adıyla oynuyordu. (Üçyüzü aşkın temsil.) Aynı oyun Azerbaycan'da
"Hasan Hüseyinov..." diye oynanıyordu... Bizde ise ...
hayır "Süleyman Süleymanoğlu" ya da "Evren Evrenoğlu
"... diye değil, hep "Ivan İvanoviç Var mıydı Yok muydu"
diye oynandı. Elbet, yazılışından neredeyse kırk yıl sonra , 1990
yılından başlayarak...