|
13 Ağustos 2000
Yeniden
Yekta Kara...
Tepkiler... Çelişkiler...
İzliyorsunuz:
Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın İstanbul Devlet Opera ve
Bale'si Müdürü Yekta Kara'yı görevden alması ardından tepkiler
durulmak bilmiyor. Bu arada Yekta Kara'nın avukatı bir açıklama
yaparak hem yürütmeyi durdurma davası, hem de Bakanlığın Anadolu
Ajansı aracılığıyla 17 haziran 2000 tarihinde (Yekta Kara
hakkındaki soruşturma henüz tamamlanmadan) yaptığı bir basın
açıklaması nedeniyle hakaret davası olmak üzere yarın (Pazartesi)
iki dava açacağını bildirdi.
İkincisi
ceza davası. 480 madde: "Her kim başkasına bir olay isnat
ederek halkın hakaret ve husumetine maruz bırakırsa veya haysiyetine
saldırırsa ve bunu herhangi bir yazı ile işlerse...."
Tepkiler
ve yasal işlemler sürerken ben konuyla ilgili çelişkileri
ve tutarsızlıkları aklımda büyütmeyi sürdürüyorum. Özetle
ve madde madde yazmaya çalışacağım.
-
1966'da Yekta Kara'ya sanata katkıları için ama aynı zamanda
"Lirik Tarih Gösterisi" gibi bir başarıya imza attığı için
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü yine aynı eser
nedeniyle 1997'de İtalya Devletinden Şövalye Nişanı verildi.
Aynı gösteri nedeniyle Kültür Bakanlığı kendisini haksız kazanç
sağlamakla suçladı.
-Haksız
kazanç sağladığı söylenen bu gösterilerin "işvereni" Başbakanlık,
Dışişleri Bakanlığı , Devlet Bakanlığı gibi kurumlardı ve
hesaplar onların denetiminden geçti.
-Bu
gösterilere katılan İstanbul Devlet Opera ve Bale sanatçıları
için izin alınmadı deniliyor. Oysa her seferinde izin alındığı
açıklanıyor.
-Yekta Kara ve Ali Taygun'un ortak birikimini, yaratıcılığını
taşıyan bu özgün eserin prodüksiyonu ve gösterim hakları neden
bir özel şirkete Protel'e verildi de kurum içinde gerçekleştirilmedi
suçlaması var: Yanıtı açık: Devlet Opera ve Bale Müdürlüğü
Yönetmeliği göre bu "kurum yalnızca opera, operet, bale temsil
ve konserleri verebilir" diyor. İbrahim Tatlıses'ten Ajda
Pekkan'a, Pulathane Folklor Grubu'ndan Yahudi Sarafim İlahi
Korosu'na birçok kişiyi klasik devlet memurluğu, ihale, harcama
kuralları ve mevzuat yapısı içinde uzun süre bir araya getiremezsiniz.
-Kültür
Bakanlığı görevden alma gerekçesinde, Lirik Tarih Gösterisi'nde
sanatçılara az para verildiğini de gerekçe olarak gösteriyor.
Bunu hiç aklım almadı. Sanatçılarla önceden mukavele yapılıyor,
alan memnun veren memnun... Bakanın bu hassasiyeti sanatçılar
adına beni çok sevindirdi ama bu hassa siyeti sergilediği
alan yanlış.
-Kültür
Bakanlığı "Lirik Tarih Gösterisi" özgün bir eser değildir,
benzerini, kopyalarını yapıp adını değiştirip ben de yaparım
diyor. Bu doğru değil. Ama bu başlı başına bir yazı konusu
olacağından şimdilik geçiyorum. (İleride bu konuda da "Fikir
ve Sanat Eserleri Kanunu'na dayanılarak davalar açılacak.)
-Yekta
Kara hakkında daha soruşturma açılmadan önce , Devlet Tiyatroları
Genel Müdürlüğüne getirilen Rahmi Dilligil'in , İstanbul AKM
ve İstanbul operası kulislerinde "bu genel müdür gidiyor",
"Yekta Kara gidici" diye dolaştığı biliniyor.
-Devlet
Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi'ni , eskiden olduğu
gibi aynı Genel Müdürlüğe bağlama hevesi 99'un son aylarından
itibaren sürüyor. 2000'de Rahmi Dilligil adı şaibelere karışınca
, Tamer Levent adı geçiyor, operacılar isyan ediyor... Rivayet
o ki, Kültür Bakanı , daha o zamandan Yekta Kara'yı Müdürlük
görevinden almayı aklına koymuştur. İş, buna bir kılıf bulmaya
kalmıştır.
-Burada
benim aklıma bir soru takılıyor: Devlet Tiyatroları Genel
Müdürü Rahmi Dilligil hakkında ağır bir suçlamayla "eser hırsızlığı
" suçlamasıyla Cumhuriyet Savcılığı tarafından dava açılmış
durumda. (İlk duruşma 17 Ekim 2000'de). Davanın sağlıklı yürümesi
için (çünkü tanıklık edebileceklerin çoğu Devlet Tiyatrosunda
çalışıyor) Rahmi Dilligil'in görevden alınması düşünülmüyor
mu?
-Yekta
Karar hakkında soruşturma tamamlanmadan, görevden alınacağı
açıklandı. Hatta 21 Temmuz tarihli Hürriyet'te Yalçın Bayer
köşesinde müfettiş raporundan şu alıntıyı verdi: "...Opera
ve bale arasındaki koordinasyonun gereğince sağlanabilmesi
için Yekta Kara'nın müdürlük görevinin üzerinden alınmasının
yerinde olacağı..." İki sorum var: 1. Soruşturma tamamlanmadan
rapor nasıl ve neden basına sızdırılır?Hele ahlaki etik her
şeyden önemli diyen bir bakan döneminde... 2. Yekta Kara'nın
suçlandığı, "haksız kazanç"la, şu yukarıdaki gerekçe arasında
ne ilgi var , anlayan beri gelsin.
-
Bale deyince... Benim anladığım tek şey , opera ve bale camiasında
çok yaygın olan bir söylentinin gerçek olduğu... O söylenti
de şöyle: "Türkiye Cumhuriyeti tarihinde imzasız mektupların
etkisinde kalarak başarılı bir müdürü görevinden alan ilk
Kültür Bakanı İstamihan Talay oldu."
|