|
10 ağustos 2000
Başarıya
Ceza Biçildi...
Sabahın
erken saatlerinde başladı telefon hiç durmamasına çalmaya,
mesaj üzerine mesajlar yığılmaya...Gün boyunca elektronik
posta mektup ve notlarının sonu gelmedi. Kimse inanmak istemiyordu.
Arayanların kimi isyan ediyor, kimi "Doğru olmadığını söyleyin!"
diye neredeyse yalvarırcasına bir dilekte bulunuyordu...
Bundan
iki gün önce (8 Ağustos) Hürriyet Gazetesi'nde bir haber ,
milleti değilse de yıllardır İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde
temsilleri izleyen, opera tutkusuyla yanıp tutuşan izleyicileri
isyan ettirmişti.
Haber,
özetle şöyleydi: "Kültür Bakanı İstemihan Talay, İstanbul
Devlet Opera ve Balesi Müdürü Yekta Kara'yı müdürlük görevinden
alacağını açıklamıştı."
Haber,
imzasızdı. Bu nedenle haberin doğruluğuna ilişkin gazeteden
muhatap bulamadım. Yekta Kara'yı aradım. Hayır, ona böyle
bir tebligat yapılmamıştı. Gülerek, "Görevden alındığımı ben
de gazetelerden öğreniyorum" dedi.
(Size
bu doğal mı geliyor!? Opera ve Balenin Müdürü görevden alındığını
gazeteden öğreniyor! Bunca çirkin, bunca düşüncesiz, bunca
kaba davranmak zorunda mıyız!)
Neden
sonra Ankara dışında bulunan Kültür Bakanı İstemihan Talay'a
ulaşabildiğimde, haberin doğruluğunu teyit ediyordu. Ve "Yekta
Kara sanatçı kadromuzdadır. Rejisörlük görevi var. Bu görevi
ve yetkisi devam ediyor" diyordu.
Daha
önce (Milliyet- 23 Temmuz 2000) "Yekta Kara'yı Harcamayın"
başlıklı yazımda kişisel düşüncemi belirtmiş ve Yekta Kara'nın
İstanbul Opera ve Balesine sağladığı kazanımı ve çok yönlü
katkılarını sıralamıştım. Bunları tekrarlamıyorum... Yarım
gün içinde bana ulaşan tepkilere dönüyorum.
Birçok
okur bizim ülkemizde başarının neden cezalandırıldığını sorarken,
bir opera izleyicisi bu yanlış karardan dönmek için imza kampanyası
açmayı öneriyor, bir başkası Ankara Opera ve Bale Genel Müdürlüğüne
yürüyüş öneriyor , ama çok geniş bir kesim de haberin doğruluğuna
inanmıyor, gerçek olabileceğine akıl erdiremiyordu. "Doğru
olmadığını söyleyin" diye benden medet umuyordu.
Gelen
tepkilerden birini sizinle paylaşıyorum. Her tür haksızlığa
karşı aldığı cepheyle de tanınan, keskin dilli tiyatro eleştirmeni
ve ünlü çevirmen Seçkin Selvi'nin İstanbullulara bir çağrısı
var.
"İstanbullulara
Çağrı" şöyle:
Duydunuz
mu: Yıllardır İstanbul Opera ve Bale Kurumundaki başarılı
çalışmalarıyla sizleri opera ve bale gösterilerine çeken;
operaseverlerin sayısını onlardan yüzlere, binlere taşıyan;
başarılı imzasını taşıyan yapıtlarla bizi yurtdışında onurla
temsil eden; yıllardır ayakta alkışladığımız Yekta Kara'yı
görevden aldılar.
Bu
kararın değişmesi için hukuk yoluna gidilmesi;yazıları ve
bildirileriyle kişilerin, kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin
tepki göstermesi yetmez.
Ey
İstanbullular, Yekta Kara hepinizin sesidir; hepinizin onuru,
hepinizin yüzakıdır.
Sizleri
yalnız operaseverler olarak değil, bu kenti bütün dokusuyla
sahiplenmesi gereken kişiler olarak toplu tepki göstermeye
çağırıyorum.
Yekta
karar görevden alınırsa ve bu yanlıştan dönülmezse, kurum
bünyesindekiler onu destekleme onuru gösteremezlerse, İstanbul
Devlet Opera ve Balesinin tüm gösterilerini boykot etme çağrısında
bulunuyorum. Başarıyı köstekleyenleri boş salonlara mahkum
edelim diyorum. Var mısınız..."
Ne
diyorsunuz? Var mısınız?
|