|
20 Ağustos 2000
Aloooo!
Aloooo!
Geçenlerde
Milliyet'te bir haber vardı. Belki okudunuz, belki gözünüzden
kaçtı: A.B.D'nin San Diego kenti Belediye Başkanı Susan Golding
"Cep telefonu kullanma adabı kılavuzu" hazırlatmış ve cep
telefonu olan herkese dağıtmış. Gerekçesi : "Sade vatandaşı
, toplumu ve bireyi , saygısızlığa karşı korumak..." (Siyasi
çıkar ilişkilerinden, oy kapma hesaplarından uzak böyle bir
uygulamayı ancak bir kadın belediye başkanının düşünebilmesi,
bana pek yadırgatıcı gelmiyor!)
Şu
17 ağustos haftasında, acıları tazelemektense (çünkü acıları
tazelemek değil, o acılardan ders almak ancak bir işe yarayabilir)
bari sizi gülümsetmeye çalışayım dedim ve kendi kılavuzumu
hazırlamaya koyuldum:
-Telefon,
ister cep ister dev telefonu olsun, iki kişinin haberleşmesi
için kullanılan bir araçtır. Yani üçüncü , beşinci kişilere
dinletmek gibi bir durum yoktur. Dün akşam ne yaptığınız,
hangi ihaleyi kazanıp kazanmadığınız , kaynananızla olan sorunlarınız,
ne kadar popüler, ne kadar güzel, ne kadar başarılı, ne kadar
güçlü ve fiyakalı, ne çok iş yapan, ne çok sevilen, ne çok
aranan, ne müthiş biri olduğunuzu duymak, bilmek zorunda değiliz...
-Telefon
, haberleşme aracıdır. "Eee, daha ne var ne yok?" demek için
cep telefonuna sarılacağınıza , buluşmayı bekleyin...
-Aloooo! Alooooo! Telefon bir aygıttır. Yani sesinizi , bağırarak
uzun mesafelere ulaştırmaya boşuna çalışmayın. Konuştuğunuz
kişi ne kadar uzaktaysa, o kadar çok bağırmanız gerekir diye
bir kural yok. Miami'deki arkadaşınızla da, yan binadaki komşuyla
da konuşsanız, aygıt aynı işi görecektir. Ama telefonunuzda
bir sorun varsa, camları titreten bir soprano olsanız bile
sesinizi duyuramayacaksınız...
-"Uçak şimdi indi. Otobüsteyim. Terminale gidiyoruz"... Uçaktan
iner inmez, otobüse binip, cep telefonunuza sarılıp bu lafı
etmenin hiçbir anlamı yoktur. Tam tersine , geri zekalılık
belirtisidir. 1. Havacılık tarihinde henüz havada kalan uçak
olmadı. Hepsi, şu ya da bu şekilde bir yere indi. 2. Bavulunuzun
beş dakikada mı elli dakikada mi geleceği belli olmadığı için,
karşıdakine sağlıklı hiçbir bilgi vermiş olmuyorsunuz. 3.
Cep telefonları, uçaktan terminale yolcu taşıyan otobüslerin
elektronik sistemini bozuyor. Cep telefonunuza sarılmak için
terminale varmayı bekleyebilirseniz, merak etmeyin karşıdaki
meraktan ölmez.
-
-Azar işite işite, konser salonlarında ve tiyatroda cep telefonlarını
kapamayı öğrendik (ya da öğrenmedik de, öğrenmeye çalışıyoruz.)
Aynı kural sinemalar, sergiler, müzeler, konferans , panel,
seminer vb. için de geçerli. Bu kadar da zora gelemem diyorsanız...
Canım bu sıcakta, sergide müzede işiniz ne, siz en iyisi otomobilinizin
içinde oturup bol bol telefonla konuşun!
-
-Otomobil kullanırken, cep telefonu kullanmak yasak ... Geçelim...
Bu yaştan sonra ihbarcılığa başlayacak değilim.
-
-Sofrada yemek yerken, ister evde, ister misafirlikte, ister
lokantada, kaç kişi olursanız olun, telefonunuz çalarsa, sonra
arayacağınızı söyleyin. Yok konuşmak zorundaysanız, bari sofradan
kalkın . Kalkın ki milletin yemek ve sofra keyfinin içine
okumayın.
-
-Cep telefonuyla konuşurken yere tükürmeyin, rüzgar ters yönden
eserse, telefonunuz bozulur.
-
-Hava atmak için cep telefonuyla "konuşuyormuş gibi" yapmayın...
İtalya'da yaşanan gerçek bir olay, sizin de başınıza gelebilir
: Adam sokak ortasında cep telefonuyla konuşur da konuşur...
Ansızın acı bir fren sesi. Bir otomobil , karşıdan karşıya
geçen çocuğa çarpmıştır. Birikenler, "ver cep telefonunu,
ambulans çağıralım "der. Telefonlu herif tabanları yağlayıp
kaçmaya başlar. Yetişirler, alırlar elinden telefonu. Meğer
sahici değil, oyuncak telefonmuş. Adama bir sopa, bir sopa...
-
- Bunca sıkıntıya ne gerek var! En iyisi benim gibi yapın,
cep telefonu kullanmayın diyeceğim ama, öfkelenmenizden çekiniyorum.
-
-Siz en iyisi, cep telefonunuzu bir şey "söylemek" için kullanın,
"sohbet etmek" için değil.
|