"Lütfen
söyler misin bana, buradan ne yana gidebilirim?"
"Bu gitmek istediğin yere bağlı" dedi Kedi.
"Neresi olursa olsun önemi yok"dedi Alice.
"O zaman ne yana gitsen olur" dedi Kedi.
Alice, sözünü açıklamak amacıyla, "Yeter ki bir yere varayım"
diye ekledi.
"Tabi varırsın" dedi Kedi, "yürümekten yılmazsan
, bir yere varırsın elbet."
Sevgili
Okurlar, 2002'nin ilk "Esintiler"inde yeni yıl dileklerimi
sıralamak üzere yola çıkmıştım ki "Alice Harikalar Diyarında"
aklımı çeldi ve ilk dileğimi oluşturdu.
Yılmadan
yürümenizi diliyorum. Yeter ki, nereye varmak istediğinizi bilin...
Tükettiğinden
daha çoğunu üreten bir toplum olmamızı diliyorum...
Hukuk
devleti ilkelerinin yaşama geçirilmesini diliyorum. Ceza Yasası'nın
"düşünce suçu"na yer vermeyecek, kadın erkek eşitliğini
sağlayacak yönde değiştirilmesini diliyorum.
İşkencenin,
şiddetin, baskının, zorbalığın lanetlendiği, cezalandırıldığı
bir ülke diliyorum.
Ölümlerin
, yalnız ve yalnız doğal olmasını diliyorum.
Toplumsal
barış için kaçınılmaz olan gelir dağılımı ve fırsat eşitliğinin
kollandığı, egemen olduğu bir düzen diliyorum...
Dilekler
listem uzun, köşenin boyu kısa, ondan kesiyorum.
İdil
Biret'i dinlemek, bence yeryüzünün en büyük nimetlerinden biri.
Önümüzdeki hafta Akbank Oda Orkestrasıyla, önümüzdeki ay İstanbul
Devlet Senfoni Orkestrasıyla İstanbul ve Ankara'da konserleri
var.
"Harika
çocuk"luğundan bu yana çok yıllar geçti ve bana soracak olursanız
harikalığı her geçen yıl büyüdü. Ona soracak olursanız. "Zaten
her çocuk harikadır. Ama biz bilemiyoruz, fark edemiyoruz."...
"Benim şansım oldu, hepsi bu."
"Beni
ben yapan iki insan" dediği Nadia Boulanger ve Wilhelm Kempff'i
tanıdığında, yedi yaşındaydı, Paris'deydi. Üç birincilik ödülüyle
ilkinin okulunu bitirdi. Onbirinde, Wilhelm Kempff'le Theatre
Champs Elysée'de konser veriyor, Mozart'ın ikili piyano konçertosunu
çalıyordu.
O
gün bugün dünyayı dolaşıyor, çalıyor ve çalışıyor. Birbirinden
ünlü orkestralarla, büyük şeflerle, dünyanın tüm sanat merkezlerinde
sayısız konser, sayısız ödül...
O
gün bugün dünyanın belli başlı piyano yarışmalarında jüri üyesi
...
O
gün bugün 70'i aşkın plak. Dünyada ilk kez Beethoven'in tüm senfonilerini,
dokuzunu birden (Liszt düzenlemeleriyle) , Chopin, Brahms ve Rachmaninov'un
tüm solo ve konçertolarının plak kaydını gerçekleştiren o. Boulez'in
üç sonatıyla "Altın Diapason Ödülü"nü kazanan o.
Dünya
müzik eleştirmenleri onu "gelmiş geçmiş en iyi Chopin yorumcusu"
ilan ederken kimi Ashkenazy, kimi Cortot ya da Kempff'le karşılaştırdı.
En karamsar gününüzde İdil Biret'in internet sitesine girin -www.idilbiret.de-
hakkında yazılanları okuyun ya da plaklarından birini dinleyin,
gününüz aydınlanır, bırakın "dünyalı" olmaktan, bu ülkenin
insanı olmaktan tat alırsınız!
Müzik
dünyasındaki başarıları bir yana, ben İdil Biret'in yaşama sanatına
da hayranım. (İkisi birbirinden pek ayrılmıyor zaten.)
Kendisiyle ve dünyaya sonsuz barışık.
Çocuk
yaşından başlayan o müthiş çalışma ve disiplin zorunluluğu bile
çocukluğunu yaşamasına engel olmadı. Genç yaşta bütün o turneleri,
uçakları, otel odalarını ve bin bir güçlüğü bir "serüven"
olarak karşıladı . Her konser bir riskti. Ama o,serüvenleri, risk
almayı sevdi. ("Zaten her sabah uyanışımız bir risk değil
mi?" diyordu.) En çok en çok dünyaya açılmayı, dünyayı kucaklamayı
sevdi.
Yaptığı
şeyi en iyi yapmak tutkusu... "Star"lıkla yakından uzaktan
hiç ilgisi olmayan kişiliği... Sonsuz kültürü ve tıptan edebiyata,
hukuktan metafiziğe uzanan "okuma oburluğu"... İnsana
şaşkınlık veren alçakgönüllülüğü... (Bir kez, "Uzaydan çekilmiş
fotoğraflara bakınca dünyayı bir nokta gibi görüyorsun. O fotoğrafa
bakıp düşününce , kendi yerini de görüyorsun" demişti.)...
Enerjisini hep yapıcı ve olumluya yöneltmesi...Doğayla, çevresiyle,
kendiyle , "yaptığı işle" uyumu araması, dengeyi kollaması...
Bunlar onu çok özel kılıyor.
Yine
o sohbette "Yaşamda en güzel şey, yaşamak" demişti.
"Büyük bir senfoniye katılmak gibi , her anı yaşamak... En
kötü koşullarda bile güzel olanı seçebilmek, görebilmek, onu kavrayabilmek..."
İdil
Biret'ten bu son alıntıyı da yeni yıl dileklerime katıyorum.